Çalıştığım işyerinde bayan arkadaş var. Eşi asker. Uzman çavuş. Silopide. Biliyor. Gece uyku tutmamış. Allah kahretsinki haberleri açıyor. Badem bıyıklı bir adam, hatay valisiymiş. İdlib'de şehitler var diyor. Önce 9 şehit demiş. Sonra sayısı artıyor. Layn ne diyor bu adam. Dur bi internete bakayım demiş. Bakmaz olaymış. İnternet coşmuş. Yok 100 şehit yok 200 şehit. Benim herif şimdi neredeki? Bize silopi'deyim demişti. Hatta haftaya izne gelecekti. Oğlan onu bekliyor. Playstation aldıracaktı. Herifte oyunu sever, çocuktan önce oynardı. Ben de rahat ederim, çocuğu 2 gün babasının üstüne salarım, ohh! Hiç yoksa 2 gün kafa rahat. Misss! De herif gelmesi lazım. Dur bi arayayım demiş. Telefon çalıyor. Ses bip, bip..... açan yok. HAAYYDAAA! Bi daha arayayım. Yine cevap yok. Nefes daralması bu olsa gerek. Ya da ne bileyim göğse öküz oturması bu olsa gerek. Gitmiş çocuğa bakmış. İyi. O fosur fosur uyuyor. Lan herif nerede. Bi daha aramış. Açan yok. Açmış televizyonu -şehit sayısı artıyor- Gözde artık yaş mı kalmış. Göz yaşı ne, göz pınarı en azından daha yakın kelime. Ya hani haberlerde çıkıyor yaaa. Şehit annesi şöyle sözler kuruyor. -oğlum bana kayseri'deyim. Demişti. Meğersem ben korkmayayım diye ırak'ta olduğunu söylememiş- Böyle bir şey olabilir mi? Herifin ben korkmayayım diye idlibe gönerilme haberini bana aktarmamış olabilir mi? Boğaz düğümlenmesi nedir, kementle sıkıyorlar mübarek. Dur herifi bi daha arayayım. Bip, bip,,,,,,, yine açmıyor. Dur bi arkadaşı vardı onu arayayım. Arkadaş açmış. Tamam herifin orada asayiş berkemal. Sonra telefonla ulaşmış herife. Tabii benim arkadaşta eli belinde sulukule kezbanına bağlamış. Çemkire çemkire adamı telefonu açacağına pişman etmiş.
Endişe, merak nedir? Dün bunu türkiye'de binlerce ev yaşadı. 33'ünün sonu çok kötü bitti.