1. avmleri, camileri halka açıp barları halen açmayan bir devletin, altında korkunç boyunlarda ezileceği salgın.

    ne vaka ne de ölüm sayılarına inananlardansanız, "şunları yapın, bunlara uyun" uyarılarını da kulak arkası edebilirsiniz. mart'tan beri net olarak 5 aydır her türlü önleme dikkat edip ellerini dahi klorakla paramparça edene kadar aşındırmış biri olarak, sağda solda yazan "bu kuralı unutmadınız, di' mi?" şeklindeki uyarılara kahkaha atmaya başladım artık. çünkü metroda her gün dip dibe yolculuk etiğim insansıların çoğunun maskesi üst dudağını ortaya çıkaracak şekilde, elleri toplu taşımadaki her köşe bucağa dokunacak şekilde ve öksürürken ya da hapşırırken maskeyi tamamen çıkarak şekilde davranmasıbeni artık "ne önlem alırsan al, sonunda sen öleceksin, onlara hiçbir bok olmayacak" tepkisine itti. mantığının hiçbir şekilde uygulanmadığı bir konu olan bu salgını değerinden fazla ciddiye alıp ailemi ve 90 küsur yaşındaki anneannemi özlemekten çürüdüğüm için kendime kızıyorum. kına ve düğüne gitmenin elzem olmadığını şu milletin aklına kazımak mümkün değil; o merdivenaltı mekanlardaki kınalara gidilecek, nişanlarda her aile büyüğü ile tokalaşılıp el öpülecek, sadece belli bir yaş aralığının katılmasına izin verilen düğünlerde en az 15 kişi olacak şekilde halaylar çekilecek. bunların kaçarı yok.

    mart'tan beri etil alkol değil, klorak içseydim, şu anda çevremdekilere ağzımdan köpükler saçarak küfürler etmez, metroda pencereyi kapatan dayıya gene küfürler eşliğinde pencerenin neden açık olduğunu anlatmaya çalışmaz, maskeyi indirip yere tükürüp bana bakan denyoya elimdeki tabakaları fırlatıp atmaz; huzurla ölebilirdim. şimdi ise, salgının pençesine bir an önce düşmek için yanıp tutuşurken, kendimle çelişip tüm önlemlere uymayı sürdürüyorum. bu da ben ve benim gibilerin "dayanılmaz aptallıkları" olarak kalmaya mahkum sanırım.
    #190718 lake of the hell | 5 yıl önce
    0olay