1. Rokossovski, varşova'da yerel soylu bir ailede 21 aralık 1896'da doğmuştu. ailesi, nesillerdir subay yetiştiren köklü bir polonya ailesiydi. özellikle süvari komutanları yetiştiren bir ailenin ferdi olan konstantin de tıpkı ataları gibi çarlık rusya ordusuna süvari olarak katıldı. aslında 15 yaşındayken taş işçiliğine merak salmıştı hatta poniatowski köprüsü'nün yapımında çalışmıştı ama birinci dünya savaşı'nın arifesinde çarlık ordusu askere alıma başladığında, 5. kargopolski süvari alayı'na dahil oldu. savaşta gösterdiği üstün cesareti ve yetenekleri ile sivrildi. birçok muharebede önemli işler yapmıştı ama özellikle katıldığı bir muharebede, alay komutanının yararlanması üzerine alayın komutasını alıp düşman ordusuna karşı kazandığı küçük bir çaplı bir çatışmadan sonra st. george haçı ile ödüllendirildi. cihan harbi boyunca iki kere yaralanmıştı ve bir süre tedavi gördü. 1917 yılında iyileşmesinden sonra 'ne üye oldu ve kızıl orduya katıldı.

    sırasında, urallar'da 'ın beyaz muhafız ordularına karşı düzenlenen seferlerde kargopolsky kızıl muhafızlar süvari müfrezesi'ni komuta etti. bu muharebelerde omzundan yaralansa da süvarileri ile bir düşman garnizonunu devirmeyi başarmıştı. bu zafer üzerine rokossovski o zaman sovyet rusya'nın en yüksek askeri madalyası olan kızıl bayrak nişanı ile ödüllendirildi. karizması, yetenekleri ve strateji, taktik ile operatif konularda yenilikçi yapısı ile hızla yükseliyordu.

    1921'de irkutsk'ta bulunan 35. süvari alayı'nı komuta etti ve moğolistan halk cumhuriyeti'nin kurucusu 'ın iktidara getirilmesinde önemli bir rol oynadı. cengiz han'ın reenkarnasyonu olduğunu iddia eden beyaz rus generali, maceraperest ve mistik , çin işgal güçlerini 1920'de moğolistan'dan çıkarmış ve harici moğolistan'a diktatör olarak yerleşmişti. ertesi yaz ungern-sternberg, troitskosavsk sınır kasabasını ele geçirmek için kuzeye hareket etmek ve sovyetler birliği'nin batısı ile uzak doğudaki bağını kesmek için harekete geçtiğinde, rokossovski hızla irkutsk'tan güneye ilerledi ve sükhbaatar'ın moğol güçleriyle bir araya geldi. urgern-sternberg'in ordusu, iki günlük bir çatışmadan sonra kargaşa içinde geri çekildi. rokossovski bu kez bacağından tekrar yaralandı. kısa bir süre sonra kombine moğol ve sovyet kuvvetleri ulan batur'u ele geçirdi.

    moğolistan'da, dört dil bilen ve yunan mitolojisi okuyan, 1923'te evleneceği karısı julia barminan ile tanıştı. kızları ariadna 1925'te doğdu. 1924 ve 1925'te ile tanışacağı yer olan leningrad süvari okulu'nda eğitim gördü. eğitiminin ardından moğolistan'a geri döndü ve burada moğolistan halk ordusu için bir eğitmen oldu. kısa bir süre sonra, vasili blyukher komutasındaki kızıl sancak uzak doğu ordusu'nda görev yapmaya başladı. sovyetler birliği, doğu demiryolunu çin ve sovyet ortak yönetimine geri döndürmek için müdahale ettiğinde başladı ve rokossovski de bu savaşa katıldı. çin ordu komutanı , çin cumhuriyeti'nden sonra demiryolunun tam kontrolünü ele geçirmeye çalışsa da, karşısındaki yetenekli rokossovski sayesinde başarılı olamadı.

    rokossovski'nin askeri kariyeri, 7. samara süvari tümeni komutanı iken onun üstü olan tuğgeneral jukov ve daha üst düzey kolordu komutanı 'nun askeri kariyerleri ile paralel ilerlemiştir. her ikisi de farklı zamanlarda onların komutası altında görev yaptığı ikinci dünya savaşı sırasında rokossovski'nin hayatının baş aktörleri oldu. rokossovski'nin jukov ile ünlü ikinci dünya savaşı rekabetinin başlangıcı, jukov'un karakteri hakkındaki resmi bir raporunda rokossovski'nin yorumlarında yer bulmuştur:

    "güçlü bir iradesi var. kararlı ve sağlam. genellikle inisiyatif kullanır ve ustalıkla uygular. disiplinli. istediği şeyleri alma konusunda kararlı. biraz nankör ve yeterince sempatik olmayan bir kişi. oldukça inatçı. sonuçları acı olan bir gururu var. mesleki açıdan iyi eğitilmiş. askeri bir lider olarak geniş deneyime sahip ama kesinlikle personel veya öğretim işlerinde kullanılamaz çünkü anayasal olarak onlardan nefret eder."

    rokossovski, zırhlı taarruzun potansiyelini ilk fark edenlerden biriydi. mareşal i'nin i teorisinde desteklediği gibi kızıl ordu için güçlü bir zırhlı kolordu yaratmanın ilk destekçisiydi.

