bunu iyi tanımlayabilmek için, öncelikle kelimeleri ayrı ayrı doğru anlamak icap ediyor. çakma/#188499çakma için, entelektüel/#225046 da entelektüel için. şimdi genel hatlarıyla değerlendirirsek, bir şeyin replikası, aslından daha kaliteli olabiliyor zaman zaman. özellikle yedek parçada bu böyle örneğin. bu yüzden, "çakma entelektüel" olarak yaftalanan insanlar da, pekâla özen kaynağı gösterildikleri asıllarından daha entelektüel olabilirler. aristo mantığı bunun adı.
fikir üretip, bunu beyan etmek, bir konuda hüküm vermek demek değildir. ülkemizde, okullarda münazara müsabakaları yapılır ve çocukların inandıkları bir değeri savunabilme yetilerinin gelişmesi amaçlanırdı eskiden. hala yapılıyor mu ya da bu amaca mı hizmet ediyor, pek fikrim yok.
isteyen herkes, her konuda fikrini söyleyebilir ve bunu bir temel bilgiye de dayandırmak mecburiyetinde değildir. ahlak sınırları içerisinde, istediği gibi saçmalayabilir de. bu fikre ya da yoruma katılmamak, beyan edeni ne çakma entelektüel yapar, ne de bunu eleştireni gerçek entelektüel.
ajdar'dan örnek verelim. adam televizyon tarihinin en büyük trollerinden ve bunu acayip inanarak, arkasında durarak yaptı. bundan ekmek yedi. mühendislik yapmadı lan adam. şimdi bu adam bundan böyle para kazandığına göre, işte bu durum ajdar'ı da entelektüel yapar.