şiştiği iddia edilen organ. aslında şişmiyor, büyüklüğünde bir değişiklik olmuyor. bunun neden olduğunu anlatmadan önce dalağın vücuttaki görevlerine bakalım... Kanı filtreleme, yeni kan hücreleri oluşturma, trombositleri depolamak.
efor sarf edildiği zaman, mesela spor yaparken, vücudun oksijen ihtiyacı artar. oksijeni vücuttaki hücrelere kan hücreleri taşır. peki o kan hücrelerini kim yapar? evet, dalak. dolayısıyla vücudun artan oksijen ihtiyacını karşılamak için dalak çılgınca kan hücresi üretimine girer. ama bu kadar tempoya hazırlıksız yakalandığı için isyan etmeye başlar. hissettiğiniz ağrı budur işte. ama halk arasında dalağım şişti denir. aslında dalağın gerçekten şişmesi çok daha büyük ve ciddi bir sorundur.
spor yaparken veya efor sarf ederken “dalağınız şişerse” biraz yavaşlayın, burundan nefes alıp, ağızdan verin.
insan vücudunun işleyişinde önemli bir yeri olan bu organın isminin kullandığı bir deyim var. dalak gibi olmak. nereden nasıl üredi türedi bilmiyorum. ama bu organla ilgisi yok gibi görünüyor.
yıkanmaktan rengi dönmüş ya da boyasını salan bir şeylerle birlikte yıkanıp kendi rengini kaybetmiş, rengi bozarmış şeyler için kullanılan bir tabirdir. ben istanbul'da duydum. başka yerlerde de böyle bir kullanım var mı bilmiyorum. dalak değil, dolak sözcüğünün dilde dönüşmüş bir hali de olabilir.