Eğer toplumsal denetim fikrini bir yerden gerçekleştirmeye başlamak istiyorsak bu talebimiz altın değerinde bir fırsatın değerlendirilmesi demek olacaktır.
Patronlara ya da şu veya bu özel teşebbüse yayıncılık yapma hakkı yasaklanırsa eğer ve bu hak sadece ÖZERKLİĞİ SAĞLANMIŞ üniversitelerin başını çektiği belli kurumlarla sınırlı tutulursa, ülkedeki siyasetçilerin pisliklerinin bir bir ortaya dökülebileceği bir denetim organı aktif bir şekilde çalışmaya başlar.
Hatta oluşturulacak üniversite meclisleri ve bunların tayin edeceği kurullar aracılığı ile üniversitelerin medya organları öz denetime de tabi tutulur ve olası yozlaşmaların önü kapatılmış olur.
Madem günümüzde en çok eksikliğini çektiğimiz ve aynı zamanda yolumuzu da açacak şey toplumun bürokrasi üzerindeki denetimidir, o zaman bu yolu açacak olan üniversite medyası olacaktır. Eğer üniversite medyasında toplumsal denetimi zirvesine ulaştırabilirsek bunu diğer bütün alanları kuşatarak da yapabileceğimiz ortaya çıkar.
Zamanla, TİB gibi interneti denetleyen kurumlar da üniversiteler arası koordinasyonu sağlayan organa bağlanabilir.
Özgür üniversite, özgür medya ve özgür ülke için destek verin!
şeklinde an itibari ile destek isteyen kampanyadır efenim! Destek verdim gitti.