bu ülkedeki tecavüz oranlarının artması konusunda çoğu zaman, bildirim oranlarının yüksek ve tecavüz kapsamının geniş olması gösteriliyor.
oysa, doğrudan isveç içi istatistiklere bakılınca (diğer ülkelerle kıyas olmadığından, yukarıdaki bahane ortadan kalkınca), sorunun orantsız göç olduğu görülebilir. isveç, a.b. ülkeleri arasında, kişi başına en fazla göçmen alan ülke haline geldi. bugün, isveç solu tarafandan iç politikada insaniyet şovu, yeni vatandaşlar üzerinden de oy kapısı olarak görünen bu ardına aldırılmış kararın bedelini ödüyorlar.
1- isveç dışında doğmuş bir isveç sakininin tecavüz etme ihtimali, isveç'de doğmuş bir vatandaşa göre yer yer 19 kat daha fazla. bakın %19 demiyorum, %1900 diyorum. 1970'lerde 2,6 olan bu oranın, dünyada düşen suç oranlarına ve takip teknolojilerinin gelişmesine rağmen bu kadar radikal artması, "önüne geleni al" politikasının sonucunu gösteriyor.
2- son beş yıldaki istatistiklere göre, tecavüz hükümlülerinin %58'i isveç dışında doğmuş nüfustan. (oran elbette oynak ama yakın geçmişte %50'nin altında değil) bu grubun toplam nüfusun %18'ini oluşturduğu düşünülürse, tecavüzdeki temsilinin aşırılığı daha iyi anlaşılır
3- afgan mültecileri üzerinde yapılan bir çalışmada, "çocuk" olduğunu iddia edenlerin-kimi iddilarda %78e varan oranlarda- yalan söylediği anlaşılıyor. çoğu erkek olan bu insanlar çocuk kamplarında kalıyor, çocuklarla beraber yüzme derslerine vs. gidiyor. göçmen merkezi çalışanlarının bu sözde çocuklarla cinsel ilişki yaşaması gibi çarpık, yasal olarak da çocuk tecavüzüne kaçan vakalara neden oluyor. (karşı tarafa da değinelim, açık sınır savunucusu bazı kurumlar bu oranın doğru olmadığını da idda etti. kemik yaşı testleri vs. güvenilirliği, tarafların iddiaları daha uzun bir girinin konusu olabilir) bunu dile getiren uzmanlar baskı görüyor, işten atılıyor.
isveç'linin modern, insani görünme baskısı öyle garip bir hale gemiş ki, erkek ortadoğu ve afrikalı göçmen ergenler arasında, gençlik festivallerinde kızları taciz etme oyunları yaygınlaşmış. isveç'li erkekler ne mi yaptı? dev bir tepki olarak, "tecavüz etmiyorum" diye kol bandı taktı. mahkemeler politik doğruculuktan tecavüz davalarını hafife alıyor. gündelik örnek veremek gerekirse, geçen bir kız davası düşürülünce intihar etti. geçmiş yıllarda. bir kasaba halkı, tekerlekli sandayledeki bir kadına tecavüze karşı yürüdü diye ırkçı ilan edildi. karşısında ırkçılık karşıtı gösteri düzenlendi.
isveç'in suç oranlarının -açık sınıra kayan politiklaların kabul edildiği 2004 yılından itibaren- zıplaması tesadüf müdür siz karar verin. Bu arada oranların aralıklı, tartışmalı olduğunu farketmişsinzdir lakin isveç hükümeti bu konuda istatistik yapılmasının önüne geçiyor. üniversitelerde kriminoloji bölümlerinde bile bu tip çalışmaların yapılmasına engel oluyor. resmi veriler ise elbette tartışmalı. işte bilim toplumu.
bütün bunların ilk darbesi, adapte olmaya hazır, isveç değerlerini kabul etmiş, dügün vatandaş olabilecek göçmenleri vuruyor. gösteriş için taviz vermek, garibanı kurtarmak değil, ezmektir anlayacağınız.