-
"savaş vadisi", türkiye'de 25 kasım 2016 tarihinde vizyona girmiş, 2016 yılı abd yapımı biyografi-tarihi-dram nitelikli film.
filmin yönetmeni: Mel Gibson
oyuncular: Andrew Garfield, Teresa Palmer, Sam Worthington, Luke Bracey, Hugo Weaving
filmin konusu:
-- spoiler --
Amerika Birleşik Devletleri'nin 2. Dünya Savaşı'na girmesinin ardından Desmond T. Doss (Andrew Garfield) da birçok Amerikalı gibi orduya katılmaya gönüllü olur. Ancak dindar bir Hıristiyan ve bir pasifist olan Doss, savaşta insan öldürmeyi ve herhangi bir şekilde silah kullanmayı reddetmektedir, onun yerine savaş alanında yaralıları kurtararak hizmet etmek istemektedir. Bu tavrı hem komutanları, hem de asker arkadaşları arasında ilk başta çok sert tepkiyle karşılanır, askeri mahkemeye bile çıkar. Ancak Doss, son derece sert bir eğitimden geçip, kendi hayatı pahasına silahsız bir şekilde savaş alanına gitmeyi çoktan göze almıştır.
ABD Başkanı Harry Truman tarafından Onur Madalyası'na layık görülmüş bir vicdani retçinin öyküsünü sinemaya aktaran "Savaş Vadisi" filmini Mel Gibson yönetiyor.
-- spoiler --
filmin fragmanı -
filmden çok güzel bir tespit niteliğinde replik:
savaşlar hayatlarımızdan vazgeçilerek kazanılmaz. -
mel gibson'ın içinde yer aldığı yapımların birçoğunda (gallipoli*, air america*, braveheart*, the patriot*) milliyetçiliğin damardan verildiğini fark etmeyenler için hoş, fark edenler içinse yavan 2016 yapımı hollywood filmidir. gişesi berbat bir seviyede kalmış, ses ve film kurgusu dalında 2 oscar almıştır. mel gibson gibi bir adınız varsa, gerçek bir hikayeye sırtını dayamanız, 2 adet heykelcik ile ödüllendirilmeniz için gayet yeterli bir sebep oluyor işte gördüğünüz gibi.
vicdani retçi* bir gencin (ki doğup büyüdüğü yer de virginia'dır. gayet milliyetçi olduklarını biliyorum. yamuluyorsam söyleyin, değiştireyim) vatani görev aşkıyla askere yazılması ve japonya'nın okinawa'sına giderek burada kahramanlıklar yapmasına yer veriliyor. vicdani retçi olan bir insanın "japonya'da ne yapıyorum ben?" dememesine çok takılmıştım ben ama sonra unuttum filmi izlerken. çünkü filmin asıl amacı şu: "birazdan nasıl fedakârlıklar, nasıl kahramanlıklar izleyeceksiniz; aklınız duracak. mantıklı düşünmeyi bırakın ve mendillerinizi hazır edin." şu film gerçek bir hikayeyi anlatmasa ve yazılı senaryo halinden başka bir kaynaktan beslenmese, izlemezdim ama 2. dünya savaşı'nın pasifik cephesi ile ilgili hemen hemen hiçbir şey bilmediğim için merak edip izledim. izlemez olaydım.
ne imdb puanı ne kazandığı haksız oscar heykelcikleri; ne mel gibson'ın milliyetçilik ve militarizmden beslenen bir insan olması ne de andrew garfield'ın en iyi oyunculuk performanslarından birini canlandırması sizi bu filmi izlemek için heyecanlandırsın. 2. dünya savaşı ile ilgili bilmedikleriniz çoksa ve pasifik cephesi ile ilgili biraz bilgi açlığı çekiyorsanız izleyin. bunun dışındaki bütün nedenleriniz sizi filmden uzaklaştıracaktır.
peşin notlar:
1- amerika, okinawa'daki bu tepede savaştıktan 3-4 ay sonra hiroşima ve nagazaki'ye atom bombası atmıştır. filmde bununla ilgili hiçbir şey yok tabii.
2- filmde japonların savaşta güya "insanlık dışı" davranmalarına bolca atıf yapılıyor. özellikle okinawa'yı elinde tutabilmek için intihar görevi üstlenen ve bir çeşit "yer kamikazesi" halinde amerikalılar'a saldıran japonlar'a adeta birer ogre, birer troll muamelesi yapılmış. tepeyi tutmak için elinde başka hiçbir çözüm yolu kalmamış japonlar'ın yaptığı bizim çanakkale'ye benzemiyor mu?
3- madem ki desmond doss bu kadar ünlü ve üzerine film çekilebilecek kadar kahramanlık mertebesine ulaşmış birisi, e biz neden halâ sandıkçı şükrü gibi halk kahramanlarının hikayesini sinemaya taşıyamıyoruz? insan üzülüyor.
spoiler uyarısı da koyacaktım ama koymayayım. aksiyon seven izleyiciler izlesin sadece. -
Filmdeki karakter 10 emire bagli kalmaya calisan (bkz: yedinci gün adventistleri) bir adventisttir.