sosyolojik olarak bir türlü anlamlandıramadığım şehir. muhafazakarlığın etkisinin azalması için çok güçlü yapay ve doğal faktörler varken bu kadar uzun süre akp'nin kalesi olması çok tuhaf.
her şeyden önce bir sanayi şehri bursa. zaten son yerel seçimde görebileceğiniz gibi büyükşehirler de gene muhafazakarlığın güç kaybettiği bölgelerdendir. 3 milyon nüfusuyla türkiyenin en büyük 4. şehri olup, hayvan gibi sanayi bölgesi olan ve otomotivin kalbi olarak anılan bir şehir bursa. bu cepte.
ikinci bir diğer nokta da göç. bursa'nın ciddi bir kısmı balkan göçmenlerinden oluşur (hatta bulgaristan'ın bursa'da konsolosluğu vardır). bunların da büyük çoğunluğu akp'yi desteklemez. hatta erdoğan da zamanında bulgaristan göçmenlerine gelmemesi muhalefet etmiştir.
en önemli nokta ise denizi var yahu. kıyı kesimleri tarihin her döneminde muhafazakar etkinin kıstlı olduğu alanlar olmuştur. bunu sadece mevcut türkiye seçim haritalarına dayanarak söylemiyorum. brezilya, amerika aklınıza neresi gelirse bakabilirsiniz. kıyı kesimlerinde seküler partiler hep daha güçlü olmuştur.
ancak bu etkinin azalmasını sebebi şehir merkezinin denize uzak bir bölgede konumlanması olabilir. gemlik, mudanya, karacabey gibi nispeten daha seküler bölgeler merkez ilçeler olsaydı deniz etkisini daha çok hissedebilirdik. hem de liman şehri olarak da gelişebilirdi, çok da güzel olurdu. şu anda şehir merkezi sürekli kayarken biraz daha denize yakın bölgelere yönlendirilirse uzun vadede ekonomik olarak da fayda sağlar şehre (ayrıca oraya şehir mi kurulur amk. utanmasalar uludağa kurcaklarmış).
sosyologlara çağrımdır. bu kadar güçlü faktörler var iken neden hala bursa muhafazakarlığın kalesi durumundadır? sadece yukarda açıkladığım şehir merkezinin denize uzaklığı gayet mantıklı da olsa yeterli değil. başka sebepleri de olmalı.