1. bu yazı hepimiz için çok önemli. o yüzden yazmayı uygun gördüm. ilk iş konumumuz ne? biz ne alemdeyiz de bu kadar bu konuyu önemsemeliyiz? hiç "günlük hayatta ne işimize yaradı matematik" konusuna girmeyeceğim, zaten o şekilde atıp tutmaya başlarsam benim de ilkokul mezunu dayılardan farkım kalmaz.

    gelin pisa sonuçlarını inceleyelim:
    matematik yıllara göre , okuma yıllara göre , fen yıllara göre , matematik sıralama , okuma sıralama , fen sıralama
    linklerdeki grafiklere(kaynak: bbc türkiye) bakın. özellikle sıralamalara. sıralamalarda türkiye mor renkle işaretlenmiş. hiç yukarıdan başlamayın, aşağıdan başlarsanız daha kolay bulursunuz. bu pisa testinin ne olduğu hakkında daha detaylı bilgi için:

    peki bunlar ne anlama geliyor?
    özellikle matematik, okuma anlama ve fen bilimlerinde bu durumda olmamız, ekonomide ilk 10'a oynamaya çalışan bu ülke için vahim. hani diyoruz ya biz ülkenin içine ettik, umarız sonraki nesil düzeltir diye. bu nesil düzeltebilir mi? 14-15 yaş çocuklarından bahsediyoruz.
    matematik ve fen olmadan biz bilim insanı üretebilir miyiz? liselerde fen ve matematikte çocukları geliştirmeden bilim insanı üretebilir miyiz? üniversiteyi bir kenara bırakın, lise daha önemli. bunu şu videoyu izleyerek daha iyi anlayabilirsiniz.
    bir de bu pisaya giren yaşta çocuklar, daha lgs'yi yeni geçmiş çocuklar oluyor. yani lise hazırlık veya 9. sınıf. bu yaştaki çocuklardan rastgele seçiliyor pisa testine girecek olanlar. peki bu rastgele seçilen çocuklar bu pisa'ya girmeden daha birkaç ay önce lgs'de ne becermiş?
    işte şu grafiği becermiş. bu grafiği meb'in lgs 2019 analizlerinden buldum. bu analizlerin devamını buradan bulabilirsiniz.

    lgs merkezi sınav puanı, 100-500 arasında bir puandır. bu sınavda türkçe matematik ve fenden 20 soru; tarih, din ve yabancı dilden 10 soru olmak üzere 90 soru sorulur. 20 soru sorulan 3 dersin katsayısı 4'tür. diğerleri 1'dir. yani türkçe, matematik ve fen performansı, sınav puanının büyük bölümünü oluşturur. soruları pisa'dan esinlenilerek yapılmış çoktan seçmeli sorulardır. yani lgs bir anlamda pisa provasıdır. bu lgs analizleri aslında durumu daha iyi açıklıyor pisa sonuçlarına nazaran.
    lgs puana göre öğrenci sayısı dağılımından şu sonuç çıkıyor: bizim sistemde kaliteli öğrenci de çıkıyor, ama çoğunluk 200-300 arası alan, matematik ve feni batıran(lgs analizlerin devamına bakarak) öğrencilerden oluşuyor. bunlar evinin en yakınındaki imam hatip, meslek veya düz liselere gidiyor.
    bu da bize pisa'da neden battığımızı açıklıyor. bu yaştaki çocuklardan rastgele, dengeli bir dağılımla öğrenciler seçiliyor çünkü ve bunların içerisinde kaliteli öğrencilerin oranı %10 kalıyor ve başarısız çoğunluk ortalamayı aşağı çekiyor. bu başarısız çoğunluk o kadar fazla ki, başarılı olanların yaptığı birkaç yüksek puan ortalamayı yükseltmekte yetersiz kalıyor.

    peki bu sorunu çözmenin, lgs'de ve pisa'da ortalamaları yükseltmenin yolu nedir?
    cevap şu: kaliteli öğrencilerin nadir çıkan azınlık değil, çoğunluk olmasını sağlamak. dedik ya, bu çocukların çoğunluğu imam hatip, meslek veya düz liselere gidiyor diye. işte bu niteliksiz liselerin kalitesini yükseltmek.
    şimdi hiç imam hatipler kapatılsın demeyeceğim, dindarı da laiki de memnun edecek bir çözüm sunacağım bu imam hatip olayı konusunda: bence imam hatip bir okul türü değil, bir program olmalı, imam hatip ve anadolu liseleri birleşmeli. her okula giden öğrenci imam hatip mi anadolu mu programda okumak istediğini seçsin. talebe göre bazı sınıflar imam hatip sınıfı, bazı sınıflar anadolu sınıfı olsun. anadolu lisesi öğrencileri ile imam hatip öğrencileri aynı okulun içinde okusun, istemeyen kimse imam hatip programını mecburiyetten okumak zorunda kalmasın. imam hatip programı veren liseler de kartal anadolu imam hatip lisesi gibi olsun. bilimde fen liseleriyle yarışsın.
    meslek liseleri bize ara eleman yetiştirir, o anlamda meslek liseleri önemlidir. ama meslek lisesi tembel okulu olmamalıdır. öğrencileri hem derslerinde başarılı hem alanında mesleki yeterliliği olan öğrencilerden oluşsun.
    peki bu okulların hepsini nasıl kaliteli yapacağız?
    kaliteli öğretmen koyarak. finlandiya'daki gibi öğretmenlik hak ettiği gibi üst sınıf ve maaşı yüksek bir sınıf olsun, öğretmenlik'in puanı daha yüksek olsun. öğrencilerin mecburiyetten gittiği değil, tıp gibi peşinden koştuğu ve çalıştığı bir bölüm olsun öğretmenlik. öğretmenler yüksek lisans ve üstü öğrenim görenlerden seçilsin, öğrenciler, öğretmenleri puanlasın; tıpkı öğretmenlerin öğrencileri sözlü notu üzerinden puanladığı gibi.
    son olarak, fen liseleri artık 60'lardaki mantıktan çıkmalı ve bir bakıma girerek reformdan geçmeli. geçen baktım anadolu ve fen liselerinin haftalık ders saatlerine, mf derslerinin saatleri aynı. adı fen lisesi ama ortada mf ağırlıklı bir program yok. fen liseleri zamanında kuyuya düşen köpeği kurtarma girişimleriyle gündeme gelmiş bahçeşehir fen ve teknoloji lisesi gibi olmalıdır. üniversite seviyesi mühendislik dersleri verilmelidir, elektronik, yazılım, mekatronik dersleri olmalı ve bu dersler arduino ve scratch'ten öteye geçmelidir. her fen lisesinin bir robotik takımı bulunmalıdır. ve mf dersleri ağırlıklı olmalıdır. çünkü fen liselerinin amacı bilim insanı yetiştirmektir ve bilim insanı yetiştirmek için mf derslerine ihtiyaç vardır.

    daha iyi çözümleriniz varsa aşağıya yorumlara yazın. ben de daha mantıklı çözümler bulduysanız öğrenmek isterim.
    #185746 electromeow | 5 yıl önce (  5 yıl önce)
    2anket