ligin son maçının 84. dakikasında attığı penaltı golüyle küme düşme uçurumunun kıyısından güç bela kurtulabilmiş, bu seneki doğum gününü de futbolda türkiye'nin en üstte bulunan ligi olan sözümona süper lig'te kutlayacağı kesinleşmiş izmir'in gururu.
mke ankaragücü maçı, 6 yıl önce atatürk stadı'nda oynadığımız tavşanlı linyit maçını bütün bir hafta boyunca hemen hemen bütün taraftarlara hatırlattı. kendi evimizde ve berabere kaldığımızda dahi ligte kalabilecek bir durumdayken, 1-0 yenilmiş ve 2. lig'e yuvarlanmıştık. öncesinde ta amatör kümeye kadar yuvalanan takımı yakından takip etmiş taraftarlardan biri olarak, bugünkü maçta linyit maçında atatürk stadı'ndaki ruh halimleydim: karamsar, beklentisiz, umutsuz. ilk golü erkenden bulup öne geçtiğimizde de, 74. dakikada maç 1-1 olduğunda da, bitime 6 dakika kala penaltıdan tekrar öne geçip küme düşmeme adımını attığımızda da "maç bi' bitsin, öyle rahatlayacağım" diye sürekli telkinde bulundum kendime. gerilim filmlerinde de böyle geriliyorum; bazı kas gruplarım 1 hafta boyunca ağrıyor. bu seneki göztepe maçlarının hemen hemen hepsinde aynı kas ağrılarını yaşamama yetecek kadar gerilim aldım.
bursaspor'un malatya'da ilk 20 dakikada 2-0 öne geçmesiyle birlikte, bursalıların tamamen bizim maça yoğunlaştıklarını biliyorum. 1-1 ile de kendilerinden geçecek kadar adrenalin salgılamışlardır. 10 dakika içinde de küme düştükleri senaryonun içine tekrar yuvarlandılar ve sonuçta da küme düştüler. aynı durumu defalarca ve bazıları üst üste denk gelecek şekilde yaşamış bir göztepeli olarak, seneye süper lig'e geri dönmeyi başarmalarını istiyorum. eğer 1 sene alt ligte takılırlarsa, durumları daha da kötüye gidecektir. 15 yıl aradan sonra alt lig havası alacak olan, alt liglerin kokuşmuşluğunu ve gözden ıraklığına bağlı olan yapısal berbatlığını ilk kez deneyimleyecek olan taraftarlara sabır diliyorum. hem bursalılara hem de erzurumlulara hiçbir zaman küme düşmemiş, türkiye kupası hariç köy takımlarının topraktan bozma, 300 kişi kapasiteli orta çağ statlarında maç yapmamış (ki artık statü de değiştiği için süper lig takımlarından bu takımlarla kupada karşılaşma ihtimalleri oldukça azaldı), kendisini dev aynasına görmekten bıkmamış "büyütülmüşler"in nasihatlerini dinlememelerini diliyorum. mehmet sepil'in bugünkü maçlar bittikten sonraki açıklama ları da aynı şeyleri işaret ediyor.
en çok küme düşme korkusu yaşadığım sezonlardan birini öyle ya da böyle süper lig'te kalarak tamamladığımıza mutluyum. yeni sezonun transfer dönemi açıldığı zaman hedef belirlemeyi önceden masaya koymuş, "avrupa kupalarına katılma" ihtimalini artırmış, hem teknik kadroyu hem de oyuncu kadrosunu başarılı bir şekilde planlamış bir göztepe görme umudum, her sezon sonunda olduğu gibi, bugün de içimden taşarcasına varlığını sürdürüyor. henüz hiçbir şey başarmış değiliz. bugün ıssız kuytu köşelerin o leş gibi kokan tanıdık kokusunu iliklerimize kadar hissettik. belki şimdilik bertaraf ettik ama kendisini hatırlatan, her zaman orada olduğunu bağıra çağıra söyleyen riskli, kokulu karanlığı bundan sonra yaşamayacak bir yapılanmanın başlayacağını düşünüyorum. stat ocak ayında açılacak gibi görünüyor, torbalı'daki dev altyapı tesisi yapılmaya devam ediyor, tarihinin en iyi başkanlarından birine sahip futbol takımı dirayetli olup "hayır! eski günleri tekrar tekrar yaşamayacağım!" kararlılığını gösterebiliyor. takım için gelecek adına umutlu olma noktasında her şey var benim elimin altında.