silahlı mücadele meselesini anlamak için, bunun neden tırmandırılıdığını incelemek gerekir. türkiye'de yükselen solu kesmek için kontr gerilla ve bunun sivil uzantıları oluşturulmuş ve ölçüsüz saldırılar başlamıştır. gezmiş'leri fkö kamplarında eğitim almaya iten budur. "beni taylan özgür'ün yanına gömün" demesi sadece devrimci romantizmi değil, kendisini bu sürece iten saldırıların milatlarından birini unutamamasındandı.
"Biz 2 arkadaştık, üniversitede çatışma vardı. Beyazıt Meydanı’nda Turhan Emeksiz anıtının tam önünde bir polis jipi durdu, sonradan bir adam indi, belinden silahını çekti, bir el ateş etti, vurdu çocuğu, bindi jipe gitti. "
atletik bir genç ve iyi bir nişancıydı, gerilla eğitimi almıştı. istese o polis memuru dahil nicelerini alnından vurur, indirirdi.
‘Ben hiç kimseye kıyamadım. Askere ateş etmiş değilim. Elimde otomatik silah vardı ama onların hepsi benim kardeşlerimdi. Bu memleketin evlatlarıydı. Onlara ateş etmeyi bile düşünmedim, aklımdan bile geçirmedim o yüzden yakalandım. Onlara hiçbir zaman ateş etmedim.’ ”
beni takip edenler tatlı su solcusu olduğumu, silahlı devrimin idealine de başarısına da inanmadığımı bilir. doğru oturup doğru konuşmak lazım, hukuki gerekçelerle değil, sağcıların kelle sayıp ölüm istemesi nedeniyle (3 bizden 3 onlardan) idam edilmiştir. amaç gözdağıdır, dik durmasının korkutuculuğdur. bunu idam kararını veren hakim bizzat canlı yayında "mahkemede aman dileselerdi asmazdık, ifadelerinde "pişmanız" demedikleri için astık" diye apaçık söylemiştir.