1. 14.07.2015 tarihinde gördüğüm ve sözlük henüz meta'yken ilmek ilmek işlediğim rüyamı, bu başlığı görünce "ulan benim de böyle bi' rüyam vardı dur onu diğer sözlük girdilerinden aktarayım" diyerek copy-paste yapmam sonucu, nerdeyse 5 yıl önceki bilinçaltımla sizleri baş başa bırakıyorum.



    nasıl bir bilinçaltım var ise, bugün iç içe birden fazlasını gördüğüm ve unutmadan konu başlıklarını not aldığım, hatırladığım kadarıyla anlatmak istediğim haberler, filmler ve oyunlarla iç içe bir uyku hali iletişimi; iletişimim.

    mahallemizde bir park yapımında gönüllü olarak 3 arkadaş görev alıyoruz. gayet sakin ve görev aşkıyla çalışıyoruz. tuğlaları falan diziyoruz, ağaç dikiyoruz falan... (gezici ruhumun yansımaları bunlar :d) derken 3 serseri gelip sataşıyor ve rica ediyorum. "bak lütfen bulaşma hırgür çıksın istemiyorum" diyorum. sıpa gittikçe üstüme geliyor. arkadaşlarla birer tanesini alıp ufalıyoruz. kafasına tuğla vura vura etkisiz hale getiriyorum benim elemanı. neyse sonra çarşı karışıyor ve arkaları sağlama benzer bi'şey çıkıyor, bi' adamlar gelmeye başlıyor. önce uzlaşmacı takılıyor sonra fayda görmeyince kaçmaya karar veriyoruz ve bi' barınağa kaçıyoruz. ne barınağı la, demeyin... ben de ilk kez görüyorum orayı. eski türk filmlerinden sezerciğin rolüne bürünmüş gibiyim adeta :d sonra kodamanlar o mekanı basıp bizi alacakları sırada uyanıyorum. uyanıyorum dediğim, o rüyadan uyandığımı sanıp başka bir rüyaya bilincimi açıyorum.

