1996-97 sezonunda başlayan profesyonel futbol hayatının büyük kısmını memleketi hatay'da geçirmiş, futbolculuğunda döneminin kalburüstü orta sahalarından olan, emekli olduğu 2008-09 sezonundan neredeyse 10 yıl sonra hatayspor'da teknik direktörlük yapmaya başlamış, geçen yılın kasım ayından beri de kariyerinin zirvesi olan göztepe'deki teknik direktörlük görevini sürdüren, 1976 doğumlu teknik direktör.
hatayspor'u önce 2. lig'ten 1. lig'e, ardından da 1. lig playofflarına taşıması şu ana kadar yaptığı en büyük başarılar. hatayspor'un oynadığı oyunla ilgili yapılan analizlerde, orta saha dengesini iyi kurduğu, futbolculuğunda adından önce dile getirilen "savaşçı" etiketine sahip en az 1 orta saha oyuncusunu ilk 11'e daimi olarak monte ettiği, hücum hattındaki oyuncularından sürekli pres istediği, hücum varyasyonlarında illa ki kanat forvetlerin ceza sahasına girme zorunluluğu aradığı ve takımın gol silahlarının sadece tek bir özelliğe sahip olmasını istemediği ("sadece kafa vuruşu iyi" ya da "sadece bitiriciliği iyi" gibi) ayrıntılarını okuduk. göztepe'nin eski futbolcuları mirkan aydın ve gökhan karadeniz'in hatayspor'da yıldız haline gelmesi de, gene palut'un oyun planına sadık kalmalarından ileri gelmektedir. ayrıca kubilay sönmez, selim ılgaz, hamza gür ve sinan kurumuş gibi yetenekli gençleri de parlatan isim olmuştur. hatay'da adı halen "yenilikçi ve genç teknik direktör" olarak anılmakta.
seviyesini yükselttikten ve göztepe teknik direktörü olduktan sonra ise, teknik direktörlüğünde şu ana kadar geldiği yer bile sorgulanmaya başladı. göztepe'nin çalkantılı, eksik ve yanlış kadro planlamaları ile taraftarların "aşiret" olarak nitelendirdiği futbolcu gruplaşmalarının önünü kesemediği gibi, kafasındaki oyun planını neredeyse hiçbir maçta sahaya yansıtamadığına şahit oldum, olduk; oluyoruz. orta saha dengesini tek bir savaşçı orta saha ile kotarmaya çalışmaya devam etmesi ya "hücum zenginliğinden feda etmek" ya da "orta sahanın baskı yapmada zaaf yaşamasına neden olmak" şeklinde gerçekleşti. saplantılı 4-2-3-1'inden hiçbir durumda vazgeçmemesi, göztepe taraftarını bezdirmiş durumda. hatayspor'da kubilay-caner hüseyin bağ ya da nimaga/diallo-caner hüseyin merkez orta sahasının iş yapmış olması aynı formasyonun göztepe'de de işleyeceği anlamına gelmediği gibi, sürekli tek bir savaşçı orta sahanın adeta amele gibi her yere yetişmesinin beklenmesi ve görev sorumluluğunun tavan yaptırılması da çözüm olamıyor. formasyon değişikliği umudunu çöpe atan taraftarın artık kendisinden tek beklentisi, oyun yapısına dair radikal değişiklikler yapması, türkiye'nin futbol olarak en üst klasmanında yer alan göztepe'yi hatayspor'da oynattığı gibi oynatmaması.
takım içi dengeler söz konusu olduğunda etliye sütlüye karışmayan bir görüntü çizen palut, korkunç giden, sürekli puan alamamayla karşılaşılan dönemde de istifasını vererek takımı kendi haline bırakmayı seçmiştir. mehmet sepil yönetiminin şu ana kadarki başarılı işlerinden biri olan "bu işi sen bu hale getirdin, temizleyecek olan da sensin" yorumuyla birlikte reddedilen istifası sonrası, palut'un değişim ve gelişim sözü verdiğini de hatırlıyorum. kadro planlamasını geçen yıla göre daha tutarlı yapmış olan bu yılın göztepe, palut yönetiminde 5 maçtır kazanamıyor. "pandemi sezonu bu, o kadar olur"cuların hemen işbaşı yapıp sosyal medyayı pembe pudraya boyadığı bir dönemde, maç boyu tek şut çekmiş (ve o da kaleyi tutmamış) bir takımı "dinamizmimiz iyiydi ama son vuruş ve son paslarda beceriksiz davrandık" diyerek açıklamaya devam etmesi, göztepe'yi yıkıma doğru götürecek. hatalarından ders almak bir yana, göztepe taraftarının kendisi adına söylediği "stajyer hoca" etiketini de yırtıp parçalaması gerekiyor. umarım ben yanılırım ve bir stajyer hoca "büyük hoca" olarak kendi kabuğunu parçalayabilir. bu konuda pek umudum yok.
odin, palut'un gittiği yolu ve bizim yolumuzu açık tutsun.