Yaradılışından ötürü ne yazık ki reddedemeyeceğimiz ve değiştiremeyeceğimiz (doğal yollarla) bir gerçek var ki; erkek dediğin tür, döllemeye programlanmıştır ve bu dölleme dediğimiz içgüdüsel eylemin birçok zihin dünyasında ve toplumsal yaşayış düzleminde indirgendiği ve vuku bulunca ne denli bir övünç kaynağı oluşturduğunu, ayrıca ne şekilde telaffuz edildiğini söylememe gerek yoktur diye düşünüyorum.
Özellikle anadolu toplumlarında yaşça büyüklerin, amcaların, dedelerin, teyzelerin, halaların erkek cinsine yönelik övgüleri de "büyüsün, ne canlar yakacak bu oğlan." söyleminden ileri gidemeyince çok da derin düşünemiyor insan.
Halbuki çocuklarımızdan "can yakmasını" beklemek yerine, keşke farklı şeyleri öğretebilsek ve o yönde kişisel gelişimine katkıda bulunsak değil mi ? Tabii ki hiçbir kadın, oğluna / yeğenine / vb. git tecavüz et, sürekli birileri ile cinsi münasebette bulun ve erk'ini ispat et gibi niyetlerle bunları söylemiyordur ama sonuçta sürekli seksten bahseden erkek de, bir şekilde ilgi çekmeye çalışıp, sonrasında "ay bu da bana yazıyor gealibaaa yeaa" diyen dişi de bu toplumun bir parçası, aynası.
Ne şehzade yetiştiriyorsunuz, ne de prenses sayın ebeveynler. Çocuklarınıza bir istikamet çizin eyvallah ama salt yaradılışından ve fizyolojik doğası gereği sahip olduğu organlardan ötürü bir kimlik inşa etmeyin çocuklarınıza.
Sonra sadece seksten, futboldan konuşuyoruz ve hemen hepsinde de başarısız oluyoruz. Değil mi ama ?
Kadınlara gelince ise binlerce başlık açar, sabaha kadar bir şeyler yazarım ama işin özü; sürekli seksten bahseden erkek olduğu kadar, sürekli seksten bahsetmesini sağlamak için çaba gösterip, sonra da bundan şikayet eden dişilerin de olduğunu unutmamanız gerektiğidir.