Kelimenin kökeni Almancadan gelmiş olup gerçek anlamı eskimiş kıyafetler anlamına gelmektedir. Bir diğer anlamı sefil hayat süren kimse demektir. karl marx ve friedrich engels bu terimi ilk kez alman ideolojisi kitabında kullanmıştır. Güncel anlam olarak içerisinde bulunduğu toplumu kavrayamamış, bu topluluk ve kültürle yabancılaşan, kendini bilgili zannedip bulunduğu toplum içerisinde kendini üstün görmeye çalışan kimselerdir.
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bolca bulunmaktadır. Bunun içerisine 70’li yılarda Avrupa’ya yapılan işçi göçlerini de dahil edebiliriz. Bu insanlar köyden şehre göçü zorunlu kılmış zihniyetin eseridir. Bunlar ne karadır ne ak. Adı üstünde ayak takımı, sınıfları yok. Sözde hepsi dini bütün Müslümandır ağızlarından Allah düşmez ancak 11 ay her türlü ahlaksızlığı yapıp 1 ay oruç tutarak vicdanını rahatlatır. Ağızlarından küfür eksik olmaz ama Cuma namazlarını asla kaçırmazlar. Bu yaptığı çelişkiyi ona anlattığın zaman duyacağın tek şey Allah affeder olur. Tilavet dinletisi diye toplanıp poğaça ve kısır yiyerek mahallenin dedikodusunu yaparlar.
Uhrevi olması beklenen bu topluluk hiçbir gösterişten kaçınmaz. Hayatındaki tek başarısı çocuk sahibi olabilmek olan bu insanlar, çocuğu doğar doğmaz düğün salonu tutup davullu zurnalı kutlama yapar. Hatta bununla kalmayıp anne sütü kesme eğlencesi düzenler. Çocuğunu sünnet ettirir, düdük çalarak şehir turu yaptırır. Çünkü artık gerçek bir erkek çocuk sahibi olmuştur(!). Gösteriş yapmayı o kadar seven bu topluluk düğünde yapılan takı merasimini videoya kaydettirip, düğün sonrası bunun dedikodusunu yapmaktan geri kalmaz.
Hepsinin ağzından vatan ve millet düşmez ancak her ormana mangala gittiklerinde çöplerini saçmaktan utanmazlar. Toplu taşıma onlar için hiçbir anlam ifade etmez, inenleri beklemeden binmeye çalışır, telefonla yüksek sesle konuşur, insanları taciz ederler, yaşlılara yer vermeyen her genci vatan haini ilan ederler. Hastanede sıra sistemi olmasına rağmen kapının önüne yığılıp çalışanların işlerini zorlaştırmaktan başka hiçbir işe yaramazlar. Asla kendilerini diğerleriyle eşit görmez ve her fırsatta kendilerine torpil ararlar. Peygamberin ümmeti olduklarını söylerler ancak araya tanıdık sokmanın kul hakkı olmadığını düşünürler. Kadına tecavüz edilir, etek giymiş derler. Erkeğe tecavüz ederler hamurunda varmış derler. Kibar davranırsın ve en ezik insan sen olmuş olursun. Bununla kalmayıp seni her fırsatta yermeye yer ararlar. Araba satın alırsın iyi günlerde kullan demez keşke onu almasaymışsın derler. Ayakkabı alırsın o marka çok boktan keşke almasaydın derler.
Açlıktan kokmuş ağızlarına mikrofon tutulduğunda her şeyden şikayet ederler ancak bunun sorumlusu asla iktidar değildir. Çünkü şükretmeleri gerekir, yoksa Allah karşısında isyan etmiş sayılırlar ve cehenneme giderek sonsuza kadar yanacaklarını düşünürler. 301 can mevcut hükümetin denetimsizliği yüzünden yitip gider ancak sorumlu asla ama asla iktidar değildir Allah verdi Allah aldı derler. Üstüne bir sonraki seçim daha fazla oy verirler. Mevcut iktidar bu topluluğun bir sonucudur, nedeni değildir.
Bu topluluk tamamen bir çelişkiler bütünüdür. Her şeye bir bahaneleri vardır ve asla kendileri suçlu değildir. Bunlar asla ama asla eğitilmezdir.