biraz zor ulaştığım bir zirve oldu. haliyle bir hayli de yorgun geldim. bir de oradan geri döneceğim hesaba katıldığında düşük bir moralle giriş yaptım zirveye tuvaletten hemen sonra...
zirve hakkında şu şöyleydi bu böyleydi diye yazmayacağım. hemen her şey çok güzeldi. alkolün bazı olumsuz etkileri başkası adına utanmamıza sebep oldu zaman zaman. yine de güzeldi yaf.
ben yorgunluktan ve stresten olsa gerek çok fazla topa giremedim. masanın diğer ucuna geçtiğimde bir tane espri yapabildim onu da kimse duymadı güme gitti. ya da su terazisi nedir bilmiyorlar... bilemedim...
alışık olduğumdan çok daha farklı olarak benim için oldukça kısa süren bir zirve oldu bu. ve anladım ki kadıköy'e arabayla gelinmez. hani gelmesi bir dert, geldikten sonra arabayı koyacak bir yer bulması bambaşka bir dert. beşiktaş sıkışık falan değilmiş, onu anlamış oldum.
mekan çok güzeldi. erken gelebilsem gündüz manzarasını da görebilirdim ama gelemedim.
masaya baktığımda toplanan kitleye hayran kaldım. ne bileyim, hiçbir şeyi doğru düzgün yapamamış olsak da bu kadar güzel insanı bir araya toplayabildiğimiz için kendimizle çaktırmadan gurur duydum.
tadını alamadığım, cee deyip bıraktığım bir zirve oldu. geri dönmek zorunda olmak, sevdiğim insanları bırakmak çok üzücüydü.
laedri'ye emeği ve hediyeleri için tekrar çok teşekkürler.