bu ülkedeki milyonlarca insandan biri olarak, malum şahıs hakkında çok şey yazmak istesem de, bir türlü götüm yemiyor yazmaya, durduk yere başıma bela almak istemediğim için içime atıyorum valla. işte bu yaptığım şey tam olarak otosansür.
daha nasıl tanım yapayım ben size. daha ne istiyonuz. zaten yine zam gelmiş, bak tutamayıp koyvericem kendimi ne sansür kalacak ne otosansür.. sonra arayan soranımda olmaz anasını satayım. otosansür on.. tıp...
her zaman doğrudan engel anlamı taşımaz. böyle görürseniz yanılır ve "her zaman kendimi engelleyemem" tadındaki "kendimi durduracak değilim " mantığına kafa göz dalmış olursunuz. aman diyeyim.
otosansür nerelerde işe yarar, ben size anlatayım:
1- öfke kontrolünüz yoksa: her yerde işe yarar. otobüste yanınızda ayakta dinelen, sürekli sallanan, ayağınıza basan, elindeki alışveriş torbasını size sürtüp duran insan evladı sinirinizi bozduğu anda "siktir et b'olm" der, geçer; sonraki agresyon patlamalarına karşı aortunuzu genişletmiş olursunuz.
2- küfür etmeniz size çok şey kaybettirecekse: her yerde işe yarar. toplantıda, işçilere bi' şeyler anlatamadığınızda, olur olmadık peydah olmuş aile toplaşmalarında, saygı duyduğunuz ama aptal saptal konuşmaya başladığını o an anladığınız büyüklerinize ya da sevdiklerinize karşı baya etkilidir. bunu en son, önceki cümlenin sonundaki örnekte uyguladım. karşı taraftan yükselen cehalet ve empatisizlik bulutu aralandı, uzun süreli sessizlikten sonra bir uzun sessizlik daha oldu ve rahatladım.
3- tepki göstermeniz sizi değil, çevrenizi ağır şekilde etkileyecekse: hemen hemen her yerde işe yarar. özellikle komşu kavgalarının buhran haline dönüşmesi için gereken iteklemeyi yapmaya hazırlandığınızda "ya ben evde yokken hatuna bi' şey yaparlarsa?"'yı düşünüp rahatlamaya çalışmak mümkün. bana birkaç kere kaçak elektrik kullandığım iftirasını güle oynaya yapan üst komşumla geçen hafta apartman kapısının önünde karşılaştığımda kendime bu soruyu sordum. muhabbete "nasılsın komşum?" olarak başladığı için gözlerimden çıkan kırmızı ışıkları da yere doğru eğip "kendi işime baktım".
4- eleştirdiğiniz şeyi çepeçevre bilmemenize rağmen, muhatap olarak aldığınız karşınızdaki kişiye kin kusma aşamasına geldiğinizde: her zaman işe yarar. apartmanın hemen önündeki çöpü toplamaya her gün sabahın köründe gelen çöp arabası ve belediye çöpçüleri yıllardır korkunç gürültü yapıyor. kedilerin falan uykudan uyanıp evde kaçıştıkları bir kaos ortam yaratıyorlar tüm mahalleye. 1-2 ay önce sokağın köşesinden gene bu gürültü canavarı çöp arabası gelirken, bir adamın "kardeşim yeter yahu, yeter! her sabah uykumun içine ediyorsunuz. daha sakin olup şu aliminyum çöplerini yavaş fırlatın be!" diye bağırdığını duydum. sonrasında çöpçülerle tartışmaya da başladılar ama herkes bağırıyor, çöp arabası boşa alınmış viteste homurdanarak tartışmayı harlıyor adeta, ortam böyle. tepki gürültüyü engellemediği gibi, uykusunun içine edilenlerin sayısı bu tartışmayla kenar mahallelere de yansımış durumda. ben de birkaç kere bu çöpçülere bağırıp çığırmayı düşünmüştüm. sonuçta bağıran adam (ve bütün mahalle) halâ sabahın köründe homurdanarak gelen çöp arabası ve "aliiii, dünkü maçı izledin mi laaaa?! nası sittik ama siziiii" diye böğüren çöpçülerin sesiyle uyanmaya devam ediyoruz.
otosansür kimi yerde iyidir ve engel amacı taşımaz.