1. ismi Kehf Suresi'nde geçmekte olan yönetici.
    #11365 thedirector | 8 yıl önce
    0mitolojik karakter 
  2. kuran-ı kerimde adı geçen kişi. Peygamber olup olmadığı belirsizdir.

    iki boynuzlu anlamına gelir. karn - boynuz demektir. adında bir kelt tanrısı da vardır.

    kuran-ı kerimdeki hikayesi bir bilim kurgu filmini andırıyor, atmosferi olmayan gezegenlere seyahat eden bir zaman ve mekan yolcusunu anlatıyor.

    Belki de yıllar sonra de ters yönde çalışan bir parçacık hızlandırıcısı daha yapılarak ilk solucan deliği elde edilecek, sonra geliştirilip uzay gemisi yapılacak vs. vs. filmi çekilir.
    #46008 macro | 8 yıl önce
    0din terimi 
  3. kuran-ı kerim'de adı geçen, bir peygamber olmadığı belirtilen; ancak üstün güçlere sahip olan, islam anlatısındaki "süper kahraman"

    zülkarneyn için "süper kahraman" tanımlaması yapmak -bence- yanlış bir tanımlama olmaz; zira adama bahşedilen güçler ve anlatılan hikayeler tarihin tozlu sayfalarında kalmış bir efsane kıvamında.

    -buradan sonra belirteceğim bilgilerin çoğu, uzun yıllar biriktirdiğim bilgiler olup kaynakça konusunda net bir açıklamaya sahip olamayacaktır. bu sebeple bilgilerin yanlışlanma payı daima vardır.-

    zülkarneyn, kuran-ı kerim içerisinde ismi geçen isimlerden biri olmakla birlikte kelime anlamı olarak "çift boynuz sahibi" olarak türkçe'ye çevrilebilir.

    kelimenin açılımı "zul"-"el"-"karn"-"eyn" şeklindedir.
    karn: boynuz
    karn + eyn / karneyn: çift boynuz
    el: ön ek (ingilizcede yer alan "the" gibi)
    zul/zül: sahiplik eki.

    "zul"-"el"-"karn"-"eyn" = çift boynuz sahibi.

    zulkarneyn, kuran-ı kerim'de, kehf suresinin 18-83-98. ayetlerinde anlatılmaktadır. bu anlatımın yanı sıra hem islam peygamberi hz. muhammed tarafından hem de islam alimleri tarafından aktarılmış bilgiler bulunmaktadır.

    kehf suresi 18-83-98. ayetler

    Zülkarneyn'in adı Kur'ân'da üç âyette geçmektedir:


    -- spoiler --


    "(Ey Muhammed), sana Zülkarneyn'den soruyorlar. De ki: Size ondan bir hatıra okuyacağım. Biz yer yüzünde onun için sağlam bir mekan ve orada istediği gibi hareket edeceği yönetim hürriyeti hazırladık ve kendisine (muhtaç olduğu) her şeyden bir sebep verdik (ulaşmak istediği herşeye ulaşmanın yolunu, aracını verdik). O da (kendisini batı ülkelerine ulaştıracak) bir yol tuttu. Nihayet güneşin battığı yere ulaşınca, onu, kara balçıklı bir gözede batar buldu. Onun yanında bir kavim buldu. Dedik ki: Ey Zülkarneyn, (onlara) ya azab edersin veya kendilerine güzel davranırsın (onları güzellikle yola getirirsin. Nasıl istersen öyle yaparsın). Dedi: Kim haksızlık ederse, ona azap edeceğiz) sonra o, Rabb'ine döndürülecektir. O da ona görülmemiş bir azab edecektir. Fakat inanıp iyi iş yapan kimseye de en güzel mükâfat vardır. Ona buyruğumuzdan kolay olanı söyleriz (kolay işler yapmasını emrederiz, zor işlere koşmayız onu). Sonra yine bir yol tuttu. Nihayet güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu, öyle bir kavim üzerine doğar buldu ki, onlara güneşin önünden (korunacak) bir siper yapmamıştık. İşte (Zülkarneyn) böyle (yüksek bir mevkie ve hükümranlığa sahip) idi. Onun yanında (daha) nice (hükümranlık) bilgisi (tecrübesi ve vasıtası) bulunduğu biz biliyorduk. Sonra yine bir yol tuttu. Nihâyet iki sed arasına ulaşınca, onların önünde hemen hiç söz anlamayan bir kavim buldu. Dediler ki: Ey Zülkarneyn, Ye'cuc ve Me'cuc bu yerde bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onların arasında bir sed yapman için sana bir vergi verelim mi? Dedi ki: Rabb'imin beni içinde bulundurduğu (mal ve mülk, sizin vereceğinizden) daha hayırlıdır. Siz bana insan gücüyle yardım edin de, sizinle onlar arasına sağlam bir engel yapayım. Bana demir kütleleri getirin. (Zülkarneyn) iki dağın arasını (demir kütleleriyle doldurup dağlarla) aynı seviyeye getirince, üfleyin dedi. Nihâyet o demir kütlelerini bir ateş haline koyduğu zaman; getirin bana, üzerine erimiş bakır dökeyim, dedi. Artık (Ye'cuc ve Me'cuc) onu ne aşabildiler ne de delebildiler. (Zülkarneyn) dedi: Bu, Rabb'imden (kullarına) bir rahmettir. Rabb'imin va'di ge(lip Ye'cuc ve Me'cuc'un çıkması, yahut kıyametin kopması gerek)diği zaman, onu yerle bir eder. Şüphesiz, Rabb'imin va'di gerçektir" (el-Kehf, 18/83-98).