    rokossovski, 'in başlattığı süreci ile yakalanıp casus olmakla suçlandığı ağustos 1937'ye kadar ordudaki görevini sürdürdü. rokossovski'nin mareşal tuhaçevski'nin en yeni yöntemlerine olan desteği ve ilişkisi, tuhaçevski'nin kitlesel zırhlı teorileri yerine hala süvari taktiklerini tercih eden gibi daha geleneksel subaylayla çatışmasının nedeni olabilir. tuhaçevski, stalin ve onun destekçileri tarafından büyük bir tehditti çünkü sovyet halkının gözünde büyük bir kahramandı. rokossovski de tuhaçevski'nin devrimsel taktiklerini desteklediği için stalinist subaylar tarafından mimlenmişti. anti sovyet troçkist askeri örgütüne üye olmakla ve japonya ile polonya casusu olmakla suçlandı. polonyalı olması ona doğuştan bir casus suçlaması ile karşı karşıya bırakmıştı. uzak doğu ordusunda bulunurken raporlarla oynayan rakip subaylar da onu japon casusu olmakla suçlamıştı. tarafından rokossovski'nin tutuklanması üzerine, karısı ve kızı iç sürgüne gönderildi. burada karısı julia, kocasının bir hain olarak tutuklandığı keşfedildiğinde kaybedeceği birçok işe girdi. duruşmasından sonra rokossovski, leningrad'daki kresty hapishanesine yollandı ve burada, 22 mart 1940'ta açıklama yapılmadan serbest bırakılıncaya kadar kaldı.

    felaket sonuçlara yol açan , sovyetlere büyük temizlik ile öldürülen ya da tutsak edilen yetenekli subayların önemini göstermişti. sovyet ordusu için komuta görevlerini doldurmak adına acilen önemli subaylara ihtiyaç duyan semyon timoşenko, rokossovski'yi 5. süvari kolordusu'na albay olarak geri çağırdı. 5. süvari kolordusu ile bessarabia'nın işgaline katıldı ve kısa süre sonra general rütbesine terfi etti. 'un komutası altında 5. ordunun bir parçası olarak 9. mekanize kolordu'ya komutan olarak atandı ki burası, devamında başlayacak olan alman taarruzunun güneydoğu cephesiydi.

    konstantin rokossovski'nin askeri lider olarak tarihteki konumu, sovyetler tarafından olarak anılan savaşta, 22 haziran 1941'de ile almanların sovyetler birliği'ni işgaliyle başlayan doğu cephesi ile zirveye çıkacaktı. ihanetle suçlanan bir subayken, 1945'te savaşın sonunda moskova'daki zafer geçit törenine jukov ile en önde katılan bir kahramana dönüşecekti.

    "alman ordusu devasa bir makine gibi ama unutmayın ki makineler kırılabilir." -rokossovski


    ikinci dünya savaşı dönemi
    1941, dubno muharebesi
    nazi almanyası bütün kudreti ile haziran 1941'de sovyetler birliği'ne saldırdığında, rokossovski 35. ve 20. tank tümenleri ile 131. motorize tümeninin birleşimi olan 9. mekanize kolordusunun komutanı olarak görev yapıyordu.

    barbarossa harekatı'nın ilk aşamalarının en önemli sovyet tank harekatı olan erken sovyet bir karşı saldırısı 'ne katıldı. lutsk-dubno-brody üçgeni etrafında muazzam bir tank muharebesi başlamıştı ve bu muharebe, 'ne kadar yapılmış en büyük tank savaşı olacaktı.

    sovyet harekatı, harp başlamadan önce geliştirilen bir plana dayanarak alman hattına lublin yönünden taarruz etmeyi amaçlayan beş mekanize kolorduyu içeren büyük çaplı bir saldırıyı içeriyordu. jukov'un saldırı emirleri, savunma konumunu statik olarak korumak isteyen güneybatı cephesi subayları tarafından isteksiz olarak yerine getirildi. yine de saldırı başlatıldı çünkü emir demiri keserdi. rokossovski bu harekatta, seferberlik, koordinasyon, iletişim, ulaşım ve yürütme konularında çok sayıda zorlukla karşılaştı ancak yetenekli alman komutan 'in güney ordular grubu'nun güney ukrayna'daki hızlı ilerleyişini büyük kayıplara rağmen savunarak alman savaş makinesini yavaşlatmayı başarmıştı.

    taarruz için bulunduğu konumu terk edip harekat noktasına gitmesi emredilen rokossovski, mühimmatlar ile askerleri oraya taşımak için güçlerini böldü. askerlerinin bir kısmını taktiği ile kısıtlı sürede emredilen yere taşıdı. süre kısıtlıydı ve kuvvetlerinin birçoğu hatta ulaşamadı. aldığı emir, 19. mekanize kolordusu ile birlikte kendi kolordusunun dubno kasabasının kuzeyindeki lutsk hududunda pozisyon alması ve oradan güneybatıya doğru brody'nin kuzeyine saldırmaktı. amaç; alman 11. panzer kolordusunun ilerlemesini durdurmaktı.

