Geçenlerde elimden geldiğince aktardığım flaman ressam (bkz: hieronymus bosch) ve kısa hayatından sonra, bağımlısı olduğum flaman ressamlardan devam etmek istedim. ancak bahsedeceğim eser benim için sanatçısından önce geldiğinden, ona ayrı bir başlık açmayı uygun buldum. elbette daha sonra sanatçısını da meraklısıyla ayrıca inceleriz. Evet;
the descent from the cross, türkçe'de "Çarmıhtan indiriliş" adıyla bilinmektedir. rogier van der weyden tarafından 1435 yılında brüksel'de yapılmıştır.
önce resmi şuraya ekleyeyim ki birlikte bakalım sevgili dostlar;
www.sartle.com/...
sanat tarihinin en dokunaklı tablolarından olan bu büyüleyici eserde ilk önce, kendi favorimin en sol, en arkada bulunan, beyaz örtülü, ağlayan,acı içindeki kadın olduğunu belirtmek isterim. üç meryemler diye bilinen gruptan olan kadın, çektiği acıyı içinize işleyecek kadar iyi hissettirmektedir. resmi büyütürseniz bu ağlayan kadının gözyaşlarının gerçekliği, burnunun kırmızılığı, örtüsünün kıvrımları ve örtüsündeki iğne, sizi de benim kadar etkileyecektir eminim.
buyrun;
www.google.com/...
esere geri dönelim,
kabaca özetlemek gerekirse; bir suçlu gibi iki hırsızla birlikte çarmıha gerilen İsa'nın, çarmıhtan indirilmesini anlatmaktadır.
normal şartlarda bir suçlunun gömülmesi mümkün değilken, isa'ya inanan, üst düzey yahudi aramatyalı yusuf'un, (joseph of aramathea) ismi pek bilinen kudüs valisi pontius pilate'den özel izin alması ile, bu kişiler ve onların hizmetkarları eşliğinde isa çarmıhtan indirilir.
fazla bu tarz bilgilerle aklınızı karıştırmadan resme dönmek istiyorum elbette ama, yusuf yani joseph resimde önemli bir figür olduğundan bahsetme gereği duydum.
kırmızı siyah giysiler içindeki kişi bahsi geçen yusuf'tur. en arka plandaki çarmıha dayalı merdivenin üzerindeki bir hizmetkardır ve ressam biraz gizemli olmasını tasarlamıştır. güzel bir yanılsama sunan bu figür, resmin 5 kademesinin en arkasını oluşturur. Bu figür isa'nın bedeninden henüz çıkan çivileri sağ eliyle tutmaktadır.
isa'nın ayaklarından tutan kişi tıpkı yusuf gibi, üst düzey yahudilerden nicodemus'tur.
fark ettiğiniz gibi isa'nın bedeni resmin merkezindedir, buradaki önemli ve özenle çalışılmış nokta, ölü oğluyla aynı beden duruşuna sahip olan meryem'in de tıpkı oğlu isa gibi, aynı şekilde durması ve ikisinin de vücut şekillerinin bir haça benzemesidir. bu duruş şekli ana oğul arasındaki duygusal bağın yanı sıra, yetenek deryası ressamın arzu ettiği ahengi de oluşturmaktadır.
meryem'i tutan kırmızılar içindeki kişi evanjelist yahya'dır. İsa ölümünden önce annesini yahya'ya emanet ettiği için, bu tarz resimlerin hemen hemen hepsinde yahya'yı görebilirsiniz.
ilk başta bahsettiğim üç meryemler burada da görülmektedir. bir tanesi isa'nın dirilttiği kız kardeşi olan bu grup, bazı resimlerde üç, bazen iki bazen de daha fazla sayıda resmedilir.
eserin en sağ tarafındaki ellerini birleştirmiş figür magdalalı meryem ve en solda bulunan yahya ile resim sanki bir parantez arasında gibi çizilmiştir.
262 cm'ye 220 cm ölçülerinde olan sanki bir kutunun içi gibi esere ressam, nerdeyse gerçek boyutlarında on muhteşem insan figürü sığdırmıştır.
arka sağda, elinde bir merhem kavanozu tutan hizmetkar, bize isa'nın krallara yapıldığı gibi merhemle ovularak defnedileceğini işaret eder.
tıpkı üç boyutlu bir kitaptaki gibi arkadan öne doğru beş kademede işlenen resim perspektif adına bir şaheserdir.
Resmi, aziz george okçuları loncası sipariş etmiştir. bu sebeple van der Weyden, okçulara gönderme yapmak adına resmin köşelerine altın bezemeler halinde küçük arbaletler eklemiştir. ve yine isa'nın bedeni de haç görüntüsünü, okunu fırlatmış bir yay şeklinde vermektedir.
resmin solunda yahya'nın ayağının altında bulunan kuru kafa hem ölüme bir gönderme yaparken, hem de isa'nın kuru kafa yeri olarak adlandırılan "golgotha" da çarmıha gerilmesine de atıfta bulunur.
resimde stigmata olarak adlandırılan isa'nın yaraları çok taze ve kanamaktadır. kafasındaki taç da aynı şekilde başından sızan kanlara sebep olmuştur. resmin çözünürlüğü yüksek bir şekilde incelenmesi daha keyifli olacaktır zira birçok detay buradan pek görülemiyor.
eserin yanlarında da panellerin olduğu düşünülmektedir, ancak bunlar günümüze ulaşamamıştır.
şu an İspanya'nın madrid şehrinde museo del prado'da sergilenmektedir.
ispanya'ya nasıl ulaştı bilin bakalım, daha evvel bahsettiğim bosch'un resimlerine de merak salan ispanya kralı 2. philip yüzünden.
adam nasıl sanat aşığıysa bu resmi bile elde etmiş efenim. adını da elde ettiği eserler dışında pek duymadım zaten.
ben de onun gibi bir tip olurdum herhalde. param var, zaten kralım, daha ne.