bilen biliyor, meta sözlük'ün ilk zamanlarıydı. haliyle benim de bir sözlüğün moderasyonunda görev aldığım ilk dönemlerdi. her ne kadar geçmişte irc servislerinde ircop, gerçek hayatta da müşteri hizmetlerinde yönetici olsam da sözlük bünyesinde ilk kez yöneticilik yapıyordum. heyecanlıydım. içimdeki zıpır ama bir o kadar da patavatsız insanı kontrol etmem gerektiğinin farkında değildim.
günlerden bir gün, yazar arkadaşlarımızdan biri moderasyon için "her işe burnunu sokuyorlar" minvalinde bir şey yazdı. ben de yorum kısmına "ya neremizi soksaydık" yazdım. bence çok komikti. otuz saniye geçmedi "yazara hakaret eden moderasyon üyesi" tadında bir başlık açıldı. tam hatırlamıyorum şimdi. sene 2014 sonuçta. 4.5 sene falan öncesi.
o süreçte yaşananlar, benim bugün sürdürmeye özen gösterdiğim tarzımı ve tavrımı oluşturdu sanıyorum. üstlendiğim sorumluluğu daha ciddi bir çizgide tutmam gerektiğini anladım. henüz samimiyet kuramadığım yazarlara karşı espriler yapmamaya çaba gösteren bir insan oldum. ama bu benim için ne kadar zor anlatamam. çünkü içimde sürekli lafı gediğine koymak isteyen, q7 ortasına gelişine vurup topu doksana çakmak isteyen bir canavar var. yaş ilerledikçe bu arzu azalacağına isabet oranı artıyor sadece.