millet bilincine sahip ilk halklardan birisidir. eğer yanılmıyorsam diğerleri de türkler ama bu konuda akademik itirazlar yapan, türklerin orta asya'daki milliyet kavramının farklı olduğunu söyleyenler de vardır ama ben türklerde de millet bilincinin oluştuğunu düşünmekteyim.
millet bilincine sahip oldukları için roma imparatorluğu burada çok zorluk çekmiştir. abd'nin vietnam'da yaşadıklarına benzer olaylar yaşamışlardır burada romalı askerler. bu sebeple de askerlerin çoğu "bir kurtulamadık gitti şuradan" psikolojisinde olduğundan türlü türlü manyaklıklar da yapmışlardır. en sonunda da baş edemeyeceklerini anlamışlar ve israil ülkesini yok etmişlerdir. bu sebeple yahudiler çeşitli ülkelere göç etmişlerdir.
ama bütün o göçlere rağmen dillerini, kültürlerini unutmamış hiçbir yerde asimile olmamışlardır. buna benzer bir halk da türklerdir. anadolu'ya yerleşmeden önce de çeşitli yerlere göç eden türk toplulukları olsa da bunlar hiç kendilerini asimile etmemişlerdir. tabii günümüzde çok farklı bir durum var önümüzde orası ayrı.
gündemle alakalı komplo teorisyenliğinden ziyade birkaç beyin fırtınası yapmaya çalışacağım.
kudüs'ün israil devleti'nin başkenti olması yeni bir şey değil, israil açısından. bm ve diğer dünya devletleri ise israil'in başkentinin kudüs olduğu iddiasını kabul etmemekte ve nerdeyse tüm elçilikler vs tel aviv'de bulunmaktadır yıllardır.
trump'ın kudüs'ün başkent olduğu iddiasını meşru gördüğü ve kudüs'ü başkent olarak gördüğünü deklaresi üzerine karışan gündemin ise müslüman-yahudi savaşından ziyade tamamıyla bop ile alakalı adımlardan biri olarak okuyorum naçizane. erdoğan ve akp tayfasının çok sevdiği söylemini kullanarak bu olayla alakalı zamanlama manidar demek istiyorum. türkiye'nin eli zarrab davasıyla zora sokulmuş, amerika ambargosunu delen bir ülke olarak uluslararası arenada eli zayıflatılmış, sözüne itibar edilmesi güçleştirilmiş bir ülke olduğu sırada bu deklarasyonun patlak vermesi de bu savımı güçlendirir niteliktedir. türkiye bugün konuyu bm'ye götürdüğü zaman sözüne itibar edilecek bir devlet konumundan uzaktır. işte bunlar hep amerikan dış politikasının eserleri ve ne yazık ki bu kozları abd'ye veren ne yazık ki türkiye cumhuriyeti'nin idaresini elinde bulunduranlar... yani demem o ki, dün yediğin hurmaların çekirdeklerini adamlar bugün kullanmak için saklıyorlar ve sen fütursuzca hurma ağaçlarına dalmaya devam ediyorsun... yazık, koskoca türkiye cumhuriyeti'nin uluslararası arenada düştüğü hale bak.
kudüs'ün müslümanların ilk kıblesi olması bir yana, olayın daha çok, türkiye sınırlarını da içine alan bop'un engellenemeyen adımlarından biri olması beni tedirgin ediyor. ve eminim ki dünyada da işler bu şekilde yürüyor. kimse müslümanların hassasiyetini kaşımak için bu işi yapmıyor, bilakis vaat edilmiş toprakları ve orta doğu'yu kapsayan büyük israil ve uydu bir kürt devletinin meşruiyetini sağlamak için hamleler yapıyor ve filistin'deki israil zulmüne veya herhangi bir yerdeki müslümanların uğradığı zulümlere karşı birleşemeyen 22 arap devleti, yine bu olaylar karşısında da tek yürek olup bir direniş ve siyasi bir duruş sergileyemeyecektir ne yazık ki.