    25 haziran'da rokossovski'nin 131. motorize tümeni, alman 14. panzer tümeni tarafından hızlı bir taarruz ile lutsk'taki konumundan itildi ancak henüz cepheye ulaşamamış olan 35. ve 20. tank tümenleri tam vaktinde birleşerek lutsk-dubno yolunu kesen bir taarruza giriştiler. rokossovski aynı gün rovno'nun doğusuna ilerleyen 11. panzer kolordusunun arka cephesi'ni koruyan kuvvetleri geçici de olsa itmeyi başardı. yanıt olarak ertesi gün taarruz eden 13. panzer tümeni büyük bir ile rokossovski'nin kuvvetlerini vurdu. bu taarruz ile almanlar dubno'yu ele geçirdi ve rokossovski'in kuvvetlerini rovno'da torbaya almaya koyuldu.

    muazzam bir tank valsi burada cereyan etmeye devam ediyordu. sovyet taarruzuna karşı alman direnişi sertleşti ve karşı taarruz hazırlıklarına başlanıldı. güneybatı cephesi komutanı mihail kirponos, merkezini bizzat ziyaret eden jukov tarafından taarruzun durdurulması emri aldığını rokossovski'ye iletti ancak aynı emre göre, almanlar karşı taarruza başlarsa cephe statik kalmamalı ve sovyetler de karşı taarruza karşı taarruz ile cevap vermeliydi. bu gibi çelişkili emirler alan rokossovski, jukov ile kirponos arasındaki anlaşmazlığı sona erdiren nihai bir emir alana dek inisiyatifi elinde tutacağını beyan etti ve emre itaatsizlik etti.

    "sürekli taaruzu durdurma, hatta çekilme ve hareket olursa taarruz etme emirleri aldık ve az önce tekrar karşı saldırı emri aldık. bununla birlikte, düşman bizim karşı saldırımızı durdurdu ve hatta iyice hakim oldu. statik bir hatta düşmanla karşılaşma emrini yerine getirmek artık imkansız bir hal aldı. hareketli olmak ve gerekirse düşmanı yavaşlatarak geri çekilmek zorunda kalabiliriz."
    -konstantin rokossovski

    sonraki günler boyunca, rokossovski'nin kuvvetleri lutsk'taki alman kuvvetleri üzerinde büyük bir baskı oluşturdu ve rovno'yu tekrar almaya çalışan alman 14. panzer tümeninin ilerlemesini 85 mm.lik tanksavar topçu gücü yakın mesafeden etkili bir pusuya düşürerek durdurdu. alman zırhlı birliklerinin ağaçlık ve bataklık araziden çekinip yalnızca düz yolları kullandığını fark eden rokossovski, topçu alayının hedefini yollar olarak belirledi ve ilerleyen panzer kuvvetlerini mütemadiyen hırpaladı.

    lutsk, dubno ve brody etrafındaki 8., 9. ve 19. mekanize kolorduları tarafından yapılan muharebeler, barbarossa'nın başlarında sovyet operasyonları arasında en dikkate değer olanlardı çünkü güneybatı cephesinde, almanların bulunduğu cephelerin çoğunun aksine aktif operasyonlar düzenlenebiliyordu. bir noktada sovyet taarruzları operasyonel olarak tıkandı ve kızıl ordu, 1939 polonya işgali öncesi polonya sınırı boyunca savunmayı yeniden organize etmeye koyuldu.

    almanlar kiev'de ilerledikçe sovyet 5. ve 6. orduları aralarındaki genişleyen boşluğu kapatmak için ara sıra girişimlerde bulundu ancak sovyet tank kuvvetleri çok kayıp vermişti. 7 temmuz'a kadar rokossovski'nin 9. mekanize kolordusundaki toplam 316 olan tank sayısı 64'e inmişti.

    1941, smolensk muharebesi (1943 smolensk ile karıştırılmalı)
    rokossovski ile 5. ve 6. ordunun diğer mekanize kolordu komutanları, alman güney ordular grubu'nun ukrayna'daki ilerlemesini kesintiye uğratmayı başarırken, tam düzensizlik, panik, zayıf organizasyon, lojistik ve kısıtlı iletişim gibi faktörlerin etkilerine katlanarak ordularını bütün olarak tutmayı başardılar. kızıl orduyu asıl felakete sürükleyen ise feldmareşal 'un muazzam bir koordinasyona sahip olan merkez ordular grubu oldu. von bock, sadece 17 gün içinde bialystok-minsk muharebesi ile 'un batı cephesi ordusunun 4'te 3'ünü yok etmiş, 625.000 kişiden oluşan bu ordunun 290.000'ini esir almış, 1500 top ve 2.500 tank ele geçirmişti. 30 haziran'a kadar almanlar, dinyeper nehrinin doğu-batı akışından ayrıldığı ve güneye doğru ilerlediği noktaya yaklaştı. bu önemli yol, mareşal semyon timoşenko'nun dağılmış batı cephesi ordusunu birleştirip yeni bir savunma hattı kurmaya çalıştığı smolensk şehrinin anahtarıydı.

    smolensk muharebesi, 10 temmuz'da merkez ordular grubu'nun dinyeper nehrinin güneye yöneldiği viraja gelmesi ile başladı.

    alman 9. ordusu, veliki luki şehrinin bulunduğu kuzeydoğuya doğru saldırdı. general komutasındaki 3. panzer tümeni direkt doğu yönünde olan vitebsk'e yöneldi ve smolensk'i kuzeyden kuşatmak amacıyla daugava nehri ile dinyeper nehrini ayıran köprübaşına saldırdı. n'ın 2. panzer grubu ise, orsha üzerinden doğrudan smolensk'e doğru ilerledi ve nihai hedefi olan moskova'ya doğru sovyet cephe hattının arkasına derin bir kama gibi saplanmak için mogilev'i geçti.

    dubno muharebesi sırasındaki itaatsizliğine rağmen rokossovski'ye, 13 temmuz'da moskova'ya gelmesi ve batı cephesi komutanı olarak dmitri pavlov'un yerini alan mareşal timoşenko'nun emrine girerek 4. ordunun kalıntılarını komuta etmesi emredildi. 2 temmuz'da pavlov ve personelinin çoğu, sınırdaki felaketin ardından yargılanıp vurulmuştu.

