2003 İsveç doğumlu kocaman yürekli, iklim değişikliği savaşçısı. 20 Ağustos 2018'de, dokuzuncu sınıfa başlayan greta, İsveç'in en sıcak yazı geçirmesi ve orman yangınlarının ardından 9 Eylül 2018’deki İsveç genel seçimlerine kadar okula gitmemeye karar verdi. talepleri, isveç hükümetinin paris anlaşmasına uyup, karbon emisyonlarını azaltmasıydı. ve her gün okula gitmek yerine stokholm’deki parlamentonun önünde iklim değişikliğini protesto etti. genel seçimlerden sonraysa, greve sadece Cuma günleri devam etti.
greta bu eylemle tüm dünyaya adını duyururken, başka okullarda da, “iklim için okul grevi” eylemlerine ilham oldu. 15 mart 2019’da dünya çapında 112 ülkede, 1.4 milyona yakın öğrenci, grev ve protesto çağrısına katıldı.
mart 2019’da da Norveç parlamentosunun üç üyesi, greta’yı Nobel barış ödülü için aday gösterdi. mayıs 2019’da da, daha 16 yaşındayken, time dergisinin kapağında yer aldı. avrupa’nın dört bir yanında, tedx stokholm dâhil, birçok konuşma yaptı. protestosunu Davos’taki dünya ekonomik forumda da sürdürdü. sessiz ama ses getiren protestolarını hâlen sürdürüyor.
iklim değişikliğiyle ilgili bugüne kadar birçok büyük kuruluştan daha fazla ses getirmeyi başaran bu güzel yürekli kızın çok mantıklı bir sözüyle girdiyi noktalayalım.
“iklim değişikliğinin ciddiyetini 12 yaşımda kavradım ama ilk başlarda bunun doğru olamayacağını düşündüm. çünkü doğru olsaydı tüm televizyonlarda bunun gösterilmesi gerekirdi. insanlığın ve yaşadığımız dünyanın yıkımından daha önemli ne olabilir ki?"
birleşmiş milletler iklim zirvesinde yaptığı konuşma şurada. youtu.be/... bunu izledim ve öyle bir soğudum ki küresel ısınma sorunu çözüldü. konuşma değil bu, iyicene çalışılmış bir müsamere. anlatım teatralleştikçe gerçekliğini kaybediyor benim için. how dare you!!!!!
Climate reality project, avaaz, 350.org, global utmaning, dunya bankası gibi sosyal mühendislik devlerinin poster modeli.
Daha ilk göründüğü twitten (sözümona kendi başına okulu asmış da yalnız yola çıkmış, protesto ederken üşümüş) nasıl bir projenin parçası olduğunu çıkartabilirsiniz.
Endüstri toplumuna ve aşırı nüfusa mahkum olan sistem asla mevcut yıkım ve kirliliğin bu gerçek nedenlerine dikkat çekilmesine izin vermez. Rahatsızlığı dönüştürür, "ayşe teyze tüpün altını kıssın"larla vicdan soğutur. Bir de kiz çocuğu imajı yarattılar ki, yıkılır buralar alkışlardan.
15 gençle beraber, dünyayı kirlettikleri ve iklim değişikliği yüzünden çocuklar olarak haklarını ihlal ettiklerini iddia ettikleri 5 ülkeye dava açmaya hazırlanan genç aktivist. o ülkeler Arjantin, brezilya, fransa, almanya ve türkiye.
yapmaya çalıştıkları şeye ses getirmesi açısından dikkat çekici bir hamle ama insan “e hani Amerika? hani çin ya da rusya”? diye merak etmiyor değil. amerika’da konuşma yaparken, dava açmak olmazdı herhâlde. bilemedim. garip açıkçası.