tanım: yıllar evvel recep tayyip erdoğan'ın, başkenti kabul ettiği kudüs'te ödül aldığı devlet.
roket saldırısı riski yüzünden okulların tatil olduğu, kurum ve kalabalık binaların kapandığı ülke. gerçi adamlar demir kubbeyi kurduğundan beri isabetli roket saldırısı olmadı diye biliyorum ama 1991'den beri ilk defa kapatılmalar yaşanıyormuş bu boyutta.
ha neden roket saldırısı korkusu var? bu hafta gazze'ye (önceki roket saldırılarına misilleme olarak) yaptıkları roket saldırısında 8'i çocuk 34 kişi öldü. 51'i çocuk 111 kişi ağır yaralandı ondan.
Her yıl düzenli olarak Ermeni soykırımını tanımayan ülkedir. Kimine göre dünya üzerinde tek mağdur olarak kendilerini gördükleri için tanınmadığını, kimine göre ise azerbaycan ile olan ilişkileri sebebiyle tanınmıyor.
karabağ savaşında azerbaycan'a silah yardımı sağladığı için iki ülkenin ilişkileri iyidir. israil'den övgüyle bahseden azerbaycanlılar tanımıştım. netanyahu, üç sene önce azerbaycan'ı ziyaret ettiğinde iki ülke arasındaki ilişkileri çok yakın olarak tanımlamıştı. aynı zamanda, israil azerbaycan'ı ilk tanıyan devletlerden birisidir. (nisan 1992)
bunun sebebi aslında biraz tahmin edilebilir. dünyada, yahudi (ya da siyonist (u:ikisi farklı şey bu arada ) ) lobiler ile ermeni lobileri en güçlü lobilerdendir ve rekabet halindedirler. zaten, israil bildiğiniz gibi ermeni soykırımını tanımayan birkaç ülkeden birisidir. hiçbir tarihsel olayın yahudi soykırımının önüne geçmesini de istemez.
peki bu saydıklarım israil'i iyi bir devlet yapar mı? yapmaz. çünkü, devletler iyi ya da kötü olamaz kendi çıkarları vardır.* iyilik ya da kötülükte kesin tanımı olmayan doğruluğu kişiye göre değişebilecek durumlardır. ancak, israil'in net bir şekilde yayılmacı politika izlediğini söyleyebilirim fakat adamlar bunu da pek inkar etme gereği duymuyorlar zaten. ortadoğunun çoğunu kadim yahudi toprakları olarak görüyorlar ve tevrat'a göre o topraklar yahudiler hakkı, israil de bir din devleti aynı zamanda. halkının çoğunluğunun seküler olması da bu gerçeği değiştirmiyor. bu politikaya bağlı olarak cinsiyet gözetmeksizin insanları askeriyeye alıyor, askerlik zorunluluğu israil'de ki ortodoks yahudilerin sıkça protesto ettiği bir olay ancak konunun dışına çıkmayayım. kadim yahudi topraklarını 'geri alma' politikası israil'in kurulduğu günden bu yana toprak olarak genişlemisini sağlamıştır. bu doğrultuda etrafındaki güçlü arap ülkelerinin altını deşmek içinde terörist yapılanmaları desteklemiştir. hamas'ı bile, solcu avrupalıların filistin davasına olan bağını azaltmak için alttan alta israil'in desteklediğini söyleyenlerin sayısı da az değildir. israil'in yayılmacı politikasına günümüzde en sert şekilde karşı çıkan başka bir din devleti olan iran'dır. iki ülke arasında çoğu yerde proxy savaşı vardır, resmi bir savaş çıkma olasılığı da az değildir. nitekim, israil, hizbullah'ı kendisine yönelik en büyük tehdit olarak görmektedir.
söylemeden geçmeyeyim, milli marşları ''hatikvah'' melodik olarak en güzel ulusal marşlardan birisidir.