    15 temmuz'da general 'un 7. panzer tümeni, smolensk'in arkasındaki yartsevo'ya ulaştı. ertesi gün 2. panzer grubu'ndan motorize piyadeler, smolensk'teki sovyet savunucularının çoğunu iterek 2. ve 3. panzer grubu'nun aralığını 20 kilometreden daha aza indirdi. 16., 19. ve 20. sovyet orduları yaklaşmakta olan kuşatma ile tehdit altındaydı ve şimdi kuzeybatıda vitebsk, kuzey doğuda yartsevo ve güneyde smolensk arasında bulunan üçgenin kuzey kıyısı boyuca torbaya alınmışlardı. sovyet ordusunun etrafı sarılıyordu.

    cephesi hızla kötüleşen timoşenko, 4.ordu ile rokossovski'ye hattan çıkması ve kapıdaki bu acil durumla başa çıkacak bir geçici önlem formasyonu kurma görevi verdi. rokossovski'nin amacı, orada bulunan sovyet ordusunun tek çıkışı olan dinyeper nehri'nin bir kolu olan vop nehri'ndeki köprü başlarını savunmak ve alman panzer ordularının güney ve kuzey kanatlarının dinyeper'de birleşmesini önlemekti.

    çöküş yakın görünüyordu. stalin ise tahliyeyi onaylamıyordu ve teslim olmayıp son askere dek orayı savunmayı emretti. geri çekilmek yerine timoşenko ve ordusu şehirde duracak ve arkada bulunan rokossovski ile ordusu, smolensk'i tekrar ele geçirmeye çalışacaktı.

    emir açıktı ve burada başlayan şey, smolensk'in tam kontrolü için çatışmalar dizisiydi. şehrin bölümlerinin kontrolü sürekli el değiştiriyordu. kafa karıştırıcı bir tahterevalli savaşı sürerken, rokossovski arka kapıyı daima açık tutmayı başardı ve alman panzerlerini sürekli rahatsız etti.

    günden güne, gelen destekle rokossovski'nin kuvvetleri büyümeyi sürdürdü. alman baskısı altında smolensk'teki timoşenko'nun ordusu neredeyse erimişti ama rokossovski ve kuvveti artık daha büyük bir tehditti. smolensk cebinden itilen kuvvetleri de bünyesine katan rokossovski, smolensk'i doğal bir savunma alanı olarak kullanıp alman kuvvetlerini sürekli taciz ediyordu. hem cebe alınan ordu hem de rokossovski ile karşı karşıya kalan almanlar, 12. ve 20. panzer tümenlerini birleştirerek kuzey kanadını kuvvetlendirdi ve zırhlı gücü bir noktada yoğunlaştırdı. rokossovski, hoth'un 3. panzer grubunun ilerlemesini durdursa da guderian'ın 2. panzer grubu rokossovski'nin ordusunun sol kanadından ilerlemeyi sürdürdü. 18 temmuz'da guderian'ın 10. panzer tümeni yartsevo şehrinin 70 km. yakınındaki elnya kasabasına girdi ve 2 günde bölgeyi ele geçirdi.

    19 temmuz'da yayımlanan 33 numaralı führer emri ise, alman harekat hedeflerini erteleyecekti. bu emir ile wehrmacht'ın moskova'ya ilerleyen avcı kuvvetinin bir kısmı, güneydeki kiev direnişini kırmak adına oraya yönlendirilecekti.

    feldmareşal von bock, ordusunun bir kısmı güneye gitmeden evvel smolensk'teki sovyet unsurlarını temizlemeye niyetlendi. bu sayede panzerler güneye desteğe gidebilecekti. guderian ise, bu taarruz için ihtiyatlı davranan von bock'un yartsevo koridorunu kapatmasını istedi. bu gelişmeyi öngören rokossovski, dinyeper'in güneyinde kalan önemli bölgeyi tutmak için 107. tank tümenini buraya konuşlandırdı. elnya'dan kuzeye doğru taarruz eden 10. panzer tümeni, 3 günlük yoğun bir muharebeden sonra itildi. durum, rokossovski için geçici olsa da dengelenmişti.

    20 temmuz'da jukov, kuşatılmış orduya hareket imkanı tanımak amacıyla genel bir karşı saldırı emri verdi ve 21 temmuz'da tüm cephede taarruz başladı. koordinasyonu olmayan bu taarruzlarda, hoth'un 2. panzer grubu ve guderian'ın ileri güçleri hedef alındı. alman hattının arkasına sovyet süvari birlikleri sarktı ve mogilev'deki lojistiği sabote etti. rokossovski de von funck'un 7. panzer tümenini yartsevo'dan çıkarmayı başardı.

    piyade tarafından destekten yoksun olan alman panzer birlikleri aşırı kayıplar vermeye başladı. alman taarruzunun ilerlemesi için hem hoth'un hem de guderian'ın piyadelere ihtiyaçları vardı ama bu yavaşlamak anlamına geliyordu.

