ekosistemin en kritik unsurlarından biri olan hayvanlar. bazı bitkiler tozlama ve tohum yayma için sadece yarasalara ihtiyaç duyarlar. yarasalar ayrıca böcek yiyerek haşere kontrolü yapar. bazı bölgelerdeki biyoçeşitlilik yasaralara bağlıdır.
ama yarasalar aynı zamanda patojenik virüslerin en büyük taşıyıcısıdır. bağışıklık sistemleri öyle bir gelişmiştir ki, taşıdıkları virüslerden zarar görmezler. kuduz, lassa, sars, mers, ebola, marburg gibi büyük salgın ve hastalıkların birincil kaynağı yarasalardır. bu hastalıklar, yarasalardan ve dışkılarından bulaşabildiği gibi, yarasalardan başka hayvanlara, onlardan da insanlara bulaşır. üstelik uçarak daha uzaklara ulaşabildikleri için birincil kaynak olarak fare gibi kemirgenlerden daha etkilidirler.
girdimizin bilgi bölümünü kapatalım. bu girdide biraz söylenmek istiyorum. şimdi yarasalarda durum böyleyken, çinlilerin ve uzakdoğuluların kalkıp, yarasa çorbası gibi abuk sabuk bir şey yiyip içmesini aklım almıyor. zaten eti ne budu ne yarasanın da çorbasını yapıp içiyorsunuz yahu? sonra niye tüm manyak hastalıklar çin'den çıkıyor diye bir "allah allah?" şaşkınlıkları. neyse, yargılamam bu kadardı. *