synthwave 80lerden esinlenerek günümüz müzik anlayışı ile yorumlanan bir elektronik müzik türüdür diyebilirim. benim için (yaş ifade eden bir anlatı olacak ama olsun) kara şimşek, airwolf ve benzeri çocukluğumda izlediğim bilimkurgu macera dizilerinin jeneriklerini, o dönemki bilimkurgu film, belgesel ve oyunlardaki müzikleri, commodore 64 ve amiga'daki hack gruplarının kullandığı introlardaki parçaları falan andırıyor ve anımsatıyor.
diğer tarzlarda böyle bir şey görmedim, bu janrdaki sanatçılar bilinmek için çok da çaba sarfetmiyorlar gibi geldi. bu janr ile benim tanışışım hotline miami'nin soundtracki ile oldu diyebilirim. morch kovalski'nin unforeseen consequences albümünü de tavsiye ederim.
edit:
bu birisinin uktesiydi, girdiyi yazarken yazmadığım için referans vermeyi unutmuşum. ukte sahibi iletişime geçerse seve seve eklerim. sevgiler.
ismini synthesizer'dan alan bir müzik türüdür ve bana göre elektronik müziğin en güzel halidir.
türün ortaya çıkması 2000'li yılları, yayınlaşması ve popüler olması ise 2010'lu yılları bulmuştur; ancak melodilerin ruhu 80'lere aittir.
retrofuturism - cyberpunk terimleri, bu müziğin ruhunu ifade etmek için seçilebilecek en güzel kelimelerdir. geri kalan kısımda zaten synthwave'i kelimelere dökmek biraz zor olmakta. kelimelerle değil de, hislerle ve görüntülerle anlatılması daha kolaydır aslında; zira synthwave görsel bir şölen gibidir.
80'lerde ortaya çıkan dijital evren görüntülerini (tron gibi) düşünün. piksellerden oluşan yüksek çözünürlüklü bir evren; gökyüzünde siyah, sarı ve turuncunun en tatlı tonları, geri kalanda ise pembe, mor, mavi ve lacivertten oluşan 80'ler ile özdeşleşmiş bir renk paleti. muhtemelen gözünüzün önünde palmiye ağaçları canlanmıştır. dolayısıyla bir miami heat havası oluşuyor ister istemez bu türü.