    25 temmuz'da guderian, zırhlı birliklerini tekrar topladı ve 17. panzer tümenini kuzeye doğru ilerletti. rokossovski'yi aldığı avantajlı konumdan itmek için harekete geçen guderian, rokossovski'nin yoğun taarruzu nedeniyle dinyeper nehrine ulaşamadı ve cebi tamamen kapatamadı. bununla birlikte artık hem kuzeyden hem de güneyden saldırıya uğrayan rokossovski, hoth'un cebi mühürleyen köprü başını ele geçirmesini engelleyemedi. sert bir muharebede bulunan rokossovski'ye, timoşenko tarafından köprü başını tekrar ele geçirmesi ve koridoru tutması emredildi.

    yoğun çabalara rağmen rokossovski, cebe alınan ordulara destek olabilecek bir bağlantı sağlayamadı. bununla birlikte alman ordularının birleşmesini engelleyerek 16. ordunun yok olma tehdidini elimine etmeyi başardı. koridoru zor da olsa koruyan rokossovski, büyük sayıdaki sovyet kuvvetinin cepten çıkmasını sağladı. rokossovski, alman saldırısını neyin yavaşlattığını büyük bir hiddetle soran hitler'e cevap veren alman subaylar tarafından parmakla işaret edilmişti. smolensk'teki sovyet direnişinin daha geniş sonuçları, 30 temmuz 1941'de yayınlanan 34 numaralı führer emrinde açıkça görülmektedir:

    "son birkaç gün içinde vuku bulan durumların gelişimi, cephede ve merkez ordular grubu'nun kanatlarında güçlü düşman kuvvetlerinin ortaya çıkması, tedarik pozisyonlarını ve ünitelerini yenilemek için 2. ve 3. zırhlı birliklere 10 gün verme ihtiyacı, 33 numaralı führer emrinde belirtilen diğer görev ve hedeflerin şimdilik ertelenmesini gerekli kılmaktadır." -adolf hitler"

    moskova muharebesi
    eylül 1941'de stalin, rokossovski'yi 16. ordunun komutasına bizzat atadı. rokossovski'ye, moskova'ya doğru yapılan alman taarruzunu karşılaması emredildi ve artık, eski astı olan georgi jukov'un doğrudan komutası altındaydı. 16. ordu (daha sonra 11. muhafız ordusu olarak yeniden adlandırılacak), almanların kış taarruzu olan 'nda, 1941-42 sovyetlerin karşı saldırılarında ve moskova muharebesi'nde önemli bir rol oynamıştır.

    18 kasım'da, wehrmacht'ın 1941'de moskova'yı kuşatması için son hendek çatışmaları sırasında, 'ın 4. panzer grubunun ağır baskısı altında kalan askerlerini daha avantajlı bir pozisyona geri çekip çekemeyeceğini üstü olan jukov'a sordu ve jukov bu isteği reddetti. rokossovski ise bu değişiklik konusunda ısrarcıydı ve jukov'u es geçip o zamanın genelkurmay başkanı olan mareşal ils iletişim kurdu. durumu gözden geçiren şapoşnikov derhal çekilme emri verdi ancak jukov buna müdahale etti. üst düzey subayın emrini iptal eden jukov, rokossovski'nin pozisyonunu korumayı sürdürmesini emretti. rokossovski'nin ordusu kuvvetli alman taarruzları sonucunda itildi. 3. ve 4. panzer grupları moskova'nın kuzeyinde stratejik olarak önemli pozisyonları ele geçirdi ancak bu ilerleme, moskova taarruzunun siklet merkezini açığa çıkarmıştı. tayfun harekatı boyunca rokossovski'nin 16. ordusu, alman askeri gücünün en büyük yükünü göğüslemişti.

    1942, mavi durum
    yaralanmaya doymayan rokososvski, mart 1942'de bir şarapnel nedeniyle bu kez ağır bir şekilde yaralandı. 2 aylık bir tedaviden sonra 16. ordunun komutasını tekrar aldı. 1942'de wehrmacht mavi durum harekatını başlattı ve saldırılarının ana eksenini moskova yerine; güneye doğru doğu ukrayna'ya, don-volga nehri, rostov, voronej, stalingrad ve kafkasya'ya doğru kaydırarak saldırdı. orada almanlar, ordularını beslemek için petrol tedarik etmeyi umuyordu. 1941'in ilk günlerinden farklı olarak güçlenen ve sertleşen sovyet ordusu, don nehri boyunca savunma hattı oluşturup geri çekilmede nispeten iyi bir düzen sürdürdü.

    13 temmuz 1942'de rokossvoski'ye ilk operasyonel seviyesi komuta verilmişti ki bu da büyüyen statüsünün bir işaretidir. smolensk ve moskova muharebeleri hiçbir şekilde kızıl ordu zaferiyle sonuçlanmamıştı ancak rokossovski komutasındaki cephe hattı, wehrmacht'ın zafer kazanma çabasını hayal kırıklığına uğratan en önemli merkezdi. bu durum, stalin'in onu yükseltme kararına yansıdı. nın, alman saldırısının ana hattının 1942'de moskova'ya karşı yenilenmesini beklediği bryansk cephesi ordusunun komutası için yetenekli ve güvenilir bir subay gerekiyordu. rokossovski, tam da stalin'in ihtiyaç duyduğu türden bir adamdı.

