başlık buraya taşınmıştır
-
(bkz: stratocaster) -
fender'in amiral gemisi. telecaster'dan sonra çıkmıştır aslında.
fender stratocaster olarak da geçer.
bazı ünlü kullanıcıları da şu şekilde;
(bkz: jimi hendrix)
(bkz: david gilmour)
(bkz: eric clapton)
(bkz: mark knopfler)
(bkz: nile rodgers)
(bkz: stevie ray vaughan)
(bkz: yavuz çetin) -
leo fender'in kalfalık dönemi eseri. teknolojik bakımdan fender telecaster'ın bir aşama üstü olsa da, bu kesinlikle "telecaster'dan daha iyi" anlamına gelmemektedir. iki gitarın da ayrı ayrı kullanım alanları var. muddy waters'ı ben stratocaster ile düşünemiyorum mesela.*
jimi hendrix elbette stratsız düşünülemez ama benim için bu iki gitarın iki baba ismi vardır:
(bkz: george harrison)
(bkz: eric clapton) -
bunun thinline serisi var. " Fender Eric Johnson Thinline Stratocaster " diye geçiyor. stratocaster ama semi hollow.
(bkz: piyango çıkarsa yapılacaklar) -
amerikan yapımı en ucuz serisi "performer" şiir gibi. yosemite pikaplar, gitar gibi modern-vintage füzyon. sapı modernleştirmişler, tel yüksekliği ve fretleri daha rahat bükülmeye imkan verecek şekilde tasarlamışlar. bunun dışında o canım vintage tasarımdan güzel olan ne varsa korumuşlar.
renklerinin hepsi güzel, korona olmasa dondurma gibi yalarsın o derece.
aynı serinin bin değil bin beşyüz dolar bandından giden üst kolu, sapı tepe perdelerde başparmağın kullanılmasını, gövdeye yaklaştıkça bare basılmasını sağlayacak şekilde yontmuş, her pikapta, her tel için ayrı ayar çekmiş. zeytin renkli geleni harika.
-
eric clapton öldüğünde öksüz kalacak olan gitarlar.
gerçi adam "artık gitar çalamıyorum" falan demişti ama... -
bunların ne kadar seveni varsa bir o kadar da sevmeyeni vardır. ben strat'a bir türlü ısınamadım. hele o neck pickup pozisyonu yok mu... bana gitar çalıyormuşum gibi gelmiyor. bu da ne demekse artık.
bir de hiçbir zaman strat çalarken bir tele, les paul ya da sg çalarken ulaştığım alev alev olma noktasına ulaşamadım. tele'de alırsınız o meşhur bridge pickup'ına, çaldığınız en basit pentatonik ifade bile birden ''smoky blues lick'' oluverir. les paul'da düzeyli bir delay, compression ve bir tık fuzz ile saykodelik tanrı olabilirsiniz. tamam, stratler de böyle post rock tarzı atmosferik müziklerde bir numara. hatta bence strat en güzel sound'una strymon tarzı bir reverb, delay ve dengeli bir chorus efekti ile kavuşuyor. tek sevdiğim strat sound'u bu benim.
ps: aynı zamanda o whammy bar da ne zaman çalsam akort kaçırttı. tele ile akort kaçırmam için gitarı duvara falan fırlatmam gerekiyor.