1. fakir olarak doğup yoğun tempolu bir işçi olarak büyüyen jukov, başlangıçta çarlık ordusuna süvari olarak katılır. ekim devrimi, lenin, bolşevik derken kızıllara dahil olur, aman vermez bir süvari olarak hızla yükselir ve 1930 başında tugay komutanı olur. jukov için gaddar, disiplinli, acımasız dense de eski kafalı değildir ve tankları, süvarilerden daha iyi görür. orduda da kullanılması için elinden geldiğince katkı yapar. savaş tamtamları avrupa için çalarken o doğuya gönderilir. 1931'den beri süren 'nda japonlar ipin ucunu kaçırıp mançurya'dan moğolistan'a sarkar ve sovyetleri rahatsız eder. halha nehri tatsızlıkları stalin'i huzursuz eder ve buna karşı önlem amaçlı stalin, jukov'a tam yetki verir ve oraya yollar. moğolistan yerel kuvvetlerini de savaşta aktif kullanan jukov, ordusundaki yetersiz subayları görevden alır ve öncesi ordusunu revize eder. japonlar, jukov gelene kadar bölgede aşırı hakimdirler ama jukov bu muharebede ibreyi sert bir ivme ile rus tarafına çevirir ve japonları kesin şartlarla mağlup eder. jukov'un bu başarısı, japonlarla sovyetler arasında saldırmazlık paktı olarak nişane edilir. bu sayede batıdaki alman tehdidine karşı sovyetler olası bir durumda 2 cephede savaşmak zorunda kalmayacaklardır. japonlar da jukov'un terbiyesinden ötürü asya tarafına değil de pasifik tarafına sefere çıkarlar ve okyanus imparatorluğu tezi ile ahtapotun kollarını avustrayla'dan ta abd'ye kadar uzatırlar. sonra jukov kalkar batıya sürer atını stalin'in emri ile yani avrupa'daki doğu cephesine. 1940'da sovyetler birliği genelkurmay başkanı olur. daha sonra savaşın en pis halini aldığı yerlerden olan stalingrad'a atanır. şehri 1000 güne yakın düşmeden ile tutar tabii bunu öyle ahlaka ya da kanuna uygun yaptığı söylemez ama o kuşatmada kusura bakmasın kimse ama ahlak ya da hukuk aranamaz. kapıda devasa bir alman ordusu ve içeride bütün halkın seferber edildiği bir savaş. sadece almanlarla olsa iyi bunun bir de açlık, cephane kıtlığı, hastalık, psikolojik savaş gibi türlü çeşidi var ve jukov bunu büyük kayıplarla zafere -kimilerine göre pyrrhus zaferi- taşır. sayı olarak üstünlüğünü kullansa da yetenek de işin içindedir ve 5. günün şafağında doğudan gelen gandalf gibi berlin'e kadar zaferi taşır jukov. netice, pyrrhus zaferi ile ayrımı olur jukov'un çünkü bunu sağlam bir zaferle taçlandırmıştır. bu stalingrad kuşatması ve moskova durumu doğu cephesinin miladı olur. ile almanların üstünlüğü doğuda yok olur ve artık hamle sırası jukov'dadır. sırasıyla beyaz rusya stratejik harekatı'nı (), baltık seferini, prusya ve pomeranya seferlerini idare eder ve son olarak da berlin'i düşürüp sovyet bayrağını reichstag'a taktırır. yetmez kızıl meydanda 1945'deki zafer geçidinde ordunun en önünde geçer ki stalin dahi tribündedir. göğsü yetmez boynu, göbeği hatta baldırları bile nişanlarla doludur jukov'un. suvorov nişanı mı dersin sovyetler birliği kahramanı mı dersin hatta adamın adını çok sonradan bir şehre bile veriyorlar. ile o da pasifize edilse de savaştan sonra adını tarihe yazdı bir kere. asalet, zafer, vizyon, görev adamı, hedefi saptama ve sonuca erişme, jukov'un en temel tanımıdır.
    #205197 beren and luithen | 4 yıl önce
    0asker