    ancak stavka'nın beklentisinin aksine alman saldırısı güneye döndü ve voronej'e doğru ilerledi. bryansk cephesinde ise nispeten sessizlik hakimdi. stavka, almanların don'u geçmeye çalıştığı voronej muharebeleri sırasında 38. orduyu da general 'in ordusuna ekledi çünkü alman taarruzu tüm don savunma hattını tehdit ediyordu. stalin bizzat rokossovski'yi aradı ve bir harekat planını komuta etmesi için onu acilen moskova'ya çağırdı.

    plan, güneye ve güneydoğuya doğru ilerlemek için don ve volga arasındaki bölgeyi işgal eden düşmanın kanadında güçlü bir kuvvetle (üç kombine ordu ve birkaç zırhlı kolordu) saldırmaktı ancak müteakip olaylar saldırıyı erteledi ve daha sonra vatutin'in başrolü oynadığı olarak yeniden günyüzüne çıkana kadar rafa kaldırıldı.

    uranüs harekatı
    1942 sonbaharında alman ordusu, stalingrad merkezli don ve volga nehirlerindeki yeni sovyet savunması boyunca hücuma girişti ve rostov'un güneyinde tiflis ile bakü'nün stratejik petrol merkezlerine doğru yöneldi. stalin, ne pahasına olursa olsun stalingrad'ın düşmemesi gerektiğini emretti ve kızıl ordu'ya şehri tutmak için katı emirler verildi. , şehrin kontrolü için acımasız sokak ve ev çatışmaları haline geldi.

    28 eylül 1942'de 65. ordu, 24. ordu ve 66. ordu birleştirilerek don cephesi ordusu kuruldu ve rokossovski bu ordunun başına bizzat stalin tarafından getirildi. stalingrad'da planlanan sovyet karşı taarruzu için rokossovski ve ordusu yeni bir hatta ilerledi. güney cephesi yeniden düzenleniyordu ve rokossovski büyük bir orduya komuta edecekti. yeni konuşlandığı konum ise, 9., 13. ve 14. panzer kolordularının tam karşısı idi.

    alman kuvvetleri ise stalingrad'ı büyük bir kuşatmaya alıp kafkasya'nın içlerine doğru derinlemesine ilerlemişti ve hat nispeten incelip uzamıştı. alman ordusunun kanatları ise rumen ve italyan müttefikleri tarafından tutuluyordu. merkezdeki 6. ordu ile 'u çift yönden kuşatan uranus harekatı da bu zafiyetten yararlanmak için kanatlara ani bir taarruz ile 17 kasım'da başladı. general vatutin'in komuta ettiği güneybatı cephesi güneyden taarruza girişirken, rokossovski ve don cephesi ordusu da kuzeyden 3. romanya ordusuna saldırdı. rokossovski'nin don cephesi, ana taarruzda ikincil bir rol oynamıştı ama bünyesindeki 66. ordu, vatutin'in taarruzunu perdelemek için 3. rumen ordusunun bütün hattını çevirmeyi başardı. ana saldırıyı gerçekleştiren vatutin için rokossovski ve ordusu öne atılarak merkeze bindiren sovyet taarruzuna doğru yönelen kuzeydeki rumen ve alman birliklerini oraya sabitlemişti.

    bir hafta kadar kısa bir süre içerisinde kötüleşen hava koşullarına rağmen sovyet kuvvetleri stalingrad'ı kuşatan alman birliklerini kuşatmış ve paulus'un 6. ordusunun kaçabileceği son boşluğu da kapatmışlardı. paulus ve 6. ordu ise hitler'den gelen kesin emirler sebebiyle geri çekilmeye yeltenmemişti. kuşatma altında bulunan paulus ve 6. ordu için alman kuvvetleri 'nı başlattı ancak sovyet güçleri hatta iyice yerleşmişti ve alman taarruzunu durdurmayı başardılar. 6. orduyu kurtarmak için orada bulunan von manstein, paulus'un eş zamanlı bir yarma harekatı başlatmasını istemişti ama paulus hitler'in emirleri sebebiyle buna da yanaşmamıştı. kısa süre sonra sovyetler, 'nı başlattılar ve pozisyonlarını pekiştirmeyi başardılar.

    stalingrad muharebesi
    28 aralık'ta (benim için çok çok özel bir gün) stalin, rokossovski'ye stalingrad muharebesini tamamlama görevini verdi. sovyetler birliği vatandaşı olup almanların yanında savaşan er, rumenler ve almanlar da dahil olmak üzere toplam 200.000 savunucuya karşı rokossovski'nin elinde yaklaşık 212.000 asker, 6.500 silah, 2.500 tank ve 300 uçak vardı. rokossovski'nin karşısında kendi devletinden olup almanlar safında çatışan hainler de mevcuttu. büyük sokak çatışmaları sonucunda almanlar çok küçük bir bölgeye kadar itildi ve 8 ocak 1943'te rokossovski ateşkes emri verdi. teslim olma şartlarını paulus'a sundu ancak paulus yanıt vermedi. teslim şartları katlanılmaz değildi. her askere normal tayın verilecek, yaralılar ve hastalar tedavi edilecek, subaylar rütbe işaretlerini ve nişanlarını taşıyabileceklerdi. özel eşyalara da dokunulmayacaktı. uçaklarla alman siperlerine atılan bildiri, sert bir tehditle son bulmakta, “teslim olunmadığı halde kızıl ordu kuvvetleri alman kuvvetlerini yok etmek zorunda kalacaktır. direnenler acımasızca imha edilecektir.” durum derhal hitler'e iletildi ve hitler derhal reddetti. aslında durum alman tarafında tümüyle umutsuzdu ve paulus'un ise rokossovski'ye teslim olmaktan başka çaresi yoktu ama daha dar bir alanda bulunmasını avantaja çevirip daha sert bir şekilde direnişe devam etti.

