Ne kadar kötü olursa olsun ülke ve halkın durumu. Ne kadar boka batarsa batsın dünya. Hep içimde bir umut filizlendiren ve fidanlarının karanlık içinde tek ışık hüzmesinin kaynağı bir tepede dikilmiş olduğu bayramdır. Egemenliğin kayıtsız ve şartsız millette olduğu, milletin de çocukluktan başlayarak aydınlık ve ufku yüksek irfanı hür vicdanı pirüpak olduğu bir gelecek. Gücünü geçmişten alan bir çınar ve tertemiz yemyeşil minnacık yapraklarla her zaman yeniden süslenen bayram.
Belki bizim ömrümüz vefa etmeyecek belki çocuklarımızın da etmeyecek fakat onların ve onların çocukları bu savaşı kesin ve pırıl pırıl kazanacaklar. ben dört yeğenimi yani dört çocuğumu öyle büyüttüm. Onlar da öyle büyütecekler çünkü gerçeğin sert, koşulsuz ve tüyleri diken diken eden büyülü hali herkesi mest edecek.
Bugün Mustafa Kemal'in bu neşeyle türkü yaktığı gibi sevinçliyim.
Avrupa, amerika ve dünyanın bugün refah ve medeniyet ülkesi olarak gözüken tüm ülkelerinden daha ileride bir görüş ve daha geçmişten bir deha ile, coşkuyla söylediği düşüncelerini gururla inanıyor ve paylaşıyorum Mustafa Kemal Atatürk'ün. Kemalist olduğum için yaradana şükrediyorum. O'nu veren allaha şükürler olsun. Bayramımız kutlu olsun!
“şarktan şimdi doğacak olan güneşe bakınız. bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan bütün şark milletlerinin uyanışlarını da öyle görüyorum. hürriyet ve istiklâline kavuşacak olan pek çok kardeş millet vardır. onların yeniden doğuşu, şüphesiz ki terâkkiye ve refaha müteveccih vuku bulacaktır. bu milletler bütün güçlüklere ve bütün engellere rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen istikbâle ulaşacaklardır. müstemlekecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletlerarasında hiç bir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hakim olacaktır."