    rüyada olduğumu bilmeden uyandığımı sanarak, kalkıp günlük işlerimi hallettikten sonra puslu bir günde en yakın arkadaşımla birlikte evimizin yakınındaki avm'ye gidip bir öğle yemeği yemeye sözleşiyoruz. avm'de yemek yerken anons geliyor ki, "avm'miz silahlı saldırganlar tarafından ele geçirildi, lütfen sakin olunuz, en kısa sürede polis ekipleri olaya müdahale edec..." bir silah sesi ve anonsu yapan hatun cümlesini tamamlayamıyor. herkes panik oluyor tabi. çığlıklar falan... ne tarafa baksak birileri yeşil tişörtlü ve yeşil tişört kot pantolon kombini yapmış kişilerin ellerinde silahlar, insanları öldürüyorlar. masa altına saklanıyoruz ama her yerdeler... sağa sola koşuşan insanlar takır takır düşüyorlar... biraz daha yakınlaşınca fark ediyorum ki yeşilliler aynı zamanda maske de takıyorlar. modern warfare 2'deki ghost maskesi var ya işte ondan... birisi ile boğuşarak silahını ele geçiriyorum ve kendimi ve arkadaşımı savunmaya çalışıyorum. rüya ya tabi, mermisi bitmiyor olması lazım di mi? hayır öyle değil. 5-6 el ateş ettikten sonra mermim bitiyor ve vurduklarımdan birinin silahını almam gerekiyor... bu da beni daha da ortalara çıkmaya zorluyor, hedef olmama neden oluyor. avm'nin köşelerinden sinsi sinsi ilerleyerek sığınaklara inmek istiyoruz, sanki ikinci dünya savaşında paris sokaklarındayız, ne sığınağı arkadaş :d inmeye çalışırken alev silahıyla insanları yakan bir ss subayına denk geliyoruz. ortalığın iyice kızıştığını anlıyor ve otoparka iniyoruz. ordan çıkmaya çalışırken tüm çıkışların kapatıldığını fark edip çatıya çıkmak istiyoruz. telsizden yardım isteyip helikopter ile yardım alacağız plana göre. tabi telsiz nerden geldi bilmiyorum :d tabi çatıya çıkarken tekrar tüm o katlardan ve silahlı adamların arasından geçmek zorundayız. bir sürü sıkıntı yaşayarak savaşarak, boğuşarak çatıya kadar varıyoruz.çatıya çıktığımızda polisin askerin bize yardımcı olamayacağını anlıyoruz. neden mi? çünkü bu maskeli, yeşilli, kotlu arkadaşlar tüm şehri ele geçirmişler. her yerde terör estiriyorlar. ellerimi göğe kaldırıyor ve yalvarıyorum. "tanrım, yardım et. şu serserileri darmadağın edecek bir şey gönder..." bir anda duam kabul mu oluyor bilmiyorum,büyük bir duman silsilesi ile başka bir saldırı gerçekleşiyor ve o serserileri yiyen bir güruhun saldırısı baş gösteriyor... zombiler!.. "lanet olsun dostum ortalık zombi filmine döndü" repliğini duyar gibiyim birinizden :) artık 3 kişiyiz. sırt sırta veriyor ve sağda solda kalan silahları toplayıp saklanmak için yer arıyoruz. biraz arandıktan sonra bulduğumuz bir avm dükkanının içinde obama ve korumaları ile karşılaşıyoruz. (dönemin) amerikan başkanı olan obama var ya hani, o. korumaları bizi görünce önce temkinli oluyor ama korunmak isteyen sade vatandaşlar olduğumuzu görünce bizi de aralarına alıyorlar. birlikten kuvvet doğar muhabbeti :d ek bilgi, rüyanın obamalı kısımlarında ingilizce konuşuyoruz. bu da benim ingilizcemi geliştirdiğim anlamına geliyor :d oleyyy :d tamam bu kadar ara yeter. dönelim rüyaya. obama'yı kaçırmak için bir helikopter gelecek çatıya, onu beklerken zombilerden korunmamız gerekiyor ama bizi fark ediyorlar ve saldırmaya çalışırlarken, onlarla yüz yüze savaşmak durumunda kalıyoruz. kafalarını kesip beyinlerine bir kurşun sıkarak etkisiz hale getirebiliyorsunuz zombileri... biz de öyle yapıyoruz tabi haliyle. neyse biz bu mücadeleyi verirken aklıma tayyip geliyor. acaba o nerde ne yapıyor... şaka lan şaka... bana ne ondan. ******** (2020 editi: sansür) neyse tam ordan kaçacağımız sırada obama'nın tüm korumaları zombilere yenik düşüyor ve onları da halletmemiz gerekiyor. biz 3 kişi, yaklaşık 7-8 kişilik obama'nın koruma ordusunu da etkisiz hale getirdikten sonra obama'yı da alıp kaçacağımız sırada helikopter biraz havalanınca motorda bir sıkıntı oluyor ve çok fazla havalanamadan yere çakılıyoruz. o an uyanıyorum yine. ohh be, ne stresli bir rüyaydı diyorum... zombiye dönüşmeden kurtuldum diye seviniyorum :d

    tabi aslında hala uyanmadım. uyanmadığımın bile farkında değilim :d kalkıp elimi yüzümü yıkıyorum, duş alıyorum, süsleniyorum, evi topluyorum falan... bir hazırlık var: ne mi? kız arkadaşım eve gelecek :d aslında rüyada olduğumu o an anlamam lazımdı ama neyse...:d (ne kız arkadaşı yaa yalnızım ben) neyse, evde tekim, kız arkadaşım geliyor... detay: kızı tanımıyorum da üstelik gerçek hayatta. rüyada sevgilim ama. detay sonu. romantik birkaç sahneden sonra anlatmak istemediğim detaylar var :d neyse tam biz sevgilimle romantik bir işin içindeyken evimize babası geliyor. ya kızı bile tanımıyorum babasını neden tanıyorum, tanıdığımı geçtim niye evimize geliyor? pffffff... adam beni öldürecek. yakalamaya çalışıyor, hırsız kaç-polis kovala oynuyoruz resmen evin içinde :d sanki malikanede yaşıyoruz... kaçmaya çalışırken adamın beni parçalayacağını elindeki baltadan anlayıp [oha lan, balta mı, o ne lan!!!] anlayıp 3. katın camından atlıyorum ve betona hızlı bir şekilde çakılıyorum. çakıldığım anda uyanıyorum.

    "ohh be rüyaymış" diyorum. nerdeyim? tren garındayım. bankta uyuyakalmışım. treni kaçırmak üzereyim. koptura koptura trene biniyorum ve yolculuğa başlıyorum. konya'ya doğru yola çıkıyoruz. en yakın arkadaşım var yanımda. yolculuğa dair detayları tam hatırlamıyorum ama bu rüyanın içinde kendimi edge of tomorrow filmindeki tom cruise gibi hissediyorum. başımdan geçecekleri daha önceden yaşayıp gördüğümü hissediyorum ve olacakları biliyor gibiyim. ama ölüp geri dönme şansımın olup olmadığı konusunda fikrim yok. temkinli olmak zorundayım. tren bir saldırıya uğruyor, saklana saklana giderken konya'ya yakın bir yerde raydan çıkıyoruz. güç bela içinden çıkarken (tabi ben olacakları hep önceden biliyorum :d) ufak bir patlama oluyor, o patlamayı bildiğimden arkadaşımı kurtarıyorum, sonra ışid'in toyota pikaplarının geleceği yönü bildiğim için ters istikamette kaçmayı teklif ediyorum arkadaşıma. tam kaçacağımız sırada çerkez etem ve adamları (ohaa :d) -yok kılıçdaroğlu ve adamları :d- da ters istikametten saldırıp bizi rehin alıyorlar.tam onlara ışid'in geleceğini anlatmaya çalışırken-tabi bana inanmıyorlar- ışid'in pikaplarının sesine ve görüntüsüne kavuşuyoruz nihayet. adamlar çerkez etem ve adamlarını ve de bizi rehin alıyor. çok kalabalıklar ve çatışacak durumumuz yok. otobüsün önüne diziyorlar bizi. diyeceksiniz ki trenle gelmiyor muydunuz? rüya işte :d otobüsün önünde birinci postayı dizip kurşuna diziyorlar. arkadaşım gayet üzgün, ben çok rahatım. neden mi? kurşuna dizilmeyeceğimizi biliyorum da ondan. boşuna tom cruise gibi hissediyorum demedim di mi :d tam bizi sıraya diziyorlar, nişan alıyorlar ki büyük bir patlama oluyor. herkes şoka giriyor ve sağa sola dağılıyor. o sırada ışid elemanlarından birinin silahını da çalıp konya meram tepesine doğru tırmanıyoruz hızla. ama lut kavminin helakından kaçan peygamber gibiyiz, dönüp de bakmıyoruz bile arkamıza :d neyse tepenin ardına vardığımızda radyodan neler olup bittiğini öğreniyoruz ki atom bombası atılmış konyaya. bu patlamanın sebebi de oymuş... hızla kaçmak istiyoruz o şehirden tabi ama... radyasyondan ne kadar kaçabilirsiniz ki? bir müddet sonra kaçamaz oluyor ve bir köşeye yıkılıp ölümü beklemeye başlıyoruz. acı bir ölümü... beklerken beklerken ben sırtımın ve boynumun tutulduğunu fark ediyorum. aha işte gidiyorum diyorum... meğer... uyanıyormuşum. ters yattığım için boynum ve sırtım tutulmuş ve bunu en sonunda fark edip uyanıyorum. gerçekten uyanıyorum :d

    rüya içinde rüya sanki inception tadında bir rüyamı uyanır uyanmaz rüya başlıklarını not alıp entry girmek ve bu komplike rüyayı ölümsüzleştirmek istedim. o yüzden de bu entry'yi girmiş bulunmaktayım.

    umarım gerçekten uyanmışımdır ve hala bi' rüyada değilimdir :d



    5 yıl sonraki edit: acaba 5 yıl önce hangi kimyasalı kullanıyordum diye düşündürdü...

    edit 2: rüyadaki bilinçaltımı etkileyen bazı faktörler:
    gezi parkı direnişinden esintiler (parka ağaç dikiyoruz falan)
    2014 yılında 7-8 kişinin çullanıp şahsıma attığı dayak (önce dayılanıp sonra sıvışmamız)
    gta san andreas'taki grove street çetesi vari yeşilli gangsterler (avm'yi basan saçma sapan gangsterler)
    call of duty mw2 ve/veya call of duty ghost effect. (yeşilli gangsterlerin maskeleri)
    o dönem izlediğim bir 2. dünya savaşı filmi sahnesi (alev makinalı ss subayı)
    bilimum hollywood aksiyon filmleri klişesi (abd başkanını kurtarma ikonu)
    the walking dead (zombi salgını)
    o dönemki yalnızlığın etkileri (rüyada kamyon devirme ve yakalanma) swh.

    baltayla kovalanmayı raskolnikov'a bağlamaktan daha mantıklı bi'şey şu an bulamıyorum.
    o dönemki eski sevgiliyle görüşülen son yer (tren garı)
    neden konya, bilmiyorum. belki yakın tarihte bi okul gezisi olmuştu ondan.
    edge of tomorrow filmini yeni izlemiştim.
    ışid ülke gündemindeydi.
    çerkez ethem ne alaka bilmiyorum
    call of duty 4 mw (atom bombası)
    #178953 bira sisesine dusen soslu fistik | 5 yıl önce (  5 yıl önce)
    6anket