yarım asırdan fazladır işgalci utanmazlığın zirvesinde olan emperyalist devlettir. israil'in bölgede bu kadar güçlü bir devlet olmasını arkasındaki abd desteğine bağlayan hayli fazladır ki, bir bakıma doğrudur. peki bölge'nin petrol ağaları devlet'lerin hepsinin emperyalist israil devletiyle masa altından al gülüm ver gülüm oynayıp da, halklarına utanmazca yalanlar söylemesine ne demeliyiz? işgalci israil'in zulmüne karşı birleşmiş halkarın karşısında hangi güç durabilir? bu güç, ortadoğu'da ki bütün etnik kökenlere ve dini mensubiyetlerin yer aldığı bir güç olacaktır. hatta bu gücün içinde eser miktarda musevi dinine mensup kardeşlerimiz de olacaktır.
mesele bütün halklara doğruyu söyleme meselesidir. ve eminim ki halklar bir gün bunu her ağızdan talep edecektir. gerisi gündelik hamasettir.
kurulurken hristiyanlara fazlaca zulmetmiş olan ülke. bu sebeple rus ortodoks kilisesi ve rum ortodoks kilisesi ile araları epey açıktır bu ülkenin. yerleşimcileri bir rus ortodoks rahibin kafasını bile kesmişler 1940'ların sonunda.
60 yıllık bi ülke olsa da, kurulmasının temelleri çok daha önceden yahudilerin filistin'den parça parça toprak ve evler alarak önce mahalleler, sonra da kantonlar kurmasıyla atılmıştır.
bir zümrenin* herhangi bir yerden* toplu olarak toprak almasının söz konusu olduğu her durumda akla önce israil'in kuruluş hikayesi gelmelidir.
klişe bir şeyler yazacağım ama: "bizim" reislerin bi taraftan "ey israil!" diye atar yapıp diğer yandan da da her bakımdan ticaret yapmayı ihmal etmediği bir devlettir.
adı lazım değil bi fabrikada vatandaş düzenli aralıklarla camları açık bir alanda namazını kılıyor -cuma'ya otobüs de kalkıyor- vatandaşın israiloğullarından hazetmediği tahmin ediliyor.
o esnada ise dış satış , israilli müşteriyi ağırlıyor. iki yahudi abimiz elinde cetvelle alacağı mal için aşırı titiz bir incelemede bulunuyor.
bazen ikby'den gelen vatandaşlar da oluyor. "namazını kıl da gel" diyerek müdüre -her ortodoks müslümanın yaptığı gibi- iyi niyetli bir tavsiyede bulunabiliyorlar.
bir de "israili haritadan sileceğiz" diyen -kendi capında iyi niyetli- bir zihniyet var. israil'i haritadan silsen ne olur silmesen ne olur. bir israil gider başka israil gelir. yahudisiyle, arabıyla statükonun değişmesi lazım.
Başlığı henüz açılmamış olsada dün bir anlaşma lafı döndü dünyada. Ki bir kaç aydır haberim var ve takip ediyordum.
Anlaşma için uğraşan kisi trump'ın yahudi damadı. O da ayrı bir deli ve ayrı bir fanatik ve manyak... siyonist. (Bok atma anlamında değil, bildiğin sionist)
Neyse...
"Özet geç piç" denir ya, kabaca içeriği şöyle:
- filistin akdeniz kıyısında bir kaç limana sahip olacak, limanlar inşa edilecek, dışarıya açılabilecek
- çoğunluğu arap bir çok ülke elini cebine atacak, 50-100 milyar dolar yatırım vs yapılacak.
- ekonomik olarak filistinin reddedemeyeceği bir içerik gibi ama politik olarak bir çok kayba razı olacak... kudüs vs dahil.
- tek politik fayda filistin için, taninacak ama şu anki sınırlar üzerinden.
- burası çokomelli cins bir madde var şaka gibi : anlasmayı kabul etmeyen taraf bedeline katlanır. (Türkçe meali: filistin zike zike kabul edecek)
Yorumum ise... ortalık bir süre karışır... abbas bile ilk günden yok çekiyordu. Abd yanlısı kimi Araplar destek veriyor, suudiler vs. Araplar ikiye bölünecek... finalde kimin sözü geçerse artık.
