aklın bitip umudun başladığı yer. albert camus'a göre 'saçma'yla yani neden varolduğumuzu bile bilmeden ölümle sona erecek olan bir hayatı yaşadığımız bilinciyle baş etmenin 3 çeşidi var: 1. intihar. 2. umut yani din. 3. başkaldırı. yani insan bu anlamsızlık ve boşluk karşısında ya intihar eder ya da yaşamını öldükten sonra yaşayacağı daha iyi bir sonsuz hayat için araç olarak görerek dine tutunur ya da 'eeh ben de kendime göre bir anlam bulurum ya da bulamam her halükarda yaşar giderim, napalım ölelim mi *' der. umuda yani dine dönersek aklın sınırlarından sonra başlıyor. yani ölümden sonrasını bilmiyorsak bilmiyoruzdur. nasıl ki insanlığın ilkel zamanlarında bir gök gürültüsü, şimşek insanların aklıyla açıklayamadığı şeylerdi ve insanlar 'tanrılar bizi cezalandırıyor.' dedi, bu da öyle. halbuki günümüzden bakınca olay çok net: 'şimşeğin nedenleri bilinmiyordu.' biz de bugün aklımızın sınırlarının zorlandığı yerde, ötesini bilmediğimiz şeylerde 'bilmiyorum.' demek yerine 'bilmiyorum öyleyse bu tanrının işi olmalı.' diyerek dinlere sarılıyoruz.