1. bu ülkede yapılması artık bir lüks olan, sürekli "tükettiğim şeyleri kendim üretirsem, çok para harcamadan hayatımın eski düzenine devam edebilirim" mantığını gütmekten ötürü keyifle yaşama arzusunun dibini görmüş insanların boğazına çökmüş denilen canavarın engellediği eylem.

    birkaç yıl önce etil alkol ile metil alkol arasındaki farkı dahi bilmeyenler, şimdilerde, neredeyse eve laboratuvar kurup füzyon içki üretebilecek bilgi ve tecrübeye haiz. hangi etil alkol markasının içki üretiminde daha tutarlı tat verdiğini, su/etil alkol oranının 1,3-1,4 civarında kalmasının içilen içkinin neden olacağı akşamdan kalma etkisini hangi boyutlarda azalttığını, özellikle cin ve viski yapımında kullanılan esans (ya da aroma) kalitesi ülke çapında seviyesinin üzerine çıkamadığı için bu içkileri üretmenin "kendime yaptım, siz içmeyin" bahanesi arkasına -daha- ne kadar saklanabileceğini ve en hızlı şekilde üretilip içilebilecek hale getirilmiş içkinin hangi yan içeceklerle birlikte tüketilebileceğini birçok alkolsever biliyor. tekrarlayayım: sadece birkaç yıl önce bakkala girip "bi' büyük beylerbeyi, bi' torba buz, küçük bi' kalıp beyaz peynir ve birkaç avuç da tuzlu fıstık versene ergin abi" şeklinde sipariş listesi verdiğimiz günlerin ne yazık ki sonuna geldik. .

    sadece parası olanın "hanım gel, bi'kaç duble bi' şeyler içmeye gidelim" diyebileceği bir dönemdeyiz artık. cebime 200-300 lira koyup bir meyhaneye hatunla birlikte gidip hesabı öderken gerilmediğim zamanları hatırlıyorum. şimdi ise, bunu 1000 lira civarında yapabilmek belki mümkün olur. artık meyhaneler de, benim gibi, eskisi gibi sık dışarıda içemeyen insanları tekrar mekanlarına çekebilmek için "içkini al, gel" kampanyaları yapmaya başlamış. kişi başı 70 lira verip kendi getirdiğin alkolü içebildiğin yerler alsancak'ta dahi zibil gibi çoğalmış. demek ki, girdinin girişinde de yazdığım gibi, bi' mekana oturup içmek artık ciddi boyutlarda lüks ve zengin müşterilerin sayısı bile gitgide azalıyor.

    keyiflenme amaçlı olarak içmenin oldukça uzağına düşmüş (ya da hayat tarafından düşürülmüş) birkaç yakın arkadaşım var. biri etil işlerinden fena halde iyi anlıyor ama "ben o günü kafamda sileyim, yatağa yattığım anda uyuyabileyim diye içiyorum" mantığıyla içiyor. 1'e 1 su/etil oranında yaptığı rakıdan 4 duble içip yattığında, sabah kalkıp kendisine soru soran çocuğuyla gece oyunlar oynadıklarını hatırlamadığını anlatmıştı. günün en az 15 saatini ayakta geçirmek zorunda olduğu, 2 haftada anca 1 gün izinli olabildiği işinde de neredeyse 20 yıllık tecrübesi var. "banka değil ama bi' şeyler soymak zorundayız b'olm. geçmez böyle hayat" temalı çok fikir ürettik ama mahalle bakkalından çikolata çalmayı dahi vicdan azabı yapacak kadar yufka yürekli piçler olduğumuz için her beyin fırtınası sonunda gerisin geri götümüzün üzerine oturduk. böyle anlarda ise en güzel teselli, elbette ki beynin fazla çalışan kısımlarını içerek uyuşturmak. bu da lüks olunca, fazla çalışmaktan muhallebiye dönmüş beyinlere sahip, iş haricindeki zamanlarında zombiye bağlamış insanlar olarak hayatlarımıza devam etmek zorunda kalıyoruz.

    sıçam böyle hayata. ederi çift haneli liralarda dahi olmayan in 30 lira üzerine çıktığı bir dönemde yaşamayı hak etmek için odin'i çok kızdırmış olmalıyım. yılbaşından önce 1 (sonbahar gibi), yılbaşında da 1 olmak üzere önümüzdeki 3 ay içinde alkole 2 büyük zam geleceğini fısıldayanlar çok. işin kötüsü, büyük kısmı vergi olan, devletin bandrollü olarak sattırdığı market içkilerine geldiği kadar, etil alkolün satış fiyatına da dev zamlar gelecek gibi görünüyor. litresi 15-20 lira olan etil 1 litre olarak bulunamıyor, en az 5 litre olarak satın alabildiğinde ise en az 200 lira bayılıyorsun. evet, o bile pahalı ve evet, tekrar sıçam böyle hayata.

    edit: zamanında "ruhunu bana sat ve ortalama üstü bir maaşın olsun. ama bunu harcayacak enerjin ve zamanın kalmayacağı için bana kızma" mottosunu da sırtına alarak gençliğime çöreklenmek için uygun anı beklemiş plaza insanı olma fikri, girdiyi yazarken aklıma gelip durdu. sikko şirketler ruhumuzu son damlasına kadar emecek diye kendini bir adım geri çekerek uzak durmakla bir duruş sergilediğimi sandığım yerden, "içemiyoh" gibi oldukça basit bir nedenle geri dönecek değilim. aklımdan çık.
    #157901 lake of the hell | 6 yıl önce (  6 yıl önce)
    0eylem