1860 yılında inşa edilmiş Türk siyasi tarihinde önemli bir yere sahip köşktür. Uşakizade ailesi tarafından yaptırılan köşk bir zamanlar arazisi denize kadar indiğinden yalı olarak anılırdı. atatürk'ün İzmir'in kurtuluşundan sonra (14 Eylül 1922) gelip başkomutanlık karargahı olarak kullanmasının yanında latife hanımla nikahına da ev sahipliği yapması açısından büyük önem taşır. 1923 yılının Ocak ayında İzmir'de yaşayan annesini kaybedince İzmir'e gelen atamız, bi onbeş gün kadar sonra latife hanımla nikah masasına oturmaya karar vermiş. O zamana kadar kadınların nikah yapılan odada bulunması mümkün değilken, latife hanım'ı salih bozok temsil etmiş nikah sırasında ancak centilmen atamız masadan kalkıp yan odadan Latife hanım'ın elinden tutup nikah kıyılan odaya getirmiş ve latife hanım yanındayken nikah kıyılmasını istemiştir. Şu an kıyılan nikahlarda kadının, sevdiği erkeğin yanında oturması işte o güzel anın bir neticesidir.
uşakizade ailesine ait olup da günümüze değin gelen üç köşkten biri. diğerleri İzmir yangını ve imar çalışmalarında yok olmuş.
Uşakizadelere ait diğer köşk, göztepe'nin ezeli rakibi karşıyaka'dadır. Bu köşk ayrıca zübeyde hanım'ın son günlerini geçirdiği ve 14 ocak 1923'te öldüğü yapı, bugün müze olarak kullanılıyor. Diğer bir Uşakizade köşkü de basmane oteller sokağında. uzun yıllar otel olarak kullanılmış, bugün yeni sadık bey oteli olarak biliniyor. Bugün metruk imiş. www.youtube.com/...
atatürk'ün ilk defa 14 eylül 1922'de geldiği ve İzmir'de kaldığı sürece misafir olduğu, Göztepe'deki köşk.
9 Eylül'de kurtarılan izmir'e Atatürk ertesi gün, yeterli güvenlik önlemi alınınca girer. İlk etapta kendisi için Karşıyaka'da Alatini Köşkü hazırlanmıştır. Buranın özelliği, yunan kralı Konstantin'in de İzmir'e gelince misafir olmasıdır. Muhtemelen Türk bayrağına basıp geçtiği yer de burası olacak ki, bu eve girişinde Mustafa Kemal'den de Yunan bayrağına basması istenir, ama o asla böyle şeyleri kabul etmez. Daha sonraki sahipleri olan İplikçizadelerin adıyla da anılan, bugün ayakta olmayan köşkün yıkımı sırasında çekilmiş bir fotoğraf için bkz: kentstratejileri.files.wordpress.com/... Köşkte Yunan kralının kaldığı dönem, kapıdaki evzon korumaları görülüyor: www.egedesentez.com/...
salih bozok, imbatta gelen yosun kokusunun Atatürk'ü çok rahatsız ettiğini ve hemen ertesi gün Atatürk'ün farklı bir ev arayışına girdiğini nakleder. İşgalden hemen önce, Atatürk'ü karşılamak için ailesinin bulunduğu fransa'dan dönen, dönüşünde birkaç gün Yunan inzibatları tarafından casus suçlamasıyla işkenceye maruz kalan Latife ilk kez bugün davet göndermiş olmalı. Ancak Göztepe'yi nedense pek beğenmeyen Atatürk, 12 Eylül'de 1. Kordon'da bir yalıya taşınır. Bu binanın yangından kurtulup kurtulmadığını bilmiyorum. Belki de Latife Hanım'la ayrıldıktan sonra İzmir' e gelişlerinde kaldığı, sonra kendisine hediye edilen, bugün de müze olarak kullanılan naim palas'tır.
Tam da ertesi gün büyük İzmir yangını patlak verir. Alevlerin kordon'u tehdit etmesi üzerine güvenlik açısından önerilen diğer ev olan Uşakizade Köşkü tekrar gündeme gelir. Latife Hanım'ın çok titiz bir ev hanımı, kültürlü bir kişilik olduğu, zaten babaannesiyle yalnız oturduğu köşkün ayrı bir bölmesinde kaldıkları için misafirleri de pek rahatsız etmeyecekleri ifade edilir ve Atatürk 13 veya 14 Eylül'de köşke yerleşir. Tarihleri aldığım Kaynakçalı Atatürk Günlüğü'nde 13 Eylül gecesini de Karşıyaka'daki ilk köşkte geçirdiği yazılı, diğer kaynaklarsa 13 Eylül'ü taşınma tarihi olarak almış.