    -- spoiler --



    , tarih boyunca yaşamış bir çok kişi ile bağdaştırılmış olsa da, bunlar arasında en çok öne çıkan olmuştur; ancak islam alimleri ve tarihçileri, son dönemlerde, 'in hayatı ve özellikleri ile 'in özelliklerinin birbirini tutmamasından dolayı bu ihtimalin pek de mümkün olmadığını kanaatini getirmişlerdir. düşüncesinden uzaklaşılmasının üzerine, islam alimleri arasında zülkarneyn'in iran krali / olma ihtimali daha güçlü bir düşünce haline gelmiştir. bu bağdaştırmadaki en büyük sebep ise m.ö. 6. yüzyılda iran krallığını kurmuş olan 'nın anlatılardaki vasıflarının, 'in vasıflarına daya uygun gelmesidir.

    zülkarneyn, gibi üstün güçler ve görevler atfedilen bir karakter olarak karşımıza çıkmaktadır ve anlatılardaki özelliklere bakıldığı taktirde doğudan batıya bir çok kültürde ve mitolojide izlerini görmek mümkündür.

    zülkarneyn'in öne çıkan özellikleri:
    - boynuzlar / boynuzlu miğfer : üzerinde iki boynuz bulunan bir miğfer ile tasvir edilir veya başının iki yanında boynuz olduğu anlatılır
    - zaman yolcusu : sekiz bacağı olduğu anlatılan ve uzaya çıkabildiği anlatılan bir at vasıtası ile zaman/mekan yolculuğu yapabildiği söylenir.
    - büyük ordu & güçlü kumandan : büyük bir ordusu vardır ve girdiği tüm savaşları kazanmıştır. gittiği yere hak, adalet ve huzur götürmüştür.
    - üç başlı / iki başlı mızrak : bazı anlatılarda üç başlı, bazılarında ise iki başlı olduğu söylenen büyük bir mızrak kullanmaktadır.
    - doğu & batı fethi : zülkarneyn'in dünyanın hem doğusunda hem de batısına giderek büyük ordular ile her yeri fethettiği anlatılır.
    - yecüc & mecüc / gog & mogog : tüm anlatılarda bozgunculuk yapan iki ırkı hapsetmesi yer alır.
    - hayat suyu : zülkarneyn'in kuzeyde yer alan ölümsüzlük pınarına / hayat suyuna gittiği; ancak içemediği anlatılır.

    zülkarneyn'in büyük iskender ve iran kralı kisra ile bağdaştırılmasının yanı sıra, bir diğer bağdaştırma ise mete han / oğuz kağan olması durumudur. orhun kitabeleri'nde geçen bir metin, bu iddianın güçlenmesine sebep olmaktadır. aynı zamanda mete han'ın büyük bir ordu kumandanı olması, gittiği her yere adalet ve düzen götürmesi gibi özellikleri de zülkarneyn ile bağdaştırılmasına en büyük etkenlerdir.

