niklas sundin, mikael stanne, jesper strömblad ve oscar dronjak tarafından 1993'te kurulmuş, isveç'in (ve bence dünya'nın) en iyilerinden biri olan heavy metal grubu. 2000'lerde kısa bir süre toprağın altında gömülü kalmış olsalar da, neredeyse 30 yıldır cayır cayır heavy üretmeye devam ediyorlar. hastasıyız!
grubun kuruluş aşaması çok garip ve okuması eğlenceli ayrıntılardan oluşuyor, (encyclopaedia metallum sağ olsun): grubu '93'te kuran dörtlü, '80'lerin en ünlü yerel müzik şöleni ve yarışması olan "rockslaget"'te yarı finale kalıyor (yıl '96. aynı dörtlü, ana projelerinden ötürü hammerfall'a çok fazla zaman ayıramıyor). grubun o dönemki solisti stanne, hastalanıyor ve sahneye çıkamayacak hale geliyor. grup elemanlarının da yakın arkadaşı olan joacim cans'a diyorlar ki "yiğidim, gel de bize vokal oluver" (stanne dark tranquillity ile yoluna devam ediyor). cans gruba böyle katılıyor ve neredeyse 25 yıldır da aynı görevde. rockslaget'te yarı finalde elenen hammerfall'u, 1 yıl sonra nuclear blast "size 4 albüm yapalım, avrupa'da dağıtım garantisi de verelim. ne dersiniz?" diye çağırıyor. anlaşıyorlar. glory to the brave sadece japonya ve amerika'da 100 bini aşan satış rakamlarına ulaşıyor. yerel grammyler ve diğer ödüller de cabası. gene 1 yıl sonra, '98'de legacy of kings satışa çıkıyor ve turneler başlıyor. gariplikler de bu dünya turnesiyle birlikte başlıyor aslında. turnede solist cans, solunum yolları enfeksiyonu geçiriyor ve şarkı söyleyemeyecek halini bırakın; konuşması bile bozuluyor. kısa süre sonra basçı magnus rosen (magnus rosén) de aynı rahatsızlığı geçiriyor ve bütün grup elemanlarına bulaştırıyor. dünya turnesi bir süre erteleniyor. lanetli ve virütik turne nihayet bitiyor ama davulcu patrik rafling (patrik räfling) "bu lanet beni aşar" diyerek gruptan ayrılıyor.
2002 sonuna kadar 2 albüm daha çıkartan grup, ronnie james dio ile kuzey amerika turnesinde. koca amerika turnesinin menajeri, turnenin sonlarına doğru ortadan kayboluyor. yanında götürdüğü ise; evet; turnenin bütün hasılatı =) turneyi havayi fişekler ve ulu hammerfall maskotu paladin hector 'u sahneye kanlı canlı çıkartmayla geçiştirmeye başlıyorlar. ama lanet, henüz bitmiş değil. turne biterken, grubun solocusu ve back vokali (sonradan her şeycisi olacak) dronjak, motosiklet kazası geçiriyor. sol kolu kırık, vücudunda da çok sayıda kırık var. turne bu kazayla birlikte hammerfall için bitiyor. biraz araştırdım; dio bile bu turne ile ilgili kaçak menajere bela okumamış.
en uzun soluklu gruplardan olan ve ürettiği müziği küçük nüanslar haricinde 20-25 yıldır hemen hemen hiç değiştirmemiş bir gruptan bahsederken soluklanmak lazım. 2000'lere geldik, di' mi? 2008'de hammerfall -hayranlarını da biraz üzerek- cover albümü masterpieces'ı çıkartıyor. warlord'dan rainbow'a, accept'ten twisted sister'a, judas priest'ten skid row'a kadar yok yok albümde. hammerfall'un en ağır yıkıcı eleştirilere maruz kalan albümü olması değerini düşürmüyor bence. değil avrupa'daki, artık dünya çapındaki heavy metal hayranlarının adını ezbere bildiği bir grup olarak eski türdeşlerine değer verdiğini gösteren hammerfall, albüm kapağı nda hector'un söz konusu grupları ayaklarının altına almaya hazırlandığını göstermesiyle bile nefis bir albüm bence (bu biraz aşağılayıcı olmuş tabii. rob halford bile "siz, hayırdır gencolar?" demiş).
küçük bir eğlencelik olay daha anlatıp nasreddin hoca'ya dönüşmeden girdiyi bitireyim: hammerfall 2011'de infected albümünü satışa sunuyor. albümü görenlerin aklındaki ilk soru "hector nerede?" oluyor. gruptan açıklama yok. bir süre "hammerfall hector'u öldürdü yaae, ühü ühü" diye gezinen hayranlarını üzmeye devam eden grup, 2014'te (r)evolution'ı çıkartıyor ve ırmaklar halinde akan gözyaşları buhar olup yok oluyor: hector undead knight olarak geri dönüyor. hammerfall benim de en sevdiğim ilk 3 gruptan biri olsaydı, üzüntüden yemek bile yiyemezdim herhalde. hector gibi maskotluktan yüceliğe terfi etmiş bir sembolün geri dönüşü bundan daha karizmatik ve tüyler ürpertici olamazdı. yazarken bile ürperiyorum. (r)evolution'daki şarkıların genelindeki hava "ölümü yendim, şimdi yeni fetihler ve savaşlar için hazırım" mottosunun merkezinde yer alır. böyle bir sembole maskot diyenleri odin çoktan lanetlemiş olmalı (gene lanet dedim, di' mi? hay sıçayım).
heavy metal keşfetmeye aç z kuşağı'nın "hikayeli, anılı, geçmişli ve anlatacağı bir şeyler olan" şarkılar dinleme isteği olduğunu sanmıyorum. yeni nesil heavy metal için -de- kayıp olan bu neslin azınlıkta kalan ergenleri ve ergenellaları için hammerfall ve tabii ki knight hector, biçilmiş kaftan olabilir. müzikalite, sert riffler, '80'lerin bol tizli ve hızı adrenalin pompalama barı ile birlikte yükleyen gruplarını düşündüğünüzde bile, '90'ların parıldayan yıldızlarından olan hammerfall'un, bu grupların özellikle 2000'lerde ürettiği albümlere yaptığı etkiyi gözünüz kapalı, kulaklarınız açık olarak anlayabilirsiniz.
sen hiç ölme hector; ölürsen de yıllarca toprağın altında kalma, bizi de üzme. eddie , the not man , jack o. lantern , chaly , jesterhead ve hatta roy bile senin yanında birkaç gömlek "karizma yoksunu" duruyor. sen de 10-15 yıl daha bizimle ol be, hammerfall. en azından hector aşkına bizimle ol.