hazır konusu açılmışken, en çok karbondioksit emisyonu olan 20 ülkeye bir göz atalım. sırayla: Çin, Amerika, Avrupa birliği, Hindistan, rusya, Japonya, almanya, güney kore, iran, suudi Arabistan, kanada, Endonezya, Meksika, brezilya, güney afrika, türkiye, Avustralya, İngiltere, italya, san marino ve vatikan. (hem Avrupa birliği demek, hem de italya, almanya vs diye ayırmak da ilginç olmuş)
Geleceği ve rüyaları çalınmış İsveçli kız. Annesi şarkıcı, babası aktör, dedesi sinema yapımcısıdır. Nerden baksan iğrenç bir samimiyetsizlik, iğrenç bir yapmacıklık. Kendisi Vietnamlı işçi bir çocuk olsa veya güney Afrikalı sömürü ülkesi çocuğu olsa anlarım da senin ben derdini seveyim İsveçli. Bir de dünya karbon salınımında nerdeyse %1 payı olan Türkiye'yi şikayet etmiş. Amerika, Rusya ve Çin'in %70lik katkısı olup Paris anlaşmasına dahil olmayan ülkelere açıktan laf söylememiştir.
bizden nice solcunun bile, artık laf bile üretmeyip ancak iş üretenlere bok attığını görünce bu maymunlar cehennemi benim için daha da yaşanmaz ve katlanılmaz bir gezegen haline gelmekte. bizim çok bilmiş solcuların atalet zehiri taşıyan oklarından nasiplenen gencecik güzel insandır.
epeydir takip ettiğim bir hanım kızımız. uluslar arası basın tarafından şişirilen bir balon asla değil. yarattığı kamuoyu gücü karşısında uluslararası basının kayıtsız kalamadığı genç bir arkadaş. tabii ki tahakküm altına almaya çalışmaktalar. fakat greta şu an gerçekten değişik bir yol ve yöntem izlemekte. büyüdükçe daha da gelişecek mücadelesi.
gerçi son zamanlarda mücadelesini bir insta story mi diyorlar ne diyorlar o şekle sokmaya çalışanlar var. söyleyin yapmasınlar.
efendim, bu kızımız her fırsatta bir şeyleri lehine çevirmeye pek bir meraklı. güya halk içinde, halktan biri görünümü veriyor ama geçenlerde bir tren yolculuğu esnasında "ne tür sıkıntılara katlanıyorum, yaaaa; baksanızaaa!" gibisinden twitter'den bir şeyler paylaşmış ve bunun üzerine isminin lekelendiğini ima eden demiryolu şirketi sevgili kızımızın birinci sınıf bilet aldığını ve bir süre sonra da orada seyahat ettiğini ifşa etmişti.
bu medya maymunu karbon ayakizini azaltmak için avrupa'dan amerika'ya uçakla değil tekneyle gitmişti. teknenin tayfaları, limana ulaşmak için uçak yolculuğu yaptılar. tek başına uçsa daha az benzin yakacaktı.
insanlar keyfinden yat yerine beş karış bacak mesafesiyle istiflenmiş halde uçak yolculuğu yapıyor zaten. iyi oldu bunları şamar gibi dünyanın suratına çarpması.
şu an öyle bir overrated gidiyor ki herşey, dergiler falan azize veya meryem ana imajlarıyla dolu hatunun. yani gidişat bu yönde. hele de 2020 mayısında papa milleti bir toplayıp bu konuyu konuşacak dünya ölçekli siz bir de o zaman görün hatunu.
mahallede bir yerlerde dört katlı bir apartmanın sağır duvarına boydan boya resmini boyamışlardı bu kızın. pek hoşuma gitmedi koca duvardan bana bakması. sonra geçen gün geçerken gözüme takıldı. tam yüzünü örtecek kadar bir bez afiş üstünde de eren bülbül'ün resmi var. iyi ki varsın eren yazıyor altında. tamam kız gıcık ama eren ne alaka. saçmalıkta sınır tanımamakta kimse bizimle yarışamaz.
