Herkes konu hakkinda bilgi sahibidir muhakkak ama bazi temel bilgiler vereyim.
Oncelikle isirilan veya tirmalanan bolgeyi muhakkak sabunlu suyla yikayin. Ama bol sabun ve bol suyla yikayin. Sonra o bolgeyi alkolle silin, alkol yoksa kolonya ile silin.
Sonra dogruu hastaneye. Bugun hastanede verilen bilgiye gore son 15 yilda kayitli kuduz vakasi yok ama devletin koydugu kural uyarinca isirik/tirmalama ne kadar kucukte olsa, deriyi yirtmamis da olsa asilama yapiliyor. O yuzden muhakkak devlet hastanesine gitmek gerekiyor.
Devlet nadiren de olsa iyi birsey yapiyor ve kuduz hikayesini bastan asagi kayit altina aliyor. Mumkunse belediye ile ortak calisip o hayvani bulup gozlem altina aliyor. Ve soylenilene gore dozlar bitene kadar surekli sizi taciz ediyor, asilari ihmal etmeyin diye
Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık.
yarasaları öldürmediğinden, yayılma unsuru olarak en tehlikeli konağı yarasa olan hastalıktır. rabies virus bu hayvanlarda sadece tükürük bezlerine yerleştiğinden hayvanın sinir sistemine zarar vermez.
kanla beslenen konak vampir yarasaların köpek, kedi, at, eşek, domuz, inek ve hatta insan gibi canlılara virüsü bulaştırarak, hastalığın yayılmasında büyük pay sahibi olması çok olasıdır.
şakası olmayan bir hastalıktır. milyonlarca vakada sadece 6 kişi bu hastalıktan kurtulabilmiştir. o yüzden şüpheli hayvan ısırıklarında en yakın hastaneye (sağlık ocağına değil bakın) başvurulması gerekmektedir. ilk 36 saat içinde başvurursanız endişelenecek bir durum söz konusu olmaz. zira bugüne kadar doktorların önerdiği şekilde aşılanıp da kuduzdan ölen insana rastlanmamıştır. hastalıktan ölmek ne kadar kesinse, aşı uygulandığında yaşamakta o kadar kesindir. doktor 0, 3, 7, 14, 21 ve gerekli görürse 90. günlerde toplam 6 doz aşı uygulayacaktır. eğer sizi ısıran hayvanın kuduz olmadığı ortaya çıkarsa (ki bu hayvanın sizi ısırdıktan sonra on gün yaşaması ile ispatlanmış oluyor) aşı kesilir. eğer hayvanın kuduz olduğu florasan antikor testi ve/veya fare inokülasyon testi ile ispatlanırsa beş aşının tamamını uygularlar ve kesinlikle kuduz hastalığına yakalanmazsınız (yakalanırsanız ve ölürseniz bonus olarak aşı programına düzenli uyduğu halde ölen ilk insan olarak tarihe geçersiniz). hayvanın kuduz olduğu kesinleşirse bazı doktorlar ne olur ne olmaz diyerek 90. günde bir rapel doz daha yaparlar ancak bu tartışmalı bir konudur çünkü çoğu doktor ve dünya sağlık örgütü 5 dozun yeterli olduğu görüşünü paylaşıyor. beş doz aşı olup, kuduzdan ölen insana rastlanmamıştır.hayvanatla uğraşırken kendini ısırtıp üstüne aşı olan ve hala akıllanmayıp hala hayvanatla uğraşırken tekrar kendini ısırtan arkadaşlar için iyi haber; ilk aşınızı olduğunuz tarihten itibaren bir yıl içerisinde tekrar hastaneye gittiğinizde size sadece 0 ve 3. günlerde iki doz rapel aşı yapacaklar, diğer 3 aşıdan yırtıyorsunuz. bu yüzden aşı kartlarınızı saklayın, her ısırılışınızda yanınızda doktora götürün. en son aşınızı ne zaman olduğunuzu bilmeleri gerekecek ve ona göre bir tedavi programı uygulayacaklardır. sakın ama sakın "ben daha yeni aşı oldum, tekrar aşı olmama gerek yok" diye düşünmeyin. kuduz aşısının koruyuculuğu 3 ay ile 2 yıl arasındadır (beş tam dozu aldıysanız, 3 doz aldıysanız en fazla 3 ay) ve bu kişinin bağışıklık sistemine göre değişir. yani 3 ay sonra bile ısırılsanız kuduza yakalanma ihtimaliniz olacağından mutlaka önceki aşı kartınız ile birlikte tekrar bir doktora gidin. ihmal etmeyin. benim gibi iğneden korkuyor olabilirsiniz ama tanesi 45 dolar olan ve sosyal güvencesi olsun olmasın devlet tarafından herkese ücretsiz olarak yapılan bir aşıyı olmanız gerektiğini anlayın artık. evet sana diyorum, hayvanat tarafından ısırılıp sonra bu entrileri okuyarak panik yapan arkadaşım, hemen en yakın hastanenin acil servisine müracat et.son olarak, bazılarının yanlış bilgilendirdiği bir konu olarak; fare ısırmalarında kuduz aşısı uygulamasına gerek yoktur. ancak tetanos aşısı için doktora gitmeniz gerekmekte. bu yüzden fare ısırdığında 5 tane aşı olacağım diye korkmayın, doktora gidin o size tek doz tetanos aşısı yapıp eve gönderecektir.