    10 ocak'ta rokossovski, 55 dakikalık 7000 roketatar, tank ve topçu ateşi ardından 'nı başlattı. alman hatları çökmüş olsa da don cephesi 26.000 kayıp vermiş ve tanklarının yarısını kaybetmişti. 15 ocak'ta rokossovski orgeneral rütbesine yükseltildi ve 16 ocak'ta, kuşatılmış 6. orduyu beslemek için kullanılan ana hava alanı sovyetlerin eline geçti. rokossovski, taarruza birkaç gün ara verdikten sonra hava alanının düşmesi üzerine 22 ocak'ta saldırısını yenilendi.

    aynı gün general paulus, hitler'den teslim olma izni istedi ancak reddedildi. 26 ocak'ta sovyetler, kuşatılmış almanların arasına girip onları iki cebe böldü ve 31 ocak'ta güney cebi çöktü. bunun üzerine generalfeldmareşal friedrich paulus teslim oldu. dört gün içinde, son önemli alman savunucu grubu rokossovki'ye teslim oldu ve sovyet-alman savaşı sırasında alman ilerlemesinin en önemli sektörü olan bu muharebe sona erdi.

    "don cephesi birlikleri, 2 şubat 1943 saat 16.00'da stalingrad'daki kuşatılmış düşman kuvvetleri grubunun yıkımını ve imhasını tamamladı. yirmi iki tümenlik düşman kuvveti öldürüldü ya da esir alındı." -konstantin rokossovski

    1943, kursk muharebesi
    stalingrad'daki zaferin ardından, rus kuvvetleri kursk şehri çevresinde alman hattında 150 km derinliğinde ve 250 km genişliğinde bir çıkıntı oluşturan bir konuma ilerledi. bu daha sonra olarak bilinir hale geldi. rokossovski ve ordusu, çıkıntı noktasının kuzeyine ilerledi ve güney yaklaşımlarını koruyan voronej cephesi ile uçtan birleşerek yeni ve bütün bir cephe oldu.

    şubat 1943'te rokossovski günlüğüne şöyle yazdı: "birleşen merkez cephenin komutanlığına stalin tarafından ben atandım. bu demek oluyordu ki; stalin, kursk seferinde kilit rol oynamam için beni seçmişti."

    hem kızıl ordu hem de wehrmacht, 1943 yazında kursk'ta belirleyici bir saldırıya hazırlandılar. almanlar, önemli sovyet güçlerini kesmek, stalingrad'daki stratejik kayıptan kurtulmak ve sovyetlerin ilerlemesini durdurmak için, her kanattan sovyetleri itmeyi ve kursk'ta ordularını birleştirmeyi planladı. ruslar, yaklaşan saldırıya karşı hazır bulunmak için hücum planlarını bir kenara bıraktılar ve hazır pozisyonlarda toplu tanksavar birlikleriyle derinlemesine savunmaya hazırlandılar.

    haziran ayı sonunda bir gece bombardımanında alman bombalarından biri rokossovski'nin karargahını vurdu. birkaç telsiz personelini öldüren bu saldırı sonrasında, merkez cephe karargahı eski bir manastırın bahçesindeki bir sığınağa taşındı.

    citadel harekatı kod adlı alman taarruzunun mayıs ayında başlaması planlanmıştı ancak tiger i ve panther tanklarıyla donatılmış yeni zırhlı birlikleri ve yıkıcı topları getirmek için saldırı birkaç kez ertelendi. bu gecikmeler, sovyet hazırlığının daha da büyümesine yol açtı. kursk'taki wehrmacht operasyonları temmuz ayı başlarında gerçekleşmedi.

    başlayan muharebe, her iki tarafta da büyük insan ve ekipman kaybı ile ii. dünya savaşı'nın en büyük tank savaşıydı. merkez cephenin komutanı olarak rokossovski'nin kuvvetin karşısında, en yeni tiger i tanklarıyla güçlendirilen merkez ordular grubu ve 9. ordusu ile vardı. kararlı ve şiddetli bir şekilde saldıran model'e karşı rokossovski, 3 kademeli bir savunma yapıyordu. ilk alman taarruzundan sonra rokossovski derhal karşı saldırı emri verdi ama sovyet tankları, alman tigerları karşısında ağır kayıplar vererek geri çekildi. takibi sürdüren almanlar ağır mayınlı araziye girdiler ve bataklıkta saplanıp kaldılar. rokossovski bunun üzerine birliklerini yeniden takviye etmeyi başardı ve taarruzu durdurdu. almanların tank kayıpları hava saldırıları ile artmıştı ve derhal bir geri çekilme emri verildi. yedek sovyet kuvvetlerinin muharebeye katılması ile alman ilerlemesi zor da olsa durdurulmuştu. harekat, net bir sovyet başarısıdır. ilk kez olarak, geniş çaplı bir alman saldırısı kızıl ordu cephesini yarmadan durdurulmuştu. almanlar, önceki yıllara göre daha gelişkin teknolojide zırhlı araçlar kullanmalarına karşın, kızıl ordu’nun savunma derinliğini yarıp geçemedi ve kızıl ordu’nun büyük ölçekli yedek kuvvetleri, almanlar için kötü bir sürpriz oldu. bu sonuç, ancak birkaç kişi tarafından öngörülmüştü ve doğu cephesi'nde savaşın gidişatını değiştirdi. zafer ucuz olmamıştı, kızıl ordu, almanların operasyondan bekledikleri kazanımlara ulaşmalarını engellemiş olsa da, wehrmacht'tan daha fazla adam ve silah kaybetmişti.