Yani ya ortadoğu birbirine girer ya da filistine finalde bunu imzalatırlar.
railin uluslarası arenada neden haksız olduğunu anlatan brooklyn enstitüsünden yahudi bir araştırmacının çok net anlatımı(link: youtu.be/... )
özet olarak israil uluslarası hukukun temel prensibi olan savaş ile toprak alamazsın kanunu ihlal etmiştir golan tepelerinde ve sivillere karşı savaş suçları işlemiştir ve bu birçok hukuk raporunda belirtirmiştir. buna rağmen diğer ülkeler gibi bunun için yargılanmamıştır. yapılmadı gereken israilin uluslararası ceza mahkemelerince yargılanmasıdır.
son yıllarda öcü gösterilmesine rağmen türkiye'nin en büyük müttefiklerindendir. akp bu ilişkiyi gerçekten bozmuş olsa yahudiler için türkiye'nin özel bir pozisyonu vardır.
özellikle 15. yy'dan itibaren avrupa'dan kaçan yahudiler daha çok osmanlı'ya sığınmış ve tarihte hiç olmadığı kadar rahat yaşan sürmüşlerdir. hatta milliyettçilik akımları ile osmanlı dağılırken ermeni ve rum kesimin osmanlı'ya ihanetini de fırsat bilip başta ticaret olmak üzere osmanlı'nın aristokrat diyebileceğimiz sınıfını son dönemlerde oluşturmuştur. hatta bu olay daha da ileri gider ve başta sabetayistler olmak üzere türk kimliği üzerine birleşirler ve türkiye cumhuriyeti'nin kurulmasında büyük rol oynarlar. tabi olaylar her zaman bir peri masalı gibi ilerlemez. Neredeyse 400 yıldan fazla rahat yaşadığı bu topraklarda antisemitizm hortlar(özellikle 2. dünya savaşı sonrası). özellikle adnan menderes dönemi ile beraber büyük bir yahudi göçü yaşanır. artık avrupa türkiye'den daha güvenli hale gelmiştir. işin ilginç yanı adnan menderes ve fuat köprülü gibi isimlerin de sabetayist olduğu iddiasıdır. zaten o noktadan sonra kurulan israil devletine de giden bir çok aile oldu. ancak bu olumsuzluklara rağmen yahudilerin avrupada yaşadıklarına istinaden çok rahat bir hayat sürdükleri bu topraklarda iyi hatıraları kaldı.
tabi devletler arası ilişki romantizme bakmaz, pragmatik ilişkiler daha önemlidir ve bu noktada israil ile çeliştiğimiz noktalar olmuştur. her şeye rağmen, müslüman dünyasına filistin'e destek imajı yaratmak adına çok bahsedilmeyen israil ile iyi ilişkilerimiz yine de bu yaşanan tarihsel arka plana sahip. gerçi akp artık bu ilişkiyi büyük oranda sıfırladı diyebiliriz. gerçi akp herhangi bir ülkeyle iyi ilişkilerimizi sıfırladı diyebiliriz. buna rağmen zeytin dalı uzattığımızda bizimle en kolay müttefik pozisyonuna girebilecek ülkelerdendir. hem bölgesel meselelerdeki çıkarlar hem de tarihsel geçmişimiz bu müttefiklik için uygundur.
İlkokuldan itibaren terörle ya da çeşitli afetlerle nasıl mücadele edeceklerini öğretirler vatandaşlarına. Olası bi terör eyleminde salak salak sülalesine telefon açıp hal hatır sormaz, hatları kitlemezler çünkü o anda iletişime ihtiyaç duyan daha önemli insanlar olduğunu bilirler.
terör devleti demek anlatım bozukluğudur. devlettir işte. israil devletinin, filistin halkına yaptığı zulmün 40 katını, müslüman devletler kendi halklarına yapıyor. küçücük israil devleti karşısında onlarca dev islam ülkesinin madara olmasının sebeplerinden biri bu tutarsızlıktır.
teknoloji ve istihbarata aşmış ülkedir. helal olsundur.