1. bu girdide filmle ilgili ayrıntılara girmeyeceğim. hikaye açısından zayıf bir üçleme olduğu aşikar. bu filmde de eksikler, "o olsaydı bu olsaydı... ama eğer öyleyse niye..." dediğim anlar çok oldu. ama benim için önemli olan duygusal tatmindi çünkü 41 yıllık bir macera artık sona eriyordu. tabii ki star wars'la ilgili başka konulu filmler, diziler izleyeceğim ama bu kadar hararetle değil. dile kolay 5 yaşımdan beri zibilyon kez izlediğim bir film serisinden bahsediyorum ve şahsen aradığım o duygusal tatmini buldum. özellikle de filmin son sahnesiyle. j.j. abrams'ın orijinal üçlemeyle büyüyenlerin üstünden duygu sömürüsü yaparak son üçlemeyi çevirdiğini ve pek bir yenilik yapmadığını inkar etmeyeceğim ama plan buydu ve bunu başardı. film buram buram nostalji koktuğu için kendini izlettiriyor.

    peki, droid'ler dahil yeni karakterleri sevmedim mi? sevdim tabii. ama orijinallerin yerini hiçbir şey tutmuyor ve filmde de bundan bol bol faydalanıyorlar. gelelim çok güzel olmuş dediğim bir unsura. 3 yıl önce kaybettiğimiz carrie fisher'ın diğer filmlerden artan görüntülerini öyle güzel kullanmışlar ki, hala hayatta olsa bu kadar olurdu dedirtiyor izleyene. j.j. abrams bir röportajında, senaryonun çoğunu bu görüntülerin etrafında şekillendirdiklerini söylemişti. fisher hala yaşıyor olsaydı nasıl bir film olacaktı merak etmiyor değilim. zira yedinci film han solo ve sekiz luke ağırlıklı olduğu için, dokuzuncu film leia ağırlıklı olacaktı.

    sadede gel la chatte diyenler için özet. benim ekoldensiniz, orijinal üçlemeyi çok sevdiyseniz bu filmi kaçırmayın diyeceğim ama kaçırmazsınız herhalde.

    -- spoiler --


    vallahi fena spoiler...

    şu sahneye gelene kadar gözyaşlarımı tutmayı başarmıştım ama sonrasında koptum.



    kylo ren: dad...

    han solo: i know.




    -- spoiler --

    #169514 lachattenoire | 5 yıl önce
    0film