    -- spoiler --


    "Ben Türk Bilge Kağan; doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına kadar, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar hep milletler bana bağlıdır. Bunca milleti hep düzene soktum, ilerlettim. Doğuya ordu sevk ettim. Bunca yerlere gittim Tengri yardım ettiği için milletime; gözle görülmeyen, kulakla işitilmeyen yerler kazandırdım. Tanrı buyruğu olduğu için, Devletli olduğum için size Kağan oldum. Tanrı yardım ettiği için dört yöndeki milleti derleyip topladım. Ey Türk Milleti; Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, ilini, töreni kim bozabilir? Ey Türk Milleti, titre ve kendine dön! Gittiğim yerlerde güneşin kavurduğu, güneşin battığı son millete gittim. Onların arasında hüküm verdim. Sonra dünyanın öbür ucuna, güneşin doğduğu yere vardım. Orada bulduğum milleti boyunduruğum altına aldım. Birbirleriyle olan çekişmelerine son verdim. Ordumla Tengri buyruğu olarak adalet getirdim. Tengri buyruğu olarak bunları yaptım…"


    -- spoiler --


    aynı zamanda zülkarneyn'in iskandinav mitolojisinde de bulmak mümkündür; zira en belirgini odin'dir. boynuzlu miğferi, hayat ağacı üzerindeki alemler arasında yolculuk etmesi, mızrağı ve sekiz bacaklı atı gibi konuları göz önüne aldığınızda haksız bir benzerlik değildir. ayrıca mete han tasvirlerinin iskandinav mitolojisinde odin'e atfediliği gibi bir teori de vardır.

    zülkarneyn hakkında çok enteresan açıklamalar olsa da (uzay gezgin, zaman yolcusu, başka gezegende yaşayan biri vs.) islami kaynaklarda hızır'ın teyze çocuğu olduğu çokça belirtilir. zülkarneyn ve hızır, hayat suyunu bulup içmek için kuzeyin karanlık bölgelerine doğru bir yolculuk yaparlar; hızır'ın hayat suyunu içmesine rağmen zülkarneyn'in içemediği anlatılır.

    zülkarneyn'in en çok bilinen hikayesi ise yecüc & mecüc kavimlerini iki demir dağ arasına hapsetmesi ve kıyamete kadar bu kavimlerin orada hapis kalması durumudur (ki bununla ilgili çok enteresan teoriler vardır)

    zülkarneyn, en az hz. süleyman kadar kudretli ve doğa üstü güçlere sahip bir karakter olarak karşımıza çıkar ve islam tarihindeki veya ortadoğu mitolojisi olarak adlandırabileceğimiz anlatılardaki en gizemli karakterdir. peygamber değildir; ama peygamberler ile sürekli iletişim halindedir. hızır'ın teyze çocuğu olduğu bir çok yerde söylenir; aynı zamanda hz. ibrahim ile görüştüğü, gençliğinde ise yunan filozoflarından eğitim aldığı söylenir.

    şahsen bir iki ekleme yapmam gerekirse zülkarneyn hikayesindeki iki nokta bana farklı çağrışımlar da yaptırmaktadır.
    bunlardan birincisi zülkarneyn'in en doğuya giderek "güneşin balçık ile sıvandığı" yere ulaşması konusudur. bu durum bana uruk kralı 'ın güneş yolu adı verilen uzun yolculuğudur.
    ikincisi ise mızraklı tasviri, bulutların emrine verildiğinin söylenmesi ve gökyüzünde yolculuk yapması gibi konulardan mütevellit çin edebiyatında kitabında adı geçen ve adıyla anılan hikayesinin baş karakteridir. (songoku'ya selam çakmadan geçmek de olmaz tabi)

    ayrıca hz. muhammed'in söylediği şeklinde aktarılan bir alıntı vardır.

    "ismini duyduğunuz kimselerden yeryüzüne dört kişi mâlik oldu. İkisi mümin ikisi kâfir idi. Mümin olan ikisi Zülkarneyn ile Süleyman idi. Kâfir olan ikisi de Nemrûd ile Buhtunnasar idi. Beşinci olarak yeryüzüne benim evlâdımdan biri yâni Mehdî mâlik olacaktır."

    bu aktarımın kaynağı hakkında bilgim yok; ancak bir çok yerde geçmektedir ve benim aklımda bir çok farklı imge oluşturmaktadır.
    #46014 the ancient one | 8 yıl önce
    0din terimi