1. satie'nin gnossienne kelimesini yaratması, bir bestecinin yeni bir kompozisyon türünü işaret etmek için daha önce hiç kullanılmamış bir kelime seçtiği nadir olaylardan biriydi. satie, kompozisyonları için vexation , croquis et agacerie ve bunun gibi birçok ilginç isim seçmişti. örneğin kelimesi, satie tarafından bir kompozisyonunun ismine ogives olarak seçilmiş mimari bir ögenin adıdır. gnossienne ise, satie'nin eseri için isim olarak kullanmasından önce var olmayan bir kelimeydi. kelimenin 'ten türediği barizdir. satie gnossiennelerini bestelemeye başladığı esnada, mezheplere ve akımlara katılmaktaydı. bununla birlikte yayımlanan bazı versiyonlarda kelimenin antik girit başkenti veya 'dan türetildiğini iddia edilmektedir; bu yorum, gnossienne'i , ve mitine bağlayan teoriyi desteklemektedir. efsaneye göre, ariadne ve 'un yardımı ile theseus tarafından öldürülene dek minotaur'a sürekli bakireler ve genç erkekler kurban verilirdi. boğaya kurbanlar sunulurken knossos'ta ağıtlar yakılır ve ayinsel danslar edilirdi. bu temayla ilgili birkaç arkeolojik bölge, satie'nin gnossienne'i oluşturduğu zaman boyunca ünlü bir şekilde kazılmaktaydı. satie'nin bu eserin adı için, 'ın 1697 tarihli çevirisindeki bir pasajdan ilham almış olması muhtemeldir ve kelimenin de burada ortaya çıktığı düşünülmektedir:

    "bırakın bize cennet olarak vadedilen toprakları keşfedelim; rüzgarları yatıştıralım ve kıyılarını arayalım."

    gnossiennes, sarabandes (1887) ve trois gymnopédies (1888) kompozisyonlarını takiben on yıl içinde satie tarafından bestelenmiştir. tıpkı sarabandes ve gymnopédies gibi, gnossiennes de genellikle dans olarak kabul edilir ancak bu kalifikasyonun kaynağının bizzat satie olduğu kesin değildir.

    gnossiennelerin müzikal hali, gymnopédies'in (1886 ogives ve sarabandes ile başlayan bir süreç) devamıdır. satie'nin daha sonraki danses gothiques gibi kompozisyonları ise daha fazla harmonik denemeler şeklindedir. bu besteler dizisi, satie'nin karakteristik 19. yüzyıl sonları tarzının çekirdeğidir ve bu anlamda ilk salon kompozisyonlarından (1885'de bestelenip 1887'de yayımlanan fantaisie valse kompozisyonları gibi), aynı yüzyıldaki je te veux gibi kabare eserlerinden ve sonrası 1912'de başladığı préludes flashques gibi solo piyano kompozisyonlarından oldukça farklıdır.

    4 , 5 ve 6 numaralı gnossienneler, satie'nin ölümünden çok sonraki bir tarihte, 1968'de yayımlandı. bunların hiçbiri satie'nin kendisi tarafından numaralandırılmamış, hatta gnossienne olarak bile adlandırılmamıştır. 'nin 1968 tarihli yayımındaki bu üç gnossienne dizisi, kronolojik kompozisyon sırasına karşılık gelmez ama caby, satie'nin hayatı ile eserleri üzerine yıllarca çalışmış ve bu sonuca varmıştır.

    satie'in le fils des étoiles (yıldızların oğlu) draması, ilk perdesinde bir gnossienne içerir. bu bölüme, satie'nin yayımcısıyla yaptığı yazışmalardan anlaşılacağı üzere, gnossienne ismi kesinlikle satie tarafından verilmiştir ve bunun sonucu olarak, bu müzik çoğunlukla 7. gnossienne olarak bilinir.

    ise ilk üçlemedir ve serinin başlangıcıdır. gözümün nuru olan 1 numaralı gnossienne ile 2 ve 3 , serbest zaman ile bestelenmiş olup ardıl olarak birbirlerini hem tamamlar hem de duygu bütünlüğünü sürdürürler. çırılçıplaktır satie'nin gnossienneleri, tam karşındadır ama tıpkı adı gibi içinde olanı keşfetmeni ister çünkü satie bedeninden çok ruhun ile ilgilenir. gnostisizme göre, bu dünyaya fırlatılmışızdır ve bu sürgünden kurtulmamız gerekir. satie de merakı ile bolca içinde yüzdüğü bu düşünceye kendini kaptırmış ve kendi bakış açısı ile muazzam bir yorum olarak gnossiennelerini yaratmıştır. yavaş tempoda olmasına rağmen dans olarak geçer ve kimilerine göre içinde bolca hüzün, acı, üzüntü ve nispeten sakinlik hislerini barındırır. bana göre ise her hissi saklar içinde, insanın hangi acısına ya da mutluluğuna dokunursa, tam da o yönde hissettirir, dinlenmesi elzemdir.
    #209302 beren and luithen | 4 yıl önce
    0müzik türü, sanat dalı