bu ülkenin her yerine bulaşmış adam kayırmacılığın en üst seviyede yaşandığı bir piyasası olan meslek grubu.
bu ülkede aslında hak etmedikleri halde bir çok takımın başına gelmiş insanları saysanız kitap yazmış gibi olursunuz.
bu ülkede maç satan, teşvik primi alan, şike yapan, transfer edilen futbolcudan komisyon kapan, hak etmediği halde o oyuncuyu parlatmak için oynatan hak eden oyuncuları sadece egosu yüzünden çöpe çeviren sürüyle teknik direktör sayarsınız.
işin kötüsü bu ülkede bu tip insanlar tüm piyasaya hakimdir, hatta kötülük öyle derindir ki, gelen yabancı teknik direktörler bile (eğer yapısında varsa) çabucak bozulur ve uyum sağlar, onlar bile komisyon kovalar. bu tipler hala bu piyasayı ellerinde tutar, çünkü bütün basının bu düzenden pay alan bilgisizi, cahil, kavgadan baka yetenei, birikimi olmayan köşe başları bunların ahbabıdır ve bu sözde teknik direktörler için lobi yapar, her fırsatta reklamını yapmaktan geri kalmazlar.
bu piyasa yüzünden genç, okumuş, kendini yetiştirmiş insanlar öne çıkma fırsatı bulamaz ve zavallı iyi niyetli sözde seyirci ama aslında fanatikler bildikleri üşç beş teknik direktör ismini tekrarlayıp reklamlarına katkı yaparlar ve takımların ve dolayısıyla kendilerinin soyulmasına gönüllü yardım ederler.
anlayacağınız, ülkenin hiç ama hiç normal denebilecek bir tarafı olmadığı gibi bu teknik direktör piyasası da kepazelikten ibarettir.
hee hiç mi iyi tarafı yoktur. vardır olmaz mı. bu ülkenin teknik direktörleri bu ülkenin aynı siyasilerinin vatandaşı iyi tanıdığı gibi, onlar da türk futbolcularını iyi tanırlar ve bazen verdikleri gazla kazandıkları olur.
günde iki defa doğruyu gösterirler yani, haklarını yemeyelim.