1. 'nin 2004 yılında yayımlanan ilk albümü "nihayet"te yer alan bir şarkıdır. zeynep casali'nin çıkış şarkısı bu şarkısıydı diyebiliriz.


    m.youtube.com/...


    seninle bir daha aynı yolda yürümem
    seninle yürüyene yolda tuzakların var
    bir daha asla dokunmam tenine
    senin teninden önce duvarların var
    ben o duvarlara çarpa çarpa
    nasır tuttum
    ağlaya ağlaya
    yosun tuttum
    derin bir nefes alır gibi batıyoruz
    yükümüz ağır
    yeni bir söz söylemek için
    ölmek mi gerekir
    hadi bir cesaret
    sen de taşın altına koy elini inadına inadına
    sevişmeli bağır çağır


    söz-müzik: sezen aksu, alper nalman, fettah can
    düzenleme: sınan akçıl
    davul: volkan öktem
    bas gitar: ismail soyberk
    akustik elektro gitar: can şengün
    çello: timur atasever
    yaylı grubu: gündem
    #6554 ma icari | 8 yıl önce (  6 yıl önce)
    0şarkı 
  2. "bütün duvarlar gibi iki anlamlı, iki yüzlüydü. neyin içeride, neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıydı."

    mülksüzler/ursula k. le guin

    ***

    “Bir duvar inşa etmeden önce, içeridekiler için mi, yoksa dışarıdakiler için mi olduğunu bilmek isterdim.”

    robert frost
    #9577 ma icari | 8 yıl önce (  5 yıl önce)
    0genel terim 
  3. 'ın "koca bir yaz" adlı eserinde yer alan şiiri.

    *****

    kireç badanalı duvara
    kömürle adını yazdım
    bir gemi resmi çizdim üstüne
    balıklarını dizdim
    gemi aldı götürdü seni
    tükürdüm mavisine
    sildim denizlerini bozdum
    #35448 kesret | 8 yıl önce
    0şiir 
  4. (bkz: )
    #58090 laedri | 7 yıl önce
    0kitap 
  5. şiiridir. isimli albümünde kendisi seslendirmiştir.

    dinlemek için;
    www.youtube.com/... bu şiir ikinci dünya savaşı içinde kahredilen bütün dünya duvarları için yazılmıştır.-

    ben bir duvarım hiç güneş görmedim
    sen hiç güneş görmemiş bir başka duvar
    yüzümüz benek benek tahta kurusundan
    ve sinemiz baştan başa ak üstünde karalar
    - kelepçeden kahroldu kahroldu bileklerim
    - sıyrılıp çıktım artık ölüm korkusundan
    - dilim dilim sırtımdaki yaralar
    ben demirbaşım sığır siniriyle dayak yedim
    biz de duvarız dinliyen duyan düşünen duvarlar
    bizim kucağımız terkedilmiş bir yatak gibi kirli soğuk
    ve bizim kucağımızda kasırgalı insanlar

    yüzündeki deniz parlaklığıyla durur hatıramızda
    o çocuk yumruklu dev o dev yumruklu çocuk
    o zaman mayıs'tı yağmurlar başımızda
    bir cumartesi akşamı girdi kapımızdan
    gözlerinde kıpkızıl diken diken öfkesi
    adeta birden bire aydınlandı zindan
    onu böyle görünce nasıl da korkmuştuk
    sapından fırlamış bir balta gibi çehresi
    ve omuzlarında delikanlı gölgesi

    o zaman mayıs'tı yağmurlar başımızda
    o sırt üstü yatağında yatardı
    sımsıcak gözleri şimdi bile aklımdadır
    bir sana bakardı bir bana bakardı
    dışarda tabiat mevsimin en çıngıraklı ayındadır
    toprak ana bütün zincirlerinden çözülmüş
    sabahlar akşam üstleri manolya gibi parlak
    tarlaların yüzü gülmüş
    işte her akşam geçtiği denize çıkan sokak
    ah işte annesi annesi sevgilisi

    işte biz dinliyen duyan düşünen duvarlar
    işte o çocuk yumruklu dev o dev yumruklu çocuk

    dışarda tabiat mevsimin en çıngıraklı ayındadır
    bizim kucağımız terkedilmiş bir yatak gibi kirli soğuk
    o bir kaç defa kartal gibi gitti kartal gibi döndü
    çığlıklarını değil kırbaç sesini duyduk
    biz duvarız neyleyim gözlerimiz ağlamayı bilmez
    onu bir gece sabaha karşı büsbütün götürdüler
    kendi gitti ismi kaldı yadigâr bağrımızda
    o zaman mayıs'tı yağmurlar başımızda

    ya biz idam duvarıyız karşımızda çok insan öldürdüler
    onlar hep döküldü biz hep ayakta kaldık
    temelimiz kanla beslendi ama nedense uzamadık
    öyle bakmayın bu yaralar şerefli yara değil
    getirirler vururlar biz öyle dururuz
    yağmurlar gözyaşı bulutlar mendil
    elimizden ne geldi de yapmadık
    ah öyle bakmayın utanırız kahroluruz

    onlar hep döküldü biz hep ayakta kaldık
    bir mayıs sabahı toprak rezil gök rezil
    yıldızlar küfür gibi yüzümüze tükürür gibi
    şafak sancılarıyla iki büklümdü ufuk
    ve simsiyah çamur gibi bir manga ortasında
    siyaset meydanına geldi dev yumruklu çocuk
    bulutlar eğilip alnının terini sildiler
    ve mermiler birdenbire ölümü getirdiler

    o düştü biz yine ayakta kaldık
    halbuki ne kadar yorgunuz
    öyle bakmayın bu yaralar şerefli yaralar değil
    ah öyle bakmayın utanırız kahroluruz
    #109463 Tukenmekte olan kisi | 7 yıl önce
    4şiir 
  6. Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem.

    Örnek kullanım: Bir duvar onarılır öteki çöker, ardından dam akardı. (L. Tekin)
    #122595 tdk | 6 yıl önce
    0genel terim 
  7. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel.

    Örnek kullanım: Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir. (Y. Z. Ortaç)
    #122596 tdk | 6 yıl önce
    0genel terim 
  8. Sonuç alınamayan yer.
    #122597 tdk | 6 yıl önce
    0genel terim 
  9. .

    Örnek kullanım: iki arkadaşın arasında aşılmaz bir duvar vardı.
    #122598 tdk | 6 yıl önce
    0genel terim 
  10. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.
    #122599 tdk | 6 yıl önce
    0spor terimi 
  11. bir şeyleri bölmek veya kapatmak için değil de bazen sadece kendi için orada duran duvarlar vardır. bunlara prensip deriz.
    2genel terim 
  12. değişime kapalı, dinlemeyen, belli düşünce kalıplarının sahip ve bunların dışına çıkmayan insanlar için kullanılan ifade.

    duvarla konuşma rehberi.

    merhaba duvar
    tık tık
    iyiyim duvar sen nasılsın?
    tık tık
    hoşçakal duvar
    tık tık.
    0genel terim