bunlar var ya, çok acayip insanlar. ajan olarak 2 sene önce sızdım içlerine, gözlemliyorum falan böyle; ne yapıyorlar, ne ediyorlar, ne yiyor, ne içiyorlar. çok da bulaşmamaya çalışıyorum, anlamasınlar diye de vazife falan çıkartıyorum böyle arada kendime, işte ne bileyim dergi dediler atladım hemen. işte bana meşgale olsun da "ulan bu herif geldi öyle köşede durup konuşmuyor, etmiyor. ne yapıyor ki acaba" deyip uyanmasınlar diye. bir de tabi bu meşgalelerin süresini uzatıyorum ki, işimi bitirdim diye hemen başka iş kitlemesinler veya bu adam da boş boş takılıyor diye biletimi kesmesinler falan diye. mesela derginin işte ilk sayısını isa'dan önce yaptık, ikinci sayı milenyuma yetişiyor. zaten nasıl olsa bunların hepsinin zaman kavramları da bir değişik. bir arkadaş var mesela; ışık hızına göre işliyor saat onun için; ama mum ışığı. mesela sözlükle ilgili yapılması gereken bir iş var, tamam diyor zabahınan yaparım, aradan 1,5 sene geçiyor abartısız ve soruyoruz biz böyle "ne oldu o iş" diye, "zabahınan yabacam dedim ya" diyor. tabi o da haklı, hangi sabah yapacağını söylemedi mesela.
whatsapp gurubu var mesela, işte sözlük ele geçirilirse oradan birbirimize haber vereceğiz falan o maksatla kurulmuş. cuma günleri kimse resimli mesaj göndermiyor ama, söyleyeyim de; aklıma geldi. orada mesela sözlükle ilgili konuşmalar, tartışmalar oluyor. şimdi bir tanesi mesela bunların ak diyorsa, arada kara diyen mutlaka vardır. yani hiç öyle fikir birliği yok ha. hep bir tartışma, kavga falan. ya he de geç değil mi, ne uzatıyorsun. yok illa tartışılacak. işte sonra demokrasi olsun diye oylama falan oluyor, işte üç kişinin beşi ne derse o oluyor falan. ben hep aynı kişinin tarafını tutuyorum mesela, o ne derse kendi fikrim gibi onaylıyorum falan, ki iş uzamasın. okumuyorum çünkü neticede yazılanları. işte her gün bir girip search yapıyorum mesela gurupta "oylama" yazıp. varsa bir durum, ilk denk gelen ne yazmışsa ona veriyorum desteğimi. sonra tabi mesela destek verdiğim fikir hatalı olabiliyor bazen, o zaman ama çaktırmıyorum hemen diretiyorum. diyorum olmaz öyle ya, uzatıyorum falan. sonra diyorum işte, gidiyorum olm ben, yokum o zaman, çıkıyorum guruptan, modluğumu da silin falan. girdilerimi de siliyorum, sözlüğü de bırakıyorum. ama hemen çıkmıyorum, bekliyorum işte biraz belki birisi dur der falan. hesapta rest çekiyorum işte. sonra ama kaynıyor arada mutlaka, çünkü başka bir konudan tartışma olabiliyor yani, müdahil oluyorum o zaman hemen sanki hiç bir şey yokmuş gibi. anlamıyorlar o zaman, ya da birisi bir şey derse diyorum tamam geçti bir anlık kızgınlıktı diyorum. ama orada mutlaka böyle haksızsam da haklıymışım gibi zorlamaya devam ediyorum yani. yalnız dikkat ettim bunu bir tek ben yapıyorum, diğerleri yani show must go on durumu sözlük için.
şimdilik anlamadılar aralarına sızdığımı, öyle öyle takılıyorum. sanıyorlar ki moderatör aldık biz bunu. yok lan ne alakası var, kontrol paneli kullanmayı bile bilmiyorum daha. işte, arada girip fikir beyan edip incir çekirdeğini doldurmayacak konularda gerilim yaratıyorum ki varlığım hissedilsin, sanki faydalıymışım gibi gözükmeye devam etsin.