Para harcamayı hem sevmediğim hem de bilmediğim için biriktirmek isterdim. Bir türlü de beceremezdim abim sağolsun. Çekmeceme girip alırdı sürekli. Saklamaya karar verdim ama yok. Kaçış yok. Ben öğlenci o da sabahçı olarak okula giderdik. Evde biri varken diğeri olmaz yani. Bunun da etkisiyle paramı nereye saklarsam saklayayım bulup alır akşama da "harcadım helal et" derdi. Ben de bir şey diyemezdim. -kilerdeki pirincin içinden aldım helal et, - babamın eski takım elbisesinin iç cebinden aldım paranı helal et - bilmem hangi kitabın kaçıncı sayfasındaydı aldım helal et. (Örnekler çoğaltılabilir ama sanırım ne çeşit bir terminatörle karşı karşıyayım anlamışsınızdır). Neyse bir gün aklıma bir fikir geldi. Madem en kuytu köşede bile bulabiliyor paramı, ben de en göz önünde olan yere saklayayım dedim. Onun çekmecesinde neredeyse hiç giymediği bir çorabın içine saklamaya başladım. Arada bir yine çeşitli yerlere yem atıyorum ki sakladığım yeri bulmasın. Her neyse bir iki hafta geçti para hafiften birikmeye başladı sevinçliyim. Bir gün baktım ki para yok. Sordum nasıl aklına geldi nasıl buldun diye ben almadım dedi. Bayağı tartıştık. bir ondan bir benden, yok iki taraf da inat. Akşama küçük kardeşim geldi. Abime dönüp "paranı çekmecenden aldım kız arkadaşımla yedim helal et ehehe" dedi. Meğer bana yaptığının aynısını kardeşime de yapıyormuş.