1. az sayıda haneye sahip bir apartman dairesinde yaşıyorsanız, hem alt katınızdaki hem üst katınızdaki hayatınızı zindan etmek için birebirdir. "çocuk bu, illa ki zıplayacak, hoplayacak" mantığının sona erdiği yer "ebeveynleri nerede bu çocuğun?" sorusunun akla geldiği an oluyor.

    üst katıma henüz 4-5 ay önce taşınan ve ilkokul yaşlarında bir çocuğu bulunan aile, oğlanlarının sünnet eğlencesini evde yaptı geçenlerde. pazar günü olması sebebiyle zaten bütün apartman sakinleri evlerindeydi ve evlerden oluk oluk kaçmaya başladık. bunun nedeni, eve 4 tane kabin getirmeleri ve son ses 'ın seçkin(!) eserleri çalıp oynayarak apartmanın bütün pencerelerini zangır zangır titretmeleriydi. korkunç bir baş ağrısıyla uyandığımda bu seslere maruz kaldım ben. bir süre kedileri sakinleştirdim ama olmadı. kaçıp gittim evden ben de. birkaç saat sonra geri döndüğümde, eğlence henüz bitiyordu ve sünnet çocuğu gayet keyifliydi. bunu görüp mutlu olmamak elde değil.

    alt katımda da ortaokul yaşlarının sonunda olan bir ergenella var. geçen yıl içinde bir gün eve yorgun argın geldim ve aklımda dinleyip rahatlamak vardı. bilgisayarı açıp winamp'ı çalıştırmamla evin içinde "bombayı oraya neden atıyorsun o... ç....?" diyen bir sesin yankılanması bir oldu. kedilerle birbirimize baktık, bi' bok anlamadık. kısa süre sonra "senin a.... a.... s.... lan, neden orda duruyorsun? yardıma gelseneeeee" sesi geldi. o sıralar üst katta kimse oturmuyordu, alt kattaki ergenella ise, ailesine tam bir zulüm olmaya karar verdiği yaşlara yeni girmişti. ebeveynleri çalışıyor, gittiği okul eve yakın, eve ilk gelen o oluyor. kulaklığı takıp vurdulu kırdılı oyunlardan birini arkadaşlarıyla birlikte oynuyormuş. ama şöyle bir ayrıntı var: odasının penceresi açık ve tüm mahalle bunun küfürlerini dinliyor. aşağı indim, zili çaldım; duymadı ya da açmadı. balkondan aşağı sarktım ve bağırdım. 10 dakika bağırdım, gene duymadı. son olarak apartmandan çıkarak oda penceresinden içeri taş attım. ilk birkaç taşta gene tepki gelmedi, sonra dikkatini çekebildim sanırım. kulaklığı takınca dünya'nın değişmediği, bambaşka bir yere gitmediği, halen başka insanlarla bir arada yaşamaya devam ettiği üzerine konuştuk.

    "çocuktur, ne yapsa yeridir" sözü doğru. ebeveynlerinin kendisine gösterdiği ya da yanında yaptığı her şeyi kopya ederek büyüyen bir canlı bu. önce ebeveynler yapmayı bilecek, çocuğa çevresine saygılı olması gerektiğini öğretecek. sonra çocuğa kızacak. bizim içinde bulunduğumuz coğrafya bin yıldır böyle çocuk yetiştirmiyor. bir bin yıl daha böyle gideceğini düşünüyorum.
    #110041 lake of the hell | 7 yıl önce
    0yakınlık derecesi