türkiye'de en çok kayseri (pınarbaşı) ve sivas civarında bulunurlar. konuştukları dil kabardeyce, diğer çerkes dilleri gibi oldukça zor ve yoğun bir dildir. bir sürü sürtünmeli sessiz harf var. ingilizcedeki -th sesinin farklı varyasonlarını düşünün. mesela sürtünmeli -s sesi falan var. çok fazla ünsüz harf var gerçekten.
alfabe olarak kiril alfabesi kullanılması ve göç ettikleri coğrafya neticesiyle bazı insanlar rusça ile akraba bir dil olduğunu zannederler. kuzey kafkas dillerinin (ubıhça,abhazca,kabardeyce vs...) rusça ile hiçbir alakası yoktur. bu diller birbirleri ile bağlantılıdır, ancak her ne kadar çok yakın coğrafyada çok çok uzun yıllardan beri birlikte yaşasalar da birbirlerine çok yakın diller değillerdir. yarı kabardey, yarı abhaz bir aileden biri olarak bunu doğrulayabilirim. rahmetli babaannem kabardey, rahmetli dedem ise abhazdı. dedem ve babaannem kendi anadillerinde iletişim kuramazlardı. dedem kabardeyce de konuştuğundan ve doğal olarak her ikisi de türkçe bildiğinden iletişim sağlayabiliyorlardı.
kabardeyler'in anavatanı (bkz: kafkaslar)'ın zorlu koşulları ve bir hayli dağlık bir bölge olması neticesiyle yemekleri ağır ve yüksek kalorilidir. genelde et ve süt kullanılır. hamur işi yemekler de yaygındır. çerkes tavuğu sanırım türkiye'de en çok bilinen çerkes yemeği. ancak bunun orijinal adı şıpstır. ekmek yerine mısır ununun kavrulması ile yapılan baste tüketilir şıpsın yanında. haluj ya da psıhalive (çerkes mantısı) de ünlü çerkes yemeklerinden biridir.