Sıvı içindeki hidrojen moleküllerinin sayısını gösteren terim.
Mesela 1 milyon (10 üzeri 6) tanecik içinde 1 tane hidrojen varsa bunu 1/1000000 şeklinde oranlıyoruz. Bu sayı 10 üzeri -6 demek (ufak logaritmik matematik hesapları) ve İşte o 6 asitliğin derecesini gösteriyor: falanca suyun ph'si 6 gibi. Bu hesaba göre 1 milyon tanecik içinde 1 hidrojen var dedik. 1000 tanecik içinde 1 hidrojen dediğimizde ise bu, öncekinden daha büyük bir oran oluyor. 10 üzeri -3'ten pH değeri 3 oluyor. Daha kuvvetli bir asitlik sözkonusu. Bu oran 10 üzeri -1, yani 10 tanecikten biri hidrojen, olduğunda ise aşırı kuvvetli bir asitlik var demek. Hidroklorik asit (tuz ruhu) ve dolayısıyla mide asidi ph değeri 1 civarında olan sıvılardandır.
Ph 7'den küçükse asit, büyükse baz olarak tanımlanır. 7 ise nötr zaten. Suyun nötr olduğu örneği verilir hep ama 6,6 civarı sular hafif tatlı gibi, 7,3 civarı olanlarsa işte su bu dedirten cinsten. Bazik su seviyorum demek ki ben.
bu ph denen şey bilim adamlarının bi 10 yıl kadar önce dikkatini çekti. başta kanser kimi hastaların ph değerlerini ölçtüklerinde, hastaların çoğunun ph değerlerinin çoğu normal insana göre daha asidik olduğunu tespit ettiler.
buraya kadar her şey güzel. nedir o? vücudun asidik bir yapıda olması ile hastalıklar arasında bir bağ var. bu bilimsel bir veri, gerçek!
medyanın ve kulağını tersten gösteren sözü geçen kesimlerin sıçtığı nokta ise şuydu:
bir insanın vücudu neden asidik olur, sebebi nedir bunu ortadan kaldıralım diyeceklerine,
vücuttaki asit oranını, yani ph ı nasıl değiştirebiliriz in yollarını aradılar!
her ikisi de doğru yaklaşım gibi görünse de değil! hani şu sınavlarda hocanın "gidiş yolu" üzerinden puan verip vermemesi gibi.
"vücuttaki asit oranını, yani ph ı nasıl değiştirebiliriz" diyenler ph derecesi bilmem kaç olan sular için falan diyerek çözüm buldular, sözde! bir miktar bunu düşürebilir misiniz? evet! sizi bundan kurtarır mı hayır!
araştıran akıllı adamlar şunu gördü: sabah kahvaltıda sosis tavada yumurta yiyen bir ingilizle, domates zeytin peynirle güne başlayan insanın asidik derecesi farklı idi. her gün ete yüklenen bir amerikalının da.
et ve et ürünü ağırlıklı yer de, ki bizde et yiyen en azından bir salata falan yapar yanına, sebze meyve yemezseniz sindirim sisteminiz bunun hepsiyle başa çıkamaz. etin bağırsakda kalma süresi ıspanaktan çok ama çok uzundur mesela. hah işte siz gidip ıkına ıkına sıçana kadar o kadar süre bağırsakta kalan bu şeyler bildiğin vücudu zehirlemeye başlar! zehirlemek derken sizi siyanür gibi dakikasında öldürmediğinden, buna zehir yerine toksit denir. vücudunuzda toksit madde birikmeye başlar. asidikleşir. böbreğiniz bir yandan temizlemeye çalışır karaciğeriniz bir yandan. kan dediğin madde de bu toksit maddeleri vücudun her bir allhın kulu hücresine taşıdığından olay çığrından çıkar.
özet geç piç modu on:
et ürünlerine yüklenmeyin.
yerseniz de yeşilliğinizi sebze meyvenizi eksik etmeyin.
bağırsaklarınıza takviye olsun diye, daha doğrusu oradaki baktarilere, muz, soğan ve yoğurt yiyin.
detoks yapmak için de, şöyle bir ay et ve ürünlerinden uzak durun da vücut kendini bir temizleyebilsin. o bir ay öncesi ve sonrası ph değerinizi ölçtürebilirseniz aradaki farkı görürsünüz.