hayatın, üzerinde konuşulmasını gereksiz bulduğum gerçeklerinden biri. bu konuda bir sorunu olan doktoruyla konuşabilir ya da yatakta ne istediğini sevgilisiyle konuşabilir ama bunun dışında arkadaşlarına tecrübelerini anlatmak, forum ya da sözlük ortamlarında karşı cinsin sana neler yapmasından hoşlandığını yazmak falan -en azından bence- son derece gereksiz ve özel olması gereken bir şeye yapılan büyük bir saygısızlık. bu konu, üzerinde, tanımadığın insanlarla konuşulacak bir şey değil, tanıdığın ve sevdiğin insanla yaşanacak bir şey. o nedenle bir kez ve çok yüksek ihtimalle de son kez bu tür bir başlığa bir şeyler yazacağım.
bu konuya, hak ettiğinden çok daha fazla, daha doğrusu aşırı anlam yüklenmesini yanlış bulanlardanım. aşırı anlam derken, sevdiğin insanla yaşayacağın cinsellik tabi ki anlamlı ve güzel bir şey. fakat hayatını cinsellik üzerine kurmak, karşı cinsten sadece bu konuda beklenti sahibi olmak, hatta ve hatta kafayı seks ile bozmak bir insanı benim gözümde son derece itici yapan detaylardan biri.
ilişkilerin çoğunun bitme nedeni de maalesef bu konu. kimi sevdiği insana güvenip onunla evlenmeyi hayal eder. karşı taraf da bu konuda kendisine güvendirir. klasik "nasılsa evleneceğiz" cümlesiyle sevdiğini bir şekilde ikna eder birlikteliğe. sonra da "evlenmeden benimle olduysa herkesle olur" gibi sığ bir mantıkla terk eder. kimi bu tür terk edilmeleri çevresinden duyup gördüğü için aynı duruma düşmek istemez. nuh der, peygamber demez ve çok istese de sevdiğiyle beraber olamaz çünkü neyle yaftalanacağını tahmin eder. işin sonunda sen "vermiyorsan" dışarıda "veren" çok kişi var diyen sevgili yine terk eder. çok sever 2 kişi birbirini, evlenirler. biri kaza ya da hastalık geçirir, belden aşağısı tutmaz olur. diğeri hemen terk edip başkasıyla evlenir vesaire... tabi ki istisnalar kaideyi bozmaz ama bu dediklerimi bu ülkede yaşayan yığınla insan var. maalesef içerisine cinsellik girip de her şeyden ön plana geçen "sevgiler" bitmeye mahkum olur genellikle.
mesela sözlüklerde bu cinsellik konusu gerçekten çok çirkin bir boyuta geldi diye düşünüyorum. karşınıza geçse o lafları yüzünüze edemeyecek insanlar, anonimlik perdesinin arkasına saklanarak normal şartlarda yüzlerini kızartacak şeyleri sayıp döküyorlar. biz ne ara bu kadar ar damarı çatlamış, her şeyi ulu orta konuşmaktan çekinmeyen insanlar olduk, bileniniz var mı? "her şey hakkında her yerde konuşalım", "ifade özgürlüğü var", "aşın bunları", "cinselliği konuşmaktan utanmayın" falan demek iyi güzel de, her şeyin de bir ayarı, bir dozu var. yaşanırken heyecanlanılması gereken duyguları böyle eskitmemek, alışıldık, basit şeylere indirgeyip rakı masası mezesine dönüştürerek tadını kaçırmamak gerek.
bazıları gençliğin ya da ergenliğin verdiği hevesle elinin ayarını yapmadan sanal ortamı leş gibi bir hale getiriyor ve bundan 10 yıl sonra bu yaptıklarını ne kadar tuhaf bulacaklarını düşünemedikleri için, kendilerini şimdiden uyaranlara laf sokmaya falan çalışıyorlar. dost acı söyler; yaptığınız doğru değil. her şeyi süratle tüketmeye alışmış bir dünyada cinselliği de aynı hızla tüketip ayağa düşürüyorsunuz. her şey yerinde ve zamanında güzeldir. bırakın da geriye insanlığımız ve kıymetli birkaç değerimiz kalsın...
belki geri kafalı yahut içi geçmiş gibi geleceğim çoğu kişiye. olsun. öyle düşünenlere alınacak, darılacak değilim. sadece hayatta her şeyin cılkını çıkarıp her şeyi çabucak bir kenara atarak yaşayan ve sonra da mutlu olunacak bir şey bulamayıp depresyona giren tiplerden olmayın, olmayalım istiyorum.