2 gün önce nöbette acile bir hasta çocuk geldi. 1 yaşında ateş ve öksürük şikayeti olduğu belirtildi. ancak hasta afgandı ve henüz irandan geleli 2 gün olmuştu. zaten diken üstünde olan korkumuz patladı. herkesin kafasında polis çakarı gibi firtina koptu. laaynn! yoksa corona burayı buldu mu? hemen hasta ailesi ile birlikte acil servisin izolasyon odasına alındı. hasta için başhekimlik, enfeksiyon kontrol komitesi, il sağlık müdürlüğü, halk sağlığı müdürlüğü, valilik, daha bilimum devlet erkanı haber edildi. 2 saat sonra 23 nisan çocuk bayramı geçit töreni yapacak protokol hastanede toplandı. herkes heyecanlı. herkes tetikte. iyide çocuk ne olacak? çocuğa kim bakacak. önce hangi doktor? herkes topu biraraya atıyor. yok ben hamileyim, yok benim çocuklarım var, falan filan. ee g.t korkusu. boru değil. corona lan bu corona. bütün wuhanı silip süpürmüş. adamları evlerine kilitlemişler. silindir gibi geçmiş oğlum çinin üstünden. bana ne yapar, allah bilir. neyse, kem küm, ık mık, bir şekilde full grand takım koruyucu elbise, 2 adet üst üste n 95 maske hasta odasına girdik. görseniz doktor değil, birazdan uzaya çıkacak astronot zannedersiniz. hemen hızlıca tetkikler ve sürüntü alındı. şimdi, sürüntüde corona tetkiki yalnız ankarada çalışılıyor. günlerden pazar. yemişim pazarını, taa sağlık bakanlığı teyakkuza geçmiş. mikrobiyoloğu evden getirtilmiş. ( adam ne küfretmiştir yaa bizim örnek özel kurye ile, yok yavv ne özel kuryesi yemişim, bizzat valinin koruma aracı ile hızlıca ankaraya gönderildi. normal zamanda 1 hafta çıkacak tetkik 3 saat içinde çıktı. sonuç negatif. herkes derin bir ohh çekti. sonra aile ile tercüman aracılığı ile konuşunca meğer 2 gün önce değil, 20 gün önce gelmişler. ( allah cezanızı vermesin) sonra hasta sulh ile taburcu edilmiştir.
yalnız olaydan 2 gün sonra, facebook , instagram, whatsup çalkalanıyor. o bizim corona şüphesi ile gözetim altına aldığımız çocuk evinde ölü bulunmuş diye. hemşire arkadaşlar beni arıyor, o çocuk öldü mü, diğer doktor arkadaşlar beni arıyor, vali yardımcısı beni arıyor. o çocuk öldü mü ? diye başhekimliği, bakan müsteşarı arıyor, milletvekili danışmanı arıyor, o çocuk öldü mü? diye. aileye telefon ile ulaştık. çocuk iyi. arkadaş millete yetmiyor. arayan arayana. gittik çocuğun evine. başhekim yardımcısı, ben , bir acil uzmanı. çocuğu kucağımız aldık. bir kaç foto çektik. inanamayan herkese çocuk ile foto attık. aha bakın çocuk burada hem de kucağımızda.diye. allah sizi inandırsın, o resme bile sahte diyen oldu. sonra da zaten diğer dedikodular dönünce bizim vaka da unutuldu.
(not: arkadaşımın bizzat yaşadığını kendi yaşadım gibi aktardım)