1. evliliğin gidişatı nasıl olursa olsun, sürdürdükçe nasıl bir hayatın ne gibi olasılıkların sizi beklediği az çok bellidir. boşanmak ise, mutsuz bir evlilikten ve belirli bir gelecekten feragat edip sürprizlere gebe bir bilinmezliğe doğru yola çıkmak.

    sanıyorum bütün duyguların aynı anda yaşanabileceği tek tecrübe olabilir.

    ama sonunda tertemiz iyileşiliyor. çok fazla virajdan, çok fazla fırtınadan kardan çamurdan, çok fazla acıdan, hayal kırıklığından geçiliyor. insan çok sarsılıyor ve savruluyor gerçekten. ama zaman ilaç diyorlar ya, zamanın ilaç olma prensibi o'nun değişim ve gelişiminize şahit olmayışı ile orantılı şekilde çalışıyor. saatler, günler, haftalar, aylar ve seneler geçiyor ve artık eksikliğini hissetmiyorsunuz, yokluğu bir anlam ifade etmiyor, kendinizle ilgili herhangi bir şeyi paylaşma gereksinimi duymuyorsunuz.

    1 yıl önce babamı kaybettiğim gün, göğsüne kafamı bastırıp salya sümük ağlamak istedim. elbette bu olmadı ve diğer hiçbir şeyin de hiçbir önemi kalmadı. bu o'na gereksinim duyduğum son gündü.

    yani yarın öbür gün bir şey olacak, mesela muhteşem bir iş teklifi alacaksınız, lotodan ikramiye tutturacaksınız, kardeşiniz evlenecek, veya allah göstermesin bir ölüm, maddi bir darboğaz, bir sağlık sorunu olacak hayatınızda. o'na eliniz uzanmayacak bir sebeple. sonra yenileri olacak, sonra yenileri, ve bir bakacaksınız ki bir zamanlar birlikte yaşlanmayı ümit ettiğiniz insan artık sizin hakkınızda karşı komşunuzdan daha az şey biliyor. aynı şekilde siz de, izleri hiç silinmeyecek zannederken bıraktığı tek iz nüfus kayıt örneğinizdeki 'boşanmış' ibaresi.

    korkacak bir şey yok. gördüm ve acı biçimde tecrübe ettim ki ölümden beter bir darbe bu hayatta yok. o sebeple bir zamanlar benim yaptığım gibi endişe içinde her gün buraları okuyorsanız, bir daha isteseniz de gelemeyeceğiniz bu hayatı daha fazla heba etmeyin derim. erken kalkan yol alır.
    1eylem