    "burada söylemeye gerek yoktur ki ruslar zaferlerinin başarısını tam anlamıyla genişletmeyi başarmışlardır. artık doğu cephesi'nde sükunetli dönem diye bir şey kalmayacaktı. zira düşman inisiyatifi tartışmasız bir şekilde kendi eline almıştı." -heinz guderian

    1944, ve almanya'ya ilerleyişi
    1944'teki bagration harekatı planlanırken, sovyet savaş geleneğine uygun olarak alman cephesinin tek bir noktadan kırılması gündemdeydi. rokossovski ise bu konuda stalin'e itiraz etti. rokossovski en az iki nokta belirlenmesi konusunda ısrarcıydı. stalin rokossovski'ye verdiği emri 3 kere gidip düşünmesi için emretti ama rokossovski her dönüşünde aynı cevabı verdi. son dönüşünde stalin sessizdi ve rokossosvki'ye yürüyüp elini omzuna attı. herkes, rokossovski'nin rütbesinin alınacağını düşünürken stalin "kendinden eminsin ve kararlısın. saldırı senin planına göre ilerleyecek" dedi. bagration harekatı muazzam bir taarruzdu ve rokossovski bu taarruz ile başarılı oldu. belarus'taki alman merkez ordular grubunu ezip geçen rokossovski, varşova'nın yakınındaki vistül nehrine ulaştı ve bu zaferleri sonrasında mareşal rütbesine yükseltildi. stalin, "suvorov'um () yok ama rokossovski benim bagration'um ()," diyerek rokossovski'nin savaştaki önemini vurgulamayı unutmamıştır. alman merkez ordular grubu'nun tamamını imha etmeyi başaran rokossovski'nin hedefi artık almanya'nın kalbidir.

    kasım 1944'te rokossovski, doğu prusya'ya ve daha sonra kuzey polonya üzerinden stettin'deki oder'in ağzına giden 2. beyaz rusya cephesinin komutasını aldı. 3 mayıs 1945'te ingiliz mareşal 'nin wismar'daki 2. ordusu ile buluşurken, jukov ve 'in kuvvetleri, berlin'i ele geçirerek savaşı sona erdirdi. temmuz 1945'te, rokossovski, jukov ve diğer bazı sovyet subaylarına berlin'deki brandenburg kapısı'nda düzenlenen bir törenle verildi.

    savaş sonrası
    imzalanırken oradaydı ve savaşın en büyük kahramanlarından biri olarak başkente döndü. ikinci dünya savaşı'nın en önde gelen sovyet askeri komutanlarından biri olan rokossovski, 1945'te kızıl meydan'daki zafer geçit töreninde mareşal georgi jukov'un yanında siyah bir atla yer aldı . 4 yıl boyunca polonya'daki sovyet kuvvetleri komutanı olarak görev aldı ve ekim 1949'da polonya mareşali olarak polonya savunma bakanlığına bizzat stalin tarafından atandı. rokossovski ve beraberindeki birkaç sovyet subayı, polonya ordusunun düzenlenmesi için çalışmaya başladı. rokossovski polonyalı olmasına rağmen, 35 yıldır polonya'da bulunmamıştı ve polonyalıların gözünde o bir rus ve sovyet elçisiydi. rokossovski bu ikilemi şöyle işaret ediyordu; "rusya'da benim polonyalı olduğumu, polonya'da da rus olduğumu söylerler." polonya'da sosyalizmin, üç yıllık bir kalkınma planına (1947-1949) göre kurulması öngörüldü. o tarihten başlayarak polonya, 1956'ya kadar polonya savunma bakanı olan mareşal konstantin rokossovski'nin gözetiminde sovyet modelini benimsedi. rokossovski polonya'nın kalkınmasını hızlandırdı ve savaşın en büyük yaralılarından olan memleketini yeniden ayağa kaldırmaya çaba harcadı. 1956'da görevden uzaklaştırıldı. tekrar moskova'ya çağrıldı ve savunma bakanı yardımcılığı görevini layığı ile yerine getirdi. bütün göğsü ödül ve madalyalarla dolu olan rokossovski, ağustos 1968'de 71 yaşında öldü. külleri, vasiyeti üzerine kızıl meydan'daki kremlin duvarı nekropolisine gömüldü.

    savaşın görülmüş en karizmatik komutanlarından olan rokossovski, bir zamanlar kendisine sırtını dönen sovyetlerin ona ihtiyaç duyması üzerine vazifesini yerine getirmek için cepheden cepheye koşmuş bir vatanseverdi. taktik, stratejik ve operatif hedefleri saptayıp elde etme konusunda ondan iyisi zor bulunan bir askeri deha olmasının yanı sıra, tuhaçevski'nin yenilikçiliğinin de halefi olmayı başarmış ve soyvet ordusunu savaşta kazanan taraf kılmak için bütün maharetlerini sergilemiştir. ikinci dünya savaşı'nda adı en önlerde olması gereken gerçek bir savaş kahramanıdır ve başardıkları ile adını harp tarihine altın harflerle kazımıştır.
    #205490 beren and luithen | 4 yıl önce
    0savaş