eski istanbul yapılaşması ahşaptı ve yangın eksik olmazdı. bu yangınlarda hemen haberdar olup müdahale edebilmek için 1749 yılında bir gözlem kulesi inşa edilmiş. kule ahşap, 1756 yılında bir yangın bu kuleyi de yakıp geçmiş. sonra tekrar yapılmış, tekrar yanmış. yangının insafı yok. günümüzdeki kule ıı. mahmut döneminde balyan ailesinin bir mensubu senekerim balyan'a yaptırılmış. eskiden kulenin renkli ışıkları vardı. akşamları mavi yanıyorsa ertesi gün hava açık olacak demekti. sarı sis, kırmızı kar, yeşil yağmur demekti.
yassah hemşerim zihniyetinin kalelerinden biri olarak türkiye'nin utanç kaynağı olan kule.
elalem 50 yıllık binaları tarihi eser olarak pazarlar, dandik dundik yerleri turistlere pazarlayarak deli gibi para basar, sen şu 21. asırda böyle bir kuleye adam sokmazsın. bu ne rezillik, bu ne aymazlık? millet amerika'da ticari gökdelenlerin tepesine gözlem yeri yapmış, biletini elini öpene 50 dolara satıyor ve paraya para demiyor.
üstüne bir de o kulenin, binanın hediyelik eşyalarını, tişörtlerini satarak dünyanın parasını kaldırıp bütün dünyaya da reklam ediyorlar. sen ne yaparsın? kapısına bir 'yassah hemşerim' diker, vatandaşını ve gelen turisti muhteşem istanbul manzaralarından mahrum eder, dünyanın yüz karası olursun. ne olur şunu ziyarete açsanız?