Kuduz, insan ve memeli hayvanların çoğunda beyin dokusunda iltihap meydana getiren, zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) bir hastalıktır. Köpek, kedi, keçi, at, eşek, inek gibi evcil hayvanlar ile kurt, tilki, çakal, domuz, ayı, sansar, kokarca, gelincik, kirpi, köstebek gibi yabani hayvanlar kuduza yakalanabilir.
Şüpheli hayvan temaslarında, en yakın kuduz aşı merkezine (google amcadan yardım alabilirsiniz) gitmelisiniz ama bilinki gittiğinizde aşı olmanız garantidir, kedi bana yan gözle baktı bile deseniz, kimse risk almak istemeyeceği için aşıyı yaparlar.
Not: boşu boşuna özel hastanelere giderek zaman kaybetmeyin çünkü ancak Google amca kadar yardım edebilirler. Gitmeden de mutlaka kuduz aşı merkezini arayıp, aşı stoğunu kontrol edin derim.
Birçok kişinin sandığının aksine evcil hayvanlarda taşıyıcılığı olmayan hastalıktır, taşıyıcılık ancak orman hayvanları ve yarasalarda görülür.
Bundan kesinlikle evcil hayvan ısırığından kuduz olmayacağı gibi bir anlam çıkmasın, zira kuduz bir hayvan tarafından ısırılan evcil hayvan kuduz belirtileri göstermeden yaklaşık üç gün ila on gün öncesinden bulaştırıcı olmaya başlar. Bu yüzden ısıran hayvanları on gün kadar karantinada tutarlar. Fakat sizi ısıran eve kapalı bir kedi ise kuduz için endişelenmenize gerek yoktur, kediler taşıyıcı olamaz ve ev kedisi kuduz hayvanla temas edemez. Fakat hayvan korunmasız balkonda yarasa ısırığına açıksa yine de aşılanmış olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Ülkemizde yaklaşık yılda 250.000 kuduz riskli temas (covidlinin yanında olan gibi) -ısırılmış bildiğin-beyan edilmiş. Bunların %99'u köpek.. Geçen yıllarda kuduzdan kaybedilen hasta sayısı bir (rakamla 1)/yıl.. Yani öyle felaket bir panik anlamsız. Onun yerine Kovidden kaçınsak daha iyi (MMH).. Bu daha çok öldürüyor... Kuduz galiba filmler-diziler vs. bilinçaltımıza yerleşmiş, korku biraz da bu yüzden...
rabies virus'un enfekte olduğu hayvanın ısırması ile insana bulaşan, merkezi sinir sistemini etkileyen , geç kalınırsa ölüm ile sonuçlanan bir hastalıktır. hastalığa tıp dilinde rabies denmektedir. latince'den gelen bu sıfat, saldırgan manasındadır.
az da olsa yaranın salya ile inhalasyonu kuduz sebebidir. bu yüzden hayvanlarımıza her zaman aşı yaptırmak zorundayız.
virüs'ün inkübasyonu ısırık yerine göre değişir. ısırık yeri, ısırık şiddeti ve buna bağlı olarak virüs'ün bulaşma miktarı inkübasyon süresini etkiler.
ısırık yeri merkezi sinir sistemine ne kadar uzaksa inkübasyon süresi artar.
hastalık akut, fulminan ve fatal ensefalit şeklinde seyreder. yara yerinde kaşıntı, ağrı ve batma hissedilir. hasta agresif ve huzursuz bir yapıya bürünmüş olur. solunum ve yutak kaslarında spazm ve hidrofobi görülür. bunu ölüm ve konvülsiyon takip eder. ölüm nedeni solunum kaslarındaki paralizidir.
deriden giren virüs kas dokusunda lokalize olur. sinir kas bağlantı noktalarındaki asetilkolin reseptörlerine tutunur. periferik sinirler yoluyla santral sinir sistemine ulaşarak fatal ensefalit yapar. virüs merkezi sinir sisteminden periferik sinirlerle salgı bezlerine ve dokulara yayılır. nöronlarda saptanan negri cisimcikleri patognomiktir. bu cisimcikler hipokampusta ammon boynuzu hücrelerinde sık bulunur.
tanıda en sık kullanılan yöntemler; enfekte biyopsi dokusunda veya vücut sıvılarında viral antijen veya negri araştırılmasıdır. alınan dokular seller's yöntemiyle boyanır.
tedavide yara yeri temizliği, immünglobulin ve aşı kullanılır.
eğer kuduz şüphesi olan bir hayvan tarafından ısırılan biri olursa ilk yapılması gerekenler; yara yerini antiseptik solüsyonlar ( varsa tabi), sabun ve su ile yıkamaktır.