hiç anlatmamışım şu güne kadar. ekşi'de yazıyordum. yazıyordum ama son zamanlarımda yazasım kalmamıştı. içerik hızla zayıflıyordu ve yazarak bunu engellemenin imkanı yoktu. çünkü durumdan memnun olmayanlar azınlıktı. her gün eklenen on birlerce içeriksiz girdinin yanında yazmaya gayret ettiklerimiz devede kulaktı. ve fakat interaktif sözlükler midas'ın kuyusu gibi. bir kez aklından geçeni dökecek bir kuyu bulmuşsan vaz geçemiyorsun. ama ekşi kuyusunun dibinde tefessüh etmiş bir eşek leşi var gibiydi. hem ağlarım hem giderim hesabı ortamdan pek hoşlanmıyorsam da bir şeyler yazıyordum. hoşnutsuzluğumu da. sonra bir gün bir mesaj geldi. meta sözlük diye bir sözlüğümüz var. nezih bir ortam oluşturmaya çalışıyoruz, buyurmaz mıydınız diye. bir bakayım dedim. metaya kayıt oldum. ekşi ile ilişkimi ise maslahatgüzarlık seviyesine indirdim. hakikaten de meta, öncesinde kapısından bakıp geri kaçtığım diğer alternatif sözlüklerden farklıydı. ekşi'nin ilk zamanları gibiydi. hani kaybolan eşeğini bulmuş köylü dayı gibi sevinmiştim. ne oldu peki, bir gün çat diye kapandı. elim böğrümde kalakaldım. uzun bir aradan sonra bir gün eski meta linkini tıkladım. nostalji yapıcam güya. lan!!! kulzos diye bir şey açıldı önümde. girdilere bakıyorum hem içerik zengin, hem üslup güzel. nicklere bakıyorum büyük kısmı meta'dan tanıdığım nickler. derhal kayıt oldum. sonrası işte gele gele geldik bu günlere.