işçileri; grev yaptığı için eleştirilen, "işe gidemiyoruz yaae" ile "neden sadece izmir'de grev yapabilen işçiler var ki" şüpheci suçlamalarını göğüslemeye çalışan, "ulan, bunlar da işçi, ben de işçiyim. sendikal hakların tahsis edilmesi için destek vermeliyim. toplu iş sözleşmesinin önemini anlamalılar" basit mantığıyla desteklenmesi gereken sistem.
sosyal medyada grevdeki izban işçileri o kadar yerildi ve eleştirildi ki, adamlar alsancak gar'ının önünde bordrolarını paylaşacak kadar yılmışlar:
tam biletin 3 lira olduğu, boktan artı para sisteminde elbette ki iadesi unutulan "artı para"ları cukkalayan, izban hattının yükünü azaltmak için diğer toplu taşıma enstrümanlarını hatlara eklemeyen (hatta, birçok izmir metro ve izban hattının geçtiği yerde otobüs bile yok artık) izmir büyükşehir belediyesi "patron"u aziz kocaoğlu, geçen hafta gene patronluk taslamış:
ayrıca, öyle bir bilgi kirliliği var ki; sanki işçiler %65 zam istemiş gibi gösteriliyor. izban işçilerinin bir kısmının bağlı olduğu demiryol-iş sendikası izmir şube başkanı %34 zam istediklerini açıklamış.
ben artı para sistemi ve özellikle ulaşıma getirilen son zamdan sonra yıldım. götünün rahatından başka hiçbir haksızlıklığa, hukuksuzluğa, acımasızlığa ve tiranlığa tepki göstermeyen izmirliler'in genel olarak hemen her şeye svihs dediklerini düşünüyorum (yoksa destek olurlardı). değil işçileri eleştirenlerin mantıksızlıklarını yüzlerine vurmak, işçileri bile savunmak istemiyorum. gene de, yaptıkları grevin doğru olduğu ve grevin de bir hak olduğu da unutulmamalı.
not: belli saatlerde çalıştırılan hatlar için de dava açılmış, bilirkişi raporu tutulmuş durumda (haber ). 3 gün sonra da "bu hatlar da çalışmasın" kararı çıkabilir. izban çalışmadığı için işe gidemeyenlere ben gene svihs diyorum. tepkinizi işçilere değil, ulaşımı bombok etmesinin üzerinden yıllar geçmiş aziz'e ve izban hattının bir kısmına sahip olan tcdd'ye; dolayısıyla devlete yöneltin.