"sözde" aktivist hümanist ultra çevreci görünümlü, "birilerinin" yapmak istediklerini bir çocuğa yaptırmak amacıyla kullandığı çocuk.
hayatım boyunca oldum olası sözde "aktivist, hümanist, çevreci, hayvanseverler derneği üyesi..." gibi tiplerden nefret etmişimdir. hiç samimi gelmiyorlar. hep boş konuşurlar, icraat için iki gösteriş yaparlar insanları kendilerine inandırmaya çalışırlar. amaçları hiçbir zaman gerçekten insan haklarını savunmak değildir. gerçekten doğayı, hayvanları korumak da değildir. gerçekten çok iyi manipülasyon yaparlar. hayatım boyunca da bu insanlardan kaçmışımdır, her zaman da kaçmaya devam edeceğim.
şimdi de bu ultra çevreci çocuk, biden'a oy verilmesi gerektiği ile ilgili tweet atmış. hani hiç politikaya bulaşmazdı çevreci aktivist hümanist tayfa? joe biden kelimenin tam anlamıyla dünyayı karıştıracak bir adam. eğer seçilirse işte o zaman gerçekten ortadoğu'da kartlar yeniden dağıtılacak. emperyalist tanımının karşılığı tam olarak "joe biden", trump'ın da dediği gibi sleepy joe*. greta thunberg'in de onların piyonlarından biri olduğunu düşünüyorum. umarım zaten kötü giden coğrafyamızda her şey daha da kötü olmaz.
bir eylemsellik için götünü kaldırmaktan aciz solcularımızın eleştirerek rahatladığı güzel genç kadın. kafamı tavana vurduracak hakaretler edilmiş kendisine. ama işte sözlük yengesi falan eleştirilmediği için bu hakaret ve nefret suçlarına karşı müddüriyet bir işlem yapmayacaktır.
gerçekten dünyayı kirletenlerin kendilerine buldukları muhteşem bir maske. buldular böyle bir medya yüzü, oraya buraya saldırtıyorlar. gerçekten çevre kirliliği neyden kaynaklanıyor bunu konuşan yok. bir ara formula 1 araçlarının karbon salınımı çok yüksek, dünyamızı onlar mahvediyor diyenler vardı. greenpeace denen dümbük oluşum falan baya eylem yaptı.
bu hanımefendi de bir şeylerden şikayetçi ama neyden şikayet etmesi gerektiği konusunda bir fikri yok. dünyanın en en en iyi yaşam koşullarına sahip bir kaç yerden birisinde yaşayıp "gençliğimi çaldınız" demek zaten abes. kaldı ki övüle övüle bitirilemeyen konuşması, çoğu çevreci örgütün 50 yıldır yapılan herhangi bir basın açıklamasından farkı da yoktu. tek bir özelliği var, o da birleşmiş milletler konferansı'nda konuşması. bir de ağladı mı orada! gelsin pohpohlamalar...
gidip bir de samimiyetsiz bir hareketle 5 ülkeyi dava edeceğini açıklamıştı zamanında. e hani diğerleri ablacım? çevreyi kirleten asıl şirketler nerede?
peki ya çevreyi sadece petrol kirletiyor gibi konuşması? standart "aktivist" konuşmaları. gerçekten hiçbir nitelik yok. suların kirletilmesinden bahsetmiyor. zirai gübre ve ilaçlamadan, fabrikalardan bahsetmiyor, kar hırsıyla siyasetçileri satın alan şirketlerden bahsetmiyor. çevreyi kirleten şeyleri gerçekte bilmiyor bile. çözüm bile sunmuyor. bir de heyşeye rağmen övülüyor. gerçekten bu övgü niye anlamadım gitti.
bir de eyleme geçiyormuş diye övülüyor. gezi parkı olayları'ında bunun yaşında nice çocuk dayaklar yedi, can verdi burada. bu ülkenin gençlerini şiddet görmeyi, hapse atılmayı, ölmeyi göze alıp bu eylemleri yapmışsa gidipte bu kızı eyleme geçiyor diye övüp, türk gencine eyleme geçmiyor diye hakaret etmenin tarifini yapamayacağım. terbiyem elvermiyor, elim ayağım titriyor...
not: tam kategori işaretliyordum, gördüm ki "aktivist"miş. zaten birisinin tanımı aktivist ise ondan kesin uzak durun. daha nitelikli fikre sahip olanına rastlamadım.