mülteci kampındaki insanların durumlarını ve ışid vahşetini gözler önüne seren bir zülfü livaneli kitabı.
okurken kendinizi mardin'in tarihi dokusunda kaybetmenizle birlikte, yezidilik'in toplum tarafından haksız bir itibar ile tanındığının bilincine de varıyorsunuz.
aşk teması üzerinden ilerleyen kitapta kadınların, çocukların kamplarda uğradığı zulümlerin anlatıldığı kısımlarda gerçeklerin yüzünüze çarpmasıyla yüreğiniz paramparça oluyor.
kitabın bende bıraktığı tek eksik yanı, sonunun açık uçlu bir şekilde kafada soru işaretleri bırakarak bitirilmiş olması. bunun dışında gayet akıcı ve birkaç saat içinde bitirebileceğiniz bir kitap.