1. eski bir kömünist gözüyle - 2

    4- yerel gerçekler...
    evet "kimsenin inancı ile işimiz yok!" dese/k/ de... komünizm dediğin ideoloji "materyalist"tir! "idealizm" yani içinde her hangi bir "inanca" ters bir ideolojidir. lenin de buna göre hareket etmiştir mao da!
    işin traji komik tarafı çinliler için senin benim bildiği anlamda bir tanrı/yaratıcı bile yoktur...
    hitler rusya içlerine girince sscb bile haklın psikolojik direnci yüksek olsun diye kiliseye falan gitmelerine o dönem ses çıkarmamıştır.

    bizde ise... o çocukların nenesi baş örter... sosyolojik bir olay gibi görmüş olsalar da senin benim kadar canı yürekten dostuyla akrabasıyla "bayramlaşırlar"dı. çünkü o "komünistim" diyen insanların bile kolay kolay söküp atamayacağı kadar yerleşmiş bir toplumsal kavramdı.

    hah işte buna kimse kafa yormadı... yorsa da çözüm bulamadı... kimi de "hele bir devrim olsun da sonra bakarız!" dedi.

    "bu çocuklar senin benim hakkımı savunuyor"... diyebilecekleri insanları "allahsız kitapsız"lar olarak gördüler. söyledikleri her şeye destek olabilecek iken düşman gördüler.

    ...
    bizim köyden bir "fakir baykurt" geçmiş... edebiyat öğretmeni imiş buralarda. annemin amcası bağnaz olmayan, içen, istabul görmüş bir eşrafmış mesela...
    korumuş kollamış... temiz de bir insan diye mesela... dayılarım falan, hele de bir tanesi eskinin sayılı komünistidir. ben bile aslında o dönemin bir yansımasıyım mesela neyse.
    büyükbabam namazını kılardı... dayımın allahsız kitapsız olduğunu da bilirdi ama... ya da ailedekiler... evi bir jandarma bastığında ya da bir 12 eylül'de korksalar da etseler de... oğuldu, abiydi... sevilendi. ve en azından bilirlerdi ki, kötü çocuklar değiller... söyledikleri, savundukları kötü değil. mafya değillerdi... şerefsiz değillerdi... hak hukuk bilirlerdi. bir de evlattır, abidir... atsan atılmaz satsan satılmaz, canındandı.
    (bkz: )
    ...

    baba tarafım biraz karışık... 6 kardeş düşünün... ikisi orta solcu... biri babam-polis/kaynı komünist... ikisi bir o yana bir bu yana kaymış.
    ikisi ülkücü. evde türkeş posterleri, mehter marşı kasetleri falan. ama en ilginci kişiye düşman değillerdi!
    ideolojiye düşmanlardı... her iki tarafda.
    birbirlerini tanırlar, denk gelince seksenlerdeki o iki tip gibi yeri geldiğinde kollarlardı. çekip vurmak iki tarafın bile aklına gelmezdi bilirdin.

    mesela o dayımın en büyük tespiti: "milliyetçiliği" mhp'ye falan bıraktı türk solu diye. haklıdır!
    özüne bakarsan "tam bağımsız türkiye"nin, "bağımsızlık" kavramının, "kimsenin uydusu kölesi olmayalım" ifadesinin milliyetçilikle ters düşen bir tarafı hiç yoktur.

    ama sağ cenahın da "hee lan" diyeceği bir şekilde ifade edemediler hiç.

    4b- 4.kuşak

    hiç bir devrim 4 kuşaktan öteye sürmez!
    "sittir len"... "ne diyon len değişik" diyecek olursa...

    ister rus devrimini ister maoist devrim, ister kuzey kore'yi ister türkiye'yi göz önüne alın genel hatları değişmez bir gerçekliktir.


    1. kuşak: devrimde/tarihsel olayda yer almış kuşaktır.
    2. kuşak: en doktrine olmuş kuşaktır! (hiç bir karşı devrim bu kuşakta yer alabilemez!) yeni bir düzen kurulmuştur... sen onun imkanları ile bir yerlere gelmişsindir... ve direk birinci elden anne-babanın seni o ideoloji ile yetiştirdiği kuşaksındır. etrafın bunlarla doludur vs.
    3. kuşak: bir yandan yeniliklere veya yeni ideolojilere veya hatta karşı devrimlere açıksındır ama duygusal bağın vardır.
    babam gibi... ilkokul öğretmenim gibi. çünkü hala dedenden büyüklerinden birinci elden duyup öğrendiklerin vardır. yani duygusal bir bağın.
    4. kuşak: benim.

    daha iyi anlaşılsın mesela...

    arşivler tüm dünyada 75 yıl sonra açılır! çünkü açıldığında kimsenin o olayla duygusal bir bağı kalmamış olur! yani kimse "way mına goduklarım bunlar mı yapmış lan?!" veya "böyle mi yapmışlar lan?!" demez...

    dedesi antep'in kurtuluşunda efsane olmuş şahin bey ile savaşmış adam tanıdım lan ben?! sen de yaşı olsun şu an 50!... şimdi bu adam eli baston yerine silah tutabildiği yaşa kadar çıkar savaşır antep için!
    ben dersen.... annannemin dayıları maraş'ta fransızla savaşmış! ulan insan bir duygusal bağ kurup gaza geliyor da...
    bana pek bir şey ifade etmiyor artık.
    ancak abd değil de fransızın tekrar antebe falan gelmesi lazım! ha bak o zaman "freeeedooommmm" deyip "son mohikan" mod on fransızlara girişebilirim belki!

    kemalist devrime bakarsanız da aynı...

    kuşak doldu...
    (objektif bir gözle bakaraktan)
    istiklal mahkemelerinde vs ya da devrimin kendilerine karşı olduğu insanların 3., 4. kuşaklarıdır erbakan ve sonrasındaki öğrencileri.

    ha karşı devrim denen bir kavram var... karşı devrim ise hah bu bir karşı devrimdir!

    ama sosyo-psikoloji aynı:

    1. kuşak: hapse girdi aşağılandı vs...
    2. kuşak:direndi... bir şekilde başa geçti. karşı devrimi gerçekleştirdi
    3. kuşak: hala islamo-ideolojiye bağlı ama canını feda edecek kadar değil
    4. bir yandan kök olarak bu karşı devrime bağlı ama hele de şu yüzyılda internet vs dersen... yeniliğe açık. yani dedesi, babası gibi risk göze alıp
    hele de hapse bu yüzyılda allah falan için hapse mapse girecek değil.

    islami karşı devrim dersek... şu anki durumu 4. kuşaktır! deist imam hatipliler kuşağı!

    kuzey kore dersen... 3 ile 4. kuşak arası... bir yandan rejim için ölecekler ile (propoganda + dış düşman etkisi hala canlı) (düşünsenize cumhuriyet yeni kurulmuş 40-50'lerde kim olduğu fark etmez bir düşman türkiye'ye dalıyor)...
    sovyetlerin yıkılışı yine aşağı yukarı bu kuşaktır.


    5. kuşak için geçmiş o denli bir şey ifade etmez!







    #161409 timoteus | 6 yıl önce